Medyada 'Benden yürüttün kavgası' başladı. Bu tip işlerin doktora tezlerinde kaldığını sanıyorduk. Demek ki, her tarafa yayıldı. Yıllar önce köşe verdiğimiz boylu boslu bir kızımızın Güler Kazmacı'nın yazılarına takla attırdığını neden sonra anlamıştık. Kapının önüne kondu. 'Fikir' ve 'Önce ben söylemiştim' götürmeleri artık olağanlaştı. Gazeteden gazeteye, köşeden köşeye göndermelere kızamıyoruz. Hollywood'dan, Bollywood'dan senaryo çalanları kimse fark etmiyor. Asıl hırsız bunlar.
...
Şimdi kalkıp, 'Türkiye'deki siyasi yasakların %05 farkla kalkacağını-Sadece 14 bin oy-iddia eden iki kişiden biriydik' desek, kaç kişi hatırlar?. 'CHP'nin barajaltında kalacağını' da bildik. 'Parlamento'ya 2.5 parti girer' başlığını atan ve bunu ısrarla savunan kimdi? Girin arşivlere bakın, göreceksiniz. En yakın zamandan örnek verirsek 'Dr. Fakıbaba Şanlıurfa'da, Kocaoğlu İzmir'de, Gökçek Ankara'da, Topbaş İstanbul'da, kazanacak' dedik ve aynen çıktı.
İlçe bazında ise, Murat Aydın Zeytinburnu, Hasan Akgün B. Çekmece, Aziz Yeniay K. Çekmece, Osman Develioğlu Bahçelievler ve diğerleri bire bir tutmadı mı? Mustafa Dolu'nun Beyoğlu'nda mutlaka kaybettirileceğini öne sürdüğümüzde, arkadaşımıza tebrik mesajları yağıyordu. AK Parti'nin oy kaybını, CHP'nin İstanbul tırmanışını öngördük. Halkın nabzını tutmak, siyasi havayı koklamak önemli. Demek ki bu köşede sadece ekran eleştirmiyoruz.
...
'Sen benden esinlendin' bindirmelerini tek tek sıralarsak bazıları utanır mı? Yazdığımız futbol yorumları onlarca defa televizyonlarda aynen tekrarlandı. Hem de, kendi yaratıcı dehalarının eseriymiş gibi. Kızmadık, gocunmadık. Yanlışlarını alınlarına çakınca 'Tu kaka olduk'. Tek yanılgımız ise, bu tipleri yıllar yılı adam yerine koymamız. Demek ki, 'Ders almanın yaşı yok'. Etkili olmayacağını bilerek tekrarlıyoruz; 'Beğendiğiniz alıntının kaynağını mutlaka kayda geçin. Küçülmez, aksine değeriniz artar'. Babamızın çok sevdiği sözü tekrarlıyoruz; 'Mütevazı olmaktan kim ölmüş'. İbrahim Tatlıses'in sıkça kullandığı 'Yel kayadan ne koparır' diyerek konuyu noktalıyoruz.
***
Kenan Işık'a özlemimizi 'Dünya Bir Oyun Sahnesi' ile geçiştiriyoruz. atv'deki programda bu kez, 'Güneşi Gördüm' ekibi vardı. Demet Evgar, film çekimleri olduğu için erken kaçtı. Bingöl'lü 'Bazen Mahsun' genelde, aynı lafları etti. Nurseli İdiz fazla konuşamadı. Sakıp Sabancı'ya gereksiz hakaretiyle kızdığımız Ali Sürmeli'yi bu kez beğendik. En çok da Erol Demiröz'ü tuttuk. O zengin yüzle Amerika'da doğsa çoktan Oscar sahibi olmuş, Sunset Bulvarı'na ayaklarıyla birlikte ellerini yapıştırmıştı. Kırmızıgül'ü böyle bir değeri parlattığı için ayrıca kutluyoruz.
...
Musa Kart yine yaptı, yapacağını. Kısacık kardelen çiçekleriyle, koca filmi anlattı. Usta'yı alanında tek geçeriz. Kenan Işık, zamanında bize de sevdirdiği Ahmed Arif'ten okuduğu 'Adiloş Bebe' dizeleriyle ağlattı. Gerçekten hayatın bir sahne olduğuna böylesi yayınlarla inanıyoruz.
***
'Meksika Sınırı' güzel program. Üç genç, Gaziantep Üniversitesi Türk Halk ve Sanat Müziği Topluluğu'yla yine iyi iş yaptılar. Vaktiniz olursa, hala izlemedinizse, cuma geceleri Ülke TV'ye uğramanızda yarar var.
...
Ağrılı sancılı gecede Beyaz Show'a takıldık. Uyku tutmayınca Hidayet Türkoğlu'nun ekibi Orlando'nun Cleveland'ı 116-87 yenişine de tanık olduk. Murat Kosova-Kaan Kural ikilisinin basketbol sevgisini yaşatmaları bambaşka. İki genci tebrik ediyoruz.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.