AKŞAM GAZETESİ | TEKNOLOJI | 12 NİSAN 2009, PAZAR
Dünya küresel krizle boğuşmaya devam ediyor. ABD'den başlayıp Avrupa'ya, oradan da tüm dünyaya yayılan, dolayısıyla ülkemizi de etkileyen krizin etkileri, 2009'un kolay bir yıl olmayacağını gösteriyor.
Tüm olumsuzluklara rağmen, dinamik ve büyüme potansiyeli yüksek bir ülke olan Türkiye'nin bu krizi hafif atlatabilmesi mümkün. Bu aşamada iletişim çözümleri teknolojisi, verimliliği artıran ve buna rağmen maliyetleri azaltan doğası nedeniyle krizin aşılmasında ve fırsata çevrilmesinde önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor.
Dünyada bugüne kadar yaşanan örnekler gösteriyor ki; çabuk hareket edebilen, bilgiyi erken edinip hızlı karar verebilen, rekabeti anlık olarak takip eden şirketler, kriz dönemlerinden başarıyla çıkıyor.
İş hayatının ve ekonominin yeni hayat damarlarını artık mobil ve sabit iletişim teknolojileri oluşturuyor. Kurumsal performans, telekomünikasyondaki gelişmelerden bağımsız düşünülemiyor. Rekabet gücü dediğiniz zaman, telekomünikasyondaki yeniliklerin getirdiği verimlilik artışını mutlaka dikkate almak gerekiyor. Son yıllarda cihaz, erişim, servis ve içerik gibi alanlarda yaşanan hızlı teknolojik değişim ve gelişim, müşteri ihtiyaçlarına çözüm sunmamızı kolaylaştırıyor.
Bu gelişimin önemli bir parçası olan ve iş dünyasına hız ve verimlilik sağlayan 'Genişbant Teknolojisi' ile sunulan kurumsal çözümler, sosyal ve ticari hayata önemli katkılar sağlıyor. Sabit telekomünikasyon hizmetinde fiber optik kablo altyapısının, mobilde ise 3. Neslin getirmiş olduğu hızla birlikte video konferans, görüntülü çağrı merkezi gibi çözümler de verimliliği artırıcı servisler olarak iş hayatına yepyeni olanaklar sunuyor, kurumların iş süreçlerinde etkinliği artırmalarını ve maliyetlerini düşürmelerini sağlıyor.
Genişbant internet erişimiyle her türlü bilgiye, veriye çok daha hızlı ulaşabiliyor olmak, kurumlara ve bireylere yeni bir yaşam tarzı ve iş yapış modeli de öneriyor. Hızlı ve kaliteli veri aktarımı sayesinde kurumsal şirketler mevcut kaynaklarını daha etkin kullanırken, müşteri memnuniyetini artırarak tercih edilme avantajını da yakalıyor.
Şirketlerin iş hayatlarını kolaylaştırmak ve iş süreçlerinde etkinliklerini artırmak açısından, teknoloji ve telekomünikasyon şirketlerine kriz dönemlerinde önemli işler düşüyor. Bu dönemlerde kurumların ve bireylerin ihtiyaçlarını öngörebilen, doğru anlayarak bu ihtiyaçlara uygun çözümler sunabilen şirketler hem müşterisini yaşatacak hem de kendisi ayakta kalabilecek.
Dolayısıyla; dünyada yaşanan bu ekonomik kriz ortamında, uluslararası alanda Türkiye'yi öne çıkaracak teknolojilere yatırım yaparak farklılaşmaya devam etmeliyiz.
Murat Erkan