AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-04-14

kategori2

Obama'ya inanmak ya da inanmamak

'Değişim' sloganıyla, değişmez bilinenleri değiştirerek Amerika'da tarih yazan çiçeği burnunda ABD Başkanı Barack Obama'nın ziyaret ettiği birinç ülke olduk olmasına ama gelgelelim, kafamız fena halde karışık. Bu 'yarı siyah - yarı beyaz, aileden Müslüman - sonradan Hıristiyan, siyasetçiden çok akademiysen, dindardan çok entelektüel olan melez'den bize hayır gelir mi gelmez mi noktasında sıkışıp kaldık.
'Her şey çok güzel olacak' gülüşüne, bizle çok ilgili olduğunu anlatan onca nezaketli jestine rağmen, karnımız tok mu bu aşka? Yoksa büyüdük de öğrendik mi biz bu işleri? Artık baştan 100 puan verip sonra onar onar geri almayışımız bundan mı?
Bu defa '0'dan başlayıp, hak ettikçe 10'ar 10'ar terfi ettirmeye mi karar verdik? Her sözü yalan, her hareketi palavra bulmamız bundan mı? Yoksa biz 'umut' denen şeyi hepten kaybettik de ondan mı?

Cem Boyner'e ne buyurulur?
Krizi fırsat bilen Cem Boyner, tersini söylemesine rağmen ilk fırsatta 480 kişiyi işten çıkartmış. Ocak ayında, yani krizin daha 'k'sını görür görmez; kimin ne iş yaptığına bakmadan, sadece yüksek tazminat ödemek zorunda kalmayacağı personelin ismini çizip alelacele kapıya koymuş. Peki ben nereden biliyorum? Beymen'den atılan kalifiye personelden aldığım sağlam bilgilerden...
Çalışan her bir insanın asgari 2-3 kişiyi geçindirdiğini düşünürsek Boyner'in 'kriz tenkisatı', 1500'e yakın kişinin mağdur olmasına yol açtı demektir.
Yıllardır bu ülkede bunca kazanan, 1 liralık malı 21 liraya satan Beymen'in kriz karşısında bu derece dirençsiz, bilinçsiz davranması olacak iş mi? Daha toplumsal, daha sorumlu; ekonomiyi ve personelini gözeten bir tavır almanız gerekmez miydi Sayın Boyner?
Aybaşını getiremeyip çaresizce kilit vuran küçük işletmelerin 'iş bilmemekle' suçlandığı bu ülkede, Cem Boyner gibi  'iş bilenler' yürütür ancak gemisini desenize!

Semte göre hayat arkadaşını ara (!)
Şehrimize has evlilik sitelerinden birinin reklam sloganı bu; 'semte göre hayat arkadaşı'... Burcuna göre, sevdiğin renge, sevdiğin yemeğe göre, oy verdiğin partiye göre, saç rengine, hatta hayranı olduğun 'popçu'ya göre arasan bile bundan iyi! Ne demek, 'semte göre hayat arkadaşını ara'?
Büyük şehirde yaşıyoruz anladık da... Bir vasıtaya binip, başka bir muhite gitmeyi bile göze alamaz hale mi geldi insanlar, hayatının kadını / adamı için? Küçükçekmece'de yaşayan bir kızla Ataşehir'de oturan bir erkek, ayrı dünyaların insanı mı sayılıyor kafadan? Ya da Tarabya'da oturan bir adamın Dragos'ta yaşayan bir kadınla paylaşabileceği bir hayat olamaz mı gerçekten? Aynı semtten olmayanlar aynı dili konuşamıyor mu? Bu kadar mı küçüldü hayat? Vizyon bu mu artık?
İnternet'le beraber dünyada sınırlar kalkmış; çok uluslu ilişkiler, işler, aşklar çok daha kolay ulaşılabilir hale gelmişken, bizdeki 'yaratıcı'ların küçümen fikirlerine bakın hele!
Eskiden mahallenin delikanlılarından, camda bekleyen ablalara mektup taşıyan çocuklar büyüdü ve İnternet aleminde iş kurdu zaar... Bunun başka açıklaması olamaz.
***
İlanı tecrübe edip, hayat arkadaşını bulan veya bu uğurda kalbi kırılanlar varsa yazsın lütfen. Anlamak istiyoruz işin aslını...

BİLGELİK: Xenocrates (Zenon) bir öğrencisiyle konuşuyor, o ne derse öğrencisi sürekli onaylıyormuş. Filozofun sabrı tükenmiş ve bağırmış:
'Hiç olmazsa bir kere itiraz et, başka bir fikir söyle de, iki kişi olduğumuzu anlayayım!'
(Bilgelik Hikayeleri - Hazırlayan, Cevdet Kılıç, İnsan Yayınları)