AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-04-13

kategori2

Emre tek başına kafa tuttu

Fenerbahçe'nin Ali Sami Yen'de düşündüğü, sonuca gidecek, istekli futbolunu oynayamamasının tek nedeni Deivid'dir.
Aragones, 'Emre, Deivid, Selçuk üçgeni' ile 'Tek top ayağa kısa paslarla' rakibinin üzerine gitmeyi düşünüyordu.
Hücum özelliği olan, rakip kaleye dikine gidebilen, pozisyon üretmesinin dışında isabetli şut da atabilen Deivid'in; Alex'in yerine 'gizli ateşleyici' olabileceğini umuyordu.
Hiçbirisini yapamadı.
Ayağına gelen her topu ezdi. Kaptırdığı toplarla Galatasaray'a kontratak şansı verdi.
Hücuma çıkamadı. Defansa yardım edemedi. Hava toplarına çıkarken, koşarken bile isteksizdi.
Deivid'in kötü futboluna Uğur Boral da ayak uydurunca; Fenerbahçe sahada 9 kişilik bir takım görünümüne büründü.
Emre, orta sahada tek başına Galatasaray'a kafa tuttu.
Koştu, didindi, mücadele etti. Gerçek bir profesyonel gibiydi.
Ancak Selçuk'u unutmamak lazım.
Aragones'in ikinci yarıyı beklemeden bir dakika önce oyundan almasının nedeni sarı kartının olması ve kırmızı kart görürse takım '10 kalır' düşüncesidir.
Oyundan çıkıncaya kadar Emre ile birlikte sahaya yüreğini koyan ikinci oyuncuydu.
Semih'e kızamıyorum.
Çünkü orta saha oyuncusu değil. Mücadele ediyor, top kazanıyor. Bunların hepsi güzel de, esas işi 'gol atmaya' vakit bulamıyor.
Bulsa da enerjisini erken tükettiği için yoruluyor.
Güiza mı?
İstediği topları önüne alamazsa ne yapsın!
O da Semih gibi orta sahada boğuşmaktan, gol atmaya fırsat bulamıyor
Kaçırdığı pozisyonlara dikkat edin; yorulmanın, güçsüz kalmanın nedeni.
İlk yarı Galatasaray ikinci yarı Fenerbahçe'nin etkili görüldüğü maçta, net gol pozisyonu yakalayan taraf Fenerbahçe'ydi. Hakem, gösterdiği 4 kırmızı karttan üçünde haklı.
Arda, Semih'e yumruk vurdu. Sonra Emre Aşık ile Lugano yumruklaştı. Hadi Emre Aşık ile Lugano sabıkalı diyelim. Peki Arda'nın yaptığı doğru mu?
Semih'in ne günahı var.
Güzel başlayan maçın, olaysız bitmesi için bir dakika daha sabredemediniz mi kardeşim. İşte kötü alan bu.