AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-04-14

kategori2

Taksim'de para mı var?

1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasını sendikalardan çok bazı basın mensupları istiyor. NTV'de Banu Güven'in Muammer Güler'e yüklenişini görünce, utandık. 'İşçi ve Emek Bayramı'nın geri dönüşü bile kesmiyor. Refik Sönmezsoy'un yakıştırmasıyla 'Sendika Ağaları' sokağa atılan işçilere sahip çıkamayınca 'Bilindik gündem'e sığındılar. Sanki Yasak Bölge'ye girilirse cepler dolup, tencereler kaynayacak. Anlayamadığımız diğer konuysa, İstanbul Valisi'ne bu kadar bindirilmesi. Adamcağız ne yapsın. Emir kulu. Ankara ne derse, onu uyguluyor. Muhterem basınımız da kibar adamı, bir dövmedikleri kalıyor. Dövmek fiilinden söz edince, aklımıza hep Kadıköy'de laleleri sopalarla parçalayan magandaların egemen olduğu 1 Mayıs'ı hatırlıyoruz.

***
Kenan Işık 'Dünya Bir Oyun Sahnesi' için çok iyi seçim yapmıştı; Türkan Şoray. Çocukluğumuzdan beri tahtından inmeyen Sultan özelliklerini kaybetmedi. Sevgi dolu. Herkese saygılı. O muhteşem iri gözleriyle kızı yaşındaki Bergüzar Korel'e tur atar.
...
Kapalı yerlerde sigara yasağının uygulamaya geçirileceği 19 Temmuz'a yaklaşıyoruz. Tütün tekellerinin hasır altından sürdürdüğü engelleme çabaları bu kez sonuç vermeyecek gibi. HaberTÜRKteki 'Hayatın İçinden' adlı programda, Hayırlı Yasak'ın müjdesi verildi.

***
Lig TV'de Kocaelispor-Beşiktaş maçının ilk yarısını izlerken kabus yaşadık. Cisse ve Erkan Zengin faciaydı. İbrahim Üzülmez felaketti. Bobo'yu da aynı değerlendirmeye aldık ama Haşmet Babaoğlu gibi düşündük. Yani, 'Bitiş düdüğü çalana kadar oyunda tutulmalı'.  Sonuçta golünü attı. Adı büyükler'in özel kartlarını anımsadık. Kartal'a Yapı Kredi'nin Adiyos'unu uygun görmeye başladık. Reklamlardaki metinleri kendimize göre tornistan ettik; 'Yiyos, içiyos, şampiyonluğa adiyos'. Neyse ikinci yarı yerinde değişiklikler, 75. dakikadan sonra durumu değiştirdi. Önceki gün Av. Göktuğ Tosun'a çıtlattığımız gibi 'Büyücü Kart'a devamda yarar var!

***
Afife Sema Ortaboy'un Kamu Yayıncılığı'mızı değerlendiren yazısını sevdik. Övgü ve yergi içiçe:
TRT'yi nedense kimse sevmiyor. Halbuki benim en sevdiğim kanal. İktidarın borazanlığını yapmasına rağmen onun kalitesini başka yerde bulamıyorum. Eskiden çok sansürlüyor diye kınadığım kanalın en sevdiğim ekran olacağını söyleseler inanmazdım. Son dönemde açık oturumları yandaş basının yazarları tarafından işgal edilmiş durumda ama ben sabrederek, bu da geçecek, TRT eski günlere dönecek, diye bekliyorum. Yine de yorumsuz haber sadece TRT'de var.
. Dizileri de çok güzel ama kimse seyretmiyor. Başka kanaldan en yüksek reytingli diziyi alın TRT'ye koyun, kimse izlemez. Nedenini bilmiyorum. Dediğiniz gibi Mert ve Gert çok kaliteli idi ama bitirildi. Önceden TRT reyting olayını umursamazdı (Sorarsanız hala aldırmadıklarını söylüyorlar) ama yeni müdür geldiğinden beri 3-4 bölümde yayından kaldırılanlar var. Şimdi bir sürü dizi başlayacak, umarım onların da sonu hüsran olmaz. Sanatçılara acıyorum. Reyting canavarından TRT'ye kaçıyorlar yine kurtulamıyorlar.
.Benim için öncelikli kanal her zaman TRT'dir. Spor ve müziğin kalitelisi TRT'de. Buz pateni, halter, güreş, tenis şampiyonalarını hangi kanal canlı yayınlıyor? Bu dallardaki yayın hakkını satın almayı akıllarından geçirmiyorlar. Çünkü özel kanallar için spor demek, futbol demek. Türk Sanat Müziği ve Halk Müziği de öyle; TRT olmasa, çocuklarımız böyle müziğin varlığını bilmeyecekler.
.Yandaş ve candaş medya haline gelmesine rağmen yine de ben  TRT diyorum. Sizin TRT ile ilgilenmeniz de hoşuma gidiyor. Saygılarımla.