AKÅžAM

30 yıllık kargaşanın temelleri atıldı

Türkiye, Irak'taki Åžii, Sünni, Kürt, Arap, Türkmen, Asuri ve  diÄŸer gruplarla yakın iliÅŸkiler kurdu. ABD'nin çekilmesinden sonra, Türkiye karşısında kargaÅŸa içinde bir ülke bulacak

HÜSNÜ MAHALLİ- YENİ BİR IRAK'A DOÄžRU 3

1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden sonra Türkiye, Irak'taki tüm taraflarla iliÅŸki kurmaya baÅŸladı. 6 yıl aradan sonra bu yöntemin ne denli doÄŸru ve önemli olduÄŸu anlaşılmaktadır.
Türkiye bugün Åžii, Sünni, Kürt, Arap, Türkmen, Asuri ve diÄŸer tüm gruplarla çok yakın bir iliÅŸki içinde. Bu grupların tüm lider ve yöneticileri Türkiye'ye davet edilmiÅŸ,  Sünnilerin siyasal sürece katılmaları için de Ankara yoÄŸun ve baÅŸarılı bir çaba harcamıştı. Bu çaba ile arabuluculuÄŸun sonucu olarak Sünniler, Ocak 2006'da yapılan seçimlere katılarak hükümete ortak oldu.
PKK'dan dolayı KDP ve KYB ile iniÅŸli-çıkışlı bir iliÅŸkiyi sürdüren Ankara son dönemde bu iliÅŸkide de istikrarlı bir zemini yakaladı.
Belki de bu nedenle bugün Kuzey Irak'ta iÅŸ yapan Türk ÅŸirketlerinin sayısı 300'ü buldu.
Kuzey Irak'a ve merkezi hükümet kurumlarına mal satan firmalar da aynı sayıda. Türkiye ve Türk firmalar bu iÅŸten milyarlarca dolar kazanıyor.
Peki siyasal ve ekonomik alanda önemli bir iliÅŸki düzeyini yakalayan Türkiye, Amerikan askerlerinin çekilmesi durumunda acaba nasıl bir Irak bulacak karşısında?


Şİİ, SÜNNİ VE KÜRTLER ÇEKİŞİYOR
Hiç kimse 3-5 yıllık bir süre içinde Irak'ta her ÅŸeyin normalleÅŸebileceÄŸini beklemiyor. Ülke yönetiminde bulunan tüm taraflar arasında birçok sorun devam ediyor. Sünniler, Amerikalı yönetici Paul Bremer'in kaleme aldığı anayasanın deÄŸiÅŸtirilmesini istiyor.
Åžiiler ile Kürtler petrol yasası ve federal bölgelerin yetkileri konusunda tartışıp duruyor.
Kerkük ve peÅŸmerge birliklerinin merkeze baÄŸlanması konuları ise kolay çözülecek gibi gözükmüyor. Tüm bu karmaşık iliÅŸki ve sorunların yanı sıra Irak'ın baÅŸka ciddi ve önemli sıkıntıları bulunmaktadır.
Yaklaşık olarak üç hafta süren bombardıman sonucu ülkenin neredeyse her yeri yıkılmış durumda. Ülkede altyapı diye bir ÅŸeyden söz etmek mümkün deÄŸil. 6 yıl geçmesine raÄŸmen hala elektrik ve su sorunu çözülmedi. Bu alanlara yapılan yatırımlar, yolsuzluk ve terör nedeniyle hep aksıyor. Ülkenin petrol üretimi ve ihracatı benzer nedenlerden dolayı olması gereken düzeye ulaÅŸamıyor.
Peki insani durum ne acaba?
Amerikan bombardımanı, Amerikan askerleri ile yaÅŸanan çatışmalar, Amerikan askerlerinin rastgele ateÅŸ etmesi ve iÅŸgal sonrası yaÅŸanan Åžii-Sünni çatışmalarda ÅŸimdiye kadar en az bir milyon kiÅŸinin öldüÄŸü, bir o kadarının sakat kaldığı ve iki milyonunun da yaralandığı hesaplanıyor.


1 MİLYON KADIN DUL KALDI
İşgal sırasında kullanılan türlü türlü bombalardan dolayı kanser ve benzeri hastalıklarda patlama yaÅŸanıyor. Ölen bir milyonu aÅŸkın Iraklı'dan geriye kalan bir milyona yakın dul kadından söz ediliyor.
Irak-İran savaşı, Kuveyt iÅŸgali ile sonrasındaki savaÅŸ ve Kürtlere karşı Saddam'ın savaşı sonucu ölen insanlardan geriye kalan dulları da bu sayıya katarsak ülkede yaklaşık 2 milyon 350 bin dulun olduÄŸu hesaplanmaktadır. Bu dul kadınların bakmak zorunda olduÄŸu çocuk sayısı ise yaklaşık olarak 4 milyon civarında.
25 milyon nüfusu olan Irak'ta bunca dul kadının olması beraberinde çok ciddi ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunları da getiriyor.
İşsizlik oranının yaklaşık % 45 olduÄŸu Irak'ta dul kadının hiçbir ÅŸekilde yaÅŸama ÅŸansının olmayacağı ortadadır. Açlıktan ölmeyi göze almayan dullar için iki seçenek var: Ya fahiÅŸelik yapacak ya da Åžii bir gelenek olan mutaa evliliÄŸe evet diyecek. Bu uygulamadan dolayı bazı bölgelerde bir Iraklı erkeÄŸin haftalık ya da aylık olarak nikah kıydığı kadın sayısı bazen 7-8'e ulaşıyor.
Böylesi karmaşık, garip, inanılması güç bir durumu yaÅŸayan Iraklı kadın ve erkeklerin %15'i çok ciddi psikolojik sorunlarla boÄŸuÅŸuyor.
Yine SaÄŸlık Bakanlığı'nın raporlarına göre savaÅŸ travması yaÅŸayan çocukların %65'i anormal davranışlar sergiliyor. Okullarda ve gençler arasında Afganistan kökenli afyon ve benzeri uyuÅŸturucu kullanımı ise çok hızlı ve tehlikeli ÅŸekilde artıyor. Irak üzerinden uyuÅŸturucu tüm Körfez ülkelerine yayılmaktadır. ABD askerleri ile iÅŸbirliÄŸi yaparak ya da Åžii-Sünni çatışmalarına katılarak öldürmeyi meslek edinen binlerce Iraklı, iÅŸgalin son bulmasından  sonra iÅŸsiz kalma psikolojisinin ağırlığını ÅŸimdiden yaÅŸamaya baÅŸladı.
Sünni-Åžii çatışmalardan dolayı evini, köyünü ve kentini terk etmek zorunda kalanların sayısı iki milyonu bulmuÅŸ durumda.
Suriye, İran, Ürdün ve diÄŸer komÅŸu ülkelere kaçmak zorunda bırakılan Iraklı sayısı ise yaklaşık 3 milyon.
Kaçmak istemeyen ve tüm zor koÅŸullara karşın ülkesine hizmet etmek isteyen bilim adamı, doktor, üniversite hocalarından 3 bini öldürüldü.
İşgal sırasında ve sonraki çatışmalarda teröristlere saklanma yeri olması bahanesiyle en an 5 milyon hurma aÄŸacı yakıldı.
İşte özgürlük, demokrasi, insan hakları ve benzeri söylemlerle iÅŸgal edilen Irak artık bu durumda...
Böyle bir Irak'ta Türkiye'nin tek başına ya da Suriye, İran ve bölgenin diÄŸer ülkeleri ile birlikte ortaya koyacağı ve baÅŸaracağı herhangi bir proje, yalnız bu ülke için deÄŸil, tüm bölgenin geleceÄŸi açısından çok önemli ve yaÅŸamsaldır.
Çünkü siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel, insani, psikolojik tüm veri ve deÄŸerleri anlamsızlaÅŸan bir Irak, yalnız kendi sınırları içinde yaÅŸayan insanlar için deÄŸil, tüm coÄŸrafya için çok ama çok tehlikeli olacaktır.
ÖrneÄŸin yukarıda iÅŸaret edilen dul kadınların bir bölümü yalnız Irak'ta deÄŸil, baÅŸta Suriye, Ürdün ve Körfez ülkelerinde fahiÅŸelik yapmak zorunda kalmaktadır.
Bu ise sözü edilen ülkelerin toplumsal kültürü, sosyal dokusu ve insani deÄŸerlerini, orada yaÅŸamakta olan insanların vicdanını zorlamaktadır.
Bu ve Irak'ın genel olarak durumu ise Amerika'ya olan nefreti katlayarak artırmakta,  insanları radikalleÅŸmeye itmektedir.


RADİKAL İSLåMİ ABD YARATTI
Teröre yani radikal İslam'a karşı savaÅŸ çerçevesinde Irak'ı iÅŸgal eden ABD, radikallerin Irak'ı kontrol etmesine yeÅŸil ışık yakmak durumundaydı.
Bugün Irak'ın Åžii, Sünni ve bazen de Kürt bölgelerinde dinsel söylemli siyasi gruplar ve cemaatler hızla güçleniyor, ülke genel olarak din ağırlıklı söylemlerle yönetiliyor. Böylesi bir durum doÄŸal olarak bir yandan Åžii İran'ın öbür yandan da Sünni Kaide ve Kaide benzeri grupların iÅŸine yarıyor.
Yani Irak'ta önümüzdeki 20-30 yılda hep bu tartışmalar olacak, bunlar da doÄŸal olarak bölgeye yansıyacaktır.
11 Eylül saldırısını bahane ederek İslam'a savaÅŸ ilan eden ABD, anlaşılan baÅŸka türlü bir İslam ile karşı karşıya gelebileceÄŸini hesaplayamıyordu.
Belki de ABD bunu bilerek yapıyordu.
Tıpkı komünizme karşı radikal İslam'ı yaratıp desteklediÄŸi gibi...
Çünkü komünizm çöktüÄŸünde ABD'nin yarattığı radikal İslamcı grup ve güçler bu kez İslam düÅŸmanı Yahudi İsrail'e destek veren ABD'ye karşı savaÅŸ açacaktı.
Tıpkı Kaide'nin yaptığı gibi!

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3