AKÅžAM
Arka Plan... Washington'da yaÄŸmurlu bir sabah. KoÅŸa koÅŸa randevuma yetiÅŸmeye çalışıyorum. Tam vaktinde New York Times'ın binasından içeri giriyorum. Heyecanlıyım. Yıllardır büyük bir merakla takip ettiÄŸim, dünyaca ünlü bir gazeteci ile randevum var: Thomas Friedman ile. Friedman küreselleÅŸmenin en büyük savunucularından. Dünyanın küreselleÅŸme sayesinde 'düz' olduÄŸunu ve bunun olumlu etkilerini yazıyor kitaplarında ve makalelerinde. Dünyanın çeÅŸitli noktalarında bu konuda konferanslar veriyor. Bu nedenle onunla ekonomik krizin göbeÄŸinde konuÅŸmak önemli.
Friedman benden iki dakika sonra elinde kahvesi ve kahvaltısıyla içeri giriyor, müthiÅŸ bir pozitif enerjiyle baÅŸlıyor küreselleÅŸmenin akıbetini anlatmaya...
Ekonomik kriz dünyayı birbirine yaklastıracak
Thomas Friedman'a göre dünya o kadar 'düzmüÅŸ' ki ekonomik krizi görünce tüm devletler uluslararası iliÅŸkilere çok daha fazla önem veriyor: Putin bugün Gürcistan krizini çıkarabilir mi? Petrolün varili 50-60 dolarken böyle rahat davranabilir mi? Kriz çıktığından beri yalnızca Mumbai ve Gazze saldırıları gerçekleÅŸti
KüreselleÅŸme denince akla ilk gelen isimlerden birisiniz. Ekonomik kriz küreselleÅŸme trendini tersine çevirdi mi sizce?
Böyle bir tespit yapmak için henüz çok erken. Hep ÅŸunu söylüyorum: Ben küreselleÅŸmenin analizcisiyim. Yani resme bakıyorum ve olanı yorumluyorum. Bakın, 20 yıl önce benimle ilgisi olmayan insanlar küreselleÅŸme nedeniyle artık benim hayatıma dokunabiliyorlar. Tespitim bu kadar. KüreselleÅŸmenin tersine döndüÄŸü yönünde bir tespit yapamam, çünkü henüz öyle bir ÅŸey yok.
Åžu an gördüÄŸünüz resimde hiç mi deÄŸiÅŸiklik yok?
Var. Ben diyordum ki dünya düzdür ve öyle birbiriyle baÄŸlantılı hale gelmiÅŸtir ki artık daha çok insan birbiriyle rekabet edebiliyor. Daha fazla eÅŸit güç var sahnede. Ama yanılmışım.
Neden?
Çünkü dünya çok daha düzmüÅŸ! Ekonomik kriz istikrarsızlığı tahminlerimin ötesinde hızlı bir ÅŸekilde her yere iletti. DüÅŸündüÄŸümden çok daha fazla birbirimizle baÄŸlantılıymışız.
Bu küreselleÅŸmenin tersine döndüÄŸünü söylemiyor. Aksine onun ne
kadar yaygın olduğunu kanıtlıyor, değil mi?
Åžu an için baktığımızda evet. Dünya öyle düz ki toplumlar içgüdüsel olarak kendilerini bu düzlükten korumaya çalışıyorlar kriz ortamında. Bu nedenle Avrupa da, ABD de, Türkiye de kendine birtakım bariyerler koyuyor. Burada benim argumanım ÅŸu: Dünyayı düzleÅŸtiren, geliÅŸen teknoloji. Ve bu teknoloji geri gitmeyecek. İnternetimiz, cep telefonumuz geliÅŸmeye devam edecek. Belleklerimiz de öyle. Kimse küreselleÅŸme sayesinde Türkiye'de son 20 yılda kaç kiÅŸinin fakirlikten kurtulduÄŸunu unutmayacak.
Kriz derinleşse de trend devam mı edecek?
KüreselleÅŸmenin tersine çevrilmesi yönünde birtakım baskılar göreceÄŸiz ancak insanlar aptal deÄŸil. Büyük buhranı unutmadılar. 1929 krizini o kadar büyüten korumacılık mantığıydı. Aynı hatayı neden tekrar edelim? Herkes kendi malını alma yoluna giderse hepimiz fakirleÅŸiriz.
Özellikle Avrupa'da korumacı politikalar ivme kazanmıyor mu?
Öyle, bu güdü kısa vadede mantıklı. Ancak uzun vadede teknolojik geliÅŸmeyi yavaÅŸlatır. Hatta durdurabilir. O nedenle bence korumacı mantık (protectionism) bir yerden sonra duracaktır. Biz küreselleÅŸmeyi geri çevirip, korumacı dönemlere mi döneceÄŸiz? Hiç sanmam. Ekonomik entegrasyon öyle güçlü ki böyle bir ÅŸey olmaz.
1929 buhranından bahsettiniz. O buhranın ardından II. Dünya Savaşı çıkmıştı. Bu krizin ardından neler olur?
Bu krizden ÅŸimdiye kadar ne kadar küçük ölçekli politik istikrarsızlık çıktığını görmek ilginç. Çin 'Bu benim ÅŸansım' demiyor, Tahran 'İntikam alacağım' diye beyanat vermiyor, Türkiye 'Yunanistan'dan öcümü alacağım' iddiasında deÄŸil. Tam tersine. Dünya 'Bu durum çok hassas, biz daha çok hassaslaÅŸtırmayalım' havasında.
Yani kriz dünyayı birbirine mi yakınlaÅŸtırıyor?
Kesinlikle, ÅŸu an itibarıyla gördüÄŸüm bu. Mesela sizce Putin bugün Gürcistan krizini çıkarır mıydı? Petrolün varili 50-60 dolarken böyle rahat davranabilir miydi? Yapamazdı. Dikkat edin, kriz çıktığından beri yalnızca iki jeopolitik geliÅŸme oldu: Mumbai saldırısı ve Gazze.
Bu ne demek?
Küçük çaplı ve yerel geliÅŸmeler oldu. O olayları da küçük aktörler kaşıdı. Devletler muhafazakar bir tavır içindeler.
Dünyada çatışma çıkma riski yok diyorsunuz, öyle mi?
Åžimdilik böyle bir ÅŸey olmadı ve eÄŸri deÄŸiÅŸmezse olmaz, diyorum. Ekonomik aÅŸağı gidiÅŸin ne kadar ciddi olduÄŸuna bakıyorum. Onun yanında politik dalgalanma çok az.
Kriz Washington'ın dünya siyasetini nasıl etkiler?
Ekonomi tamamen dibe çökerse durum deÄŸiÅŸebilir ama ufukta bir ABD-Çin savaşı vs. görmüyorum.
ABD'nin kalbi durdu
Geçenlerde 'Pearl Harbor'dan çıkmış gibiyiz ama hala aynı politikalarla devam ediyoruz' diye yazdınız. Obama yönetimi nasıl hareket etmeli?
Bankalar sistemin kalbi. Endüstri damarlarına kanı bankalar pompalıyor. Bizim kalbimiz çalışmıyor. O zaman sistem devam etmez. KastettiÄŸim buydu. Ancak daha sonra Geithner Planı açıklandı. 'Bankalar nasıl düzelir' sorusuna cevap arandı. Bu sorunun cevabı bulununca diÄŸerleri kendiliÄŸinden düzelir.
Bunun için çözüm önerileriniz neler?
İsveç'in yaptığı gibi, en kötü bankaları alıp devletleÅŸtirirsin ya da Geithner Planı'nda olduÄŸu gibi özel sektörü kaldırırsın. Ben ikincisini destekliyorum. Bu, piyasa odaklı bir çözüm. Yoksa bankaları hangi para ile devletleÅŸtireceksin?
Avrupa'da eÄŸilim aksi yönde. Denge nasıl saÄŸlanacak?
G-20 zirvesi bu dengeyi bulmak için yapılıyor. Korumacılık artsa da biz ABD olarak buna karşı durup krizde büyüyebilirsek dünyada büyük etki yaratırız. Tüm umudum bu yönde.
Türkiye krizden kaçamaz ama içine dönerek kurtulabilir
Gelelim kriz ve Türkiye'ye... Türkiye geliÅŸmekte olan bir pazar. Nasıl
etkilenecek krizden?
KüreselleÅŸmeden en fazla geliÅŸmekte olan pazarlar faydalandı. Türkiye Avrupa ve OrtadoÄŸu'ya ihracatlarıyla gelirini çok artırdı.
Åžu an olanlar Türkiye için de iyi deÄŸil. Öncelikle bankaların durumuna bakmak lazım. Ama unutmayın ki sizdeki dengeler bize baÄŸlı. Biz batarsak size de hiç iyi ÅŸeyler olmaz.
Mümkün olduÄŸu kadar az zararla çıkması için Türkiye'ye ne önerirsiniz?
Öncelikle ÅŸunu kabul edin: Bu krizden kaçamazsınız. O yüzden bizim yaptığımızın küçük bir örneÄŸini yapabilirsiniz. Talebin düÅŸmemesini saÄŸlayın, vergi teÅŸviki uygulayın ve kemer sıkın. İnnovasyon ve giriÅŸimciliÄŸi cesaretlendirin. İçinize dönün ve güçlü yönlerinizi keÅŸfedin.
Üç Pulitzer'li gazeteci-yazar
1953 Minnesota doÄŸumlu Thomas Friedman 1981'de New York Times'ta çalışmaya baÅŸladı. Uzun yıllar OrtadoÄŸu'da görev yaptı. SoÄŸuk savaÅŸ, ABD politikaları, terör ve global ekonomi üzerine yoÄŸunlaÅŸtı. 1983, 1988 ve 2002'de haber ve yorumlarıyla Pulitzer ödülü kazandı. BeÅŸ kitabı var. Halen New York Times'ta haftada iki gün köÅŸe yazıyor ve küreselleÅŸme ile ısınma konularında konuÅŸmalar yapıyor.
BİTTİ