AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-04-13
Bu maçın galibi olamazdı. Maçtan önce Akşam Gazetesi'nin spor ekinde fikirlerimizi yazdık. Ben takımlar derbiyi oynayacak formda değil dedim. Fenerbahçe puan cetvelinin neresinde bir bakın. Peki küme düşmeye aday Kocaeli'nden 5 gol yiyen takım Galatasaray değil mi? Bu takım nasıl toparlanacak da derbi oynayacak. Ayrıca bir de her iki takımın son maçlarına bakın. Galatasaray Gaziantep'i 1-0, Fenerbançe ise Eskişehir'i 2-1 zar zor yendiler. Hatta sevgili kardeşim Alaattin Metin ilk defa Fenerbahçe çok kötü oynayarak maç kazandı diye yazdı. Derbi işte böyle bir havada Başladı ama derbi maçından ziyade bir kör dövüşü vardı sahada. Futbol oynayan sadece kaleci Volkan. Onu yürekten kutlamak isterim.
Galatasaray'da defansta Mehmet Topal'ın sakatlığının geçmesi Galatasaray'a maç içinde büyük avantaj sağladı. Yanında oynayan Emre zaten her şeyini vererek, bütün fedakarlığıyla oynuyor. Dün de öyleydi. Sabri nedense her dakika sinir içindeydi. Sabri sen oyununa baksana! Oyunun ikinci yarısında Lincoln maça girdi. Ama hiç bir şey yapamadı. Zaten girmesi de yanlıştı. Lincoln'ün Sarı-Kırmızı formaya yaptığı bu kaçıncı ihanet. Canı istiyor Brezilya'ya gidiyor, canı istemiyor deplasmana gitmiyor. İşte Lincoln'un Galatasaray'a yaptığı hizmet bu.
Arda sönüktü dün gece. Bizim hangi kanada giderse gitsin karşısındakini yok eden Arda'mız gibi değildi. Bir ağırlık vardı üstünde. Maç sonunda da arkadaşlarıyla birlikte o da kırmızı kart gördü. Sarı-Kırmızılı takım Fenerbahçe'yi böyle eksik ve Ali Sami Yen'de yakalayınca açık söyleyeyim Galatasaray'ın kazanma şansı var demiştim. Ama orda yanılmışım. Esasında maçın gerçek sonucu 0-0'dı ve bu sonuç zaten her iki takımın ligdeki performansına da eşitti. Fenerbahçe Galatasaray'ın hiç bir lig maçında bu kadar az puanla kaldığını gördünüz mü? Bu iki takım nasıl derbi oynar. Dün akşamki maç da zaten derbi değildi, belki futbol maçı da değildi. Zira sonuç boks maçıyla bitti.