AKŞAM
ÖSS'ye hazırlık sürecinde, adaylar deneme sınavlarında çıkardıkları netler ile puanlarını tahmin ederler. Bu tahminlerdeki hatalar, hedef belirlerken yanıltıcı olabilir...
Hep böyle söylenir: 'ÖSS bir sıralama sınavı'dır... Amaç sıralama olunca da, adayları sıralayacak bir ölçüt kullanılması gerekir. Nasıl öğrencileri boy sırasına sokmak için boyları ölçülüyorsa, başarılarını belirlemek ve onları başarı sırasına sokmak için kullanılan ölçüt de PUAN'dır.
Her ne kadar konunun uzmanları ve hatta ülkenin konuyla ilgili resmi kurumu ÖSYM tarafından puan yerine başarı sıralarının dikkate alınması gerektiği defalarca söyleniyor olsa da, puan öğrenciler arasında en sık ve kolaylıkla kullanılan kıyaslama ölçütü olarak karşımıza çıkıyor.
Yıllar boyunca, gerek televizyon ve radyo programları, gerekse gazete ve internet yazıları ile puan yerine sıralamanın kullanılması gerektiğini söylemiş olsak da, adaylarda buna karşı bir direnç olduğunu fark ediyoruz. Gençler bir türlü puanı kullanmaktan vazgeçmiyorlar. Sanırım bu, puanın herkes tarafından kolay anlaşılır ve hesap edilebilir bir ölçüt olmasından kaynaklanıyor. Aday deneme sınavına giriyor, her testten netlerini buluyor, sonra bir formüle koyup puanını ya kendi hesaplıyor ya da bir bilgisayar programına hesaplatıyor. Hesap edilen puanı arkadaşının puanı ile karşılaştırabiliyor, geçmiş seneki bölüm taban puanları ile kıyaslıyor vs. Buraya kadar her şey güzel, ancak adayların dikkat etmeleri gereken ve onları yanlış kanılara sürükleyebilecek bazı detaylar var.
Katsayıların kaynağı kim?
Dikkate alınması gereken ilk nokta, tahmini puan hesabında kullanılan katsayıların kaynağı. Bazı kurumlar, kendilerince bazı katsayılar 'türetiyorlar'. Bu katsayılar, ÖSYM tarafından açıklanan katsayılar olmadığı için, ne derece sağlıklı oldukları tartışılır. Adayların ÖSYM tarafından açıklananlar değil de kendi katsayılarını kullanan kişi, kurum ve programların tahminlerine ihtiyatla yaklaşmaları gerekiyor.
Her sene ÖSYM, o seneki ÖSS'de oluşan sınav başarı ortalamalarını, standart sapmaları ve benzer istatistikleri hesaplayıp , www.osym .com.tr web sitesinde yayınlıyor. Buna ek olarak puan hesaplanmasıyla ilgili bir bilgisayar programını da yine aynı sitede adayların kullanımına açıyor (http://2008osyspuan.osym.gov.tr/). Bu programı, akıllı bir şekilde kullanarak puan hesaplayabilmek için her testte netlerin hangi katsayılarla çarpılacağını belirlemek mümkün. İşte adayların, gerek kendi kendilerine puanlarını hesaplarken, gerekse bu konudaki bir bilgisayar programına güvenirken, kullanılan katsayıların ÖSYM tarafından açıklanan bu katsayılar olduğundan emin olmaları gerekiyor.
Puanını hesapla, 2008 ile karşılaştır
Tahmini Puan Hesabı programları ile hesaplanan puanları, adayların nasıl yorumlayacağı da çok önemli bir konu. Unutulmaması gereken önemli nokta, belirlenen tahmini puanların, bir önceki ÖSS'deki verilere dayanması nedeniyle geçen sene için geçerli olduğudur. Bir başka deyişle, adayın tahmin edilen puanları şu şekilde değerlendirmesinde fayda vardır: 'Ben bu netleri geçen sene (2008) ÖSS'de yapmış olsaydım, kaç puan alırmışım...'
Birçok aday, tahmini puan hesabı programlarında hesaplanan puanların bu seneki ÖSS için tahmin edildiğini sanıyor ve ÖSS sonuçları açıklandığında tahmin edilen puan ile sonuç kağıdında karşısına gelen puan arasında farklar görebiliyor. Bu durumda, özellikle aldığı puan, tahmin edilen puandan yüksek ise, yani aday hayal kırıklığına uğradıysa, puan tahmininde bulunan kişi ya da kurumu suçlayabiliyor. Suçlarken de, tahmini puan hesabında bir önceki senenin verilerine dayanıldığını unutuyor.
O zaman tahmini puan hesabı ne için kullanılabilir?
1. 2008 ÖSS'de oluşan bölümlerin taban puanları ile kendi tahmini puanınızı karşılaştırmak için,
2. 2009 ÖSS'ye hazırlanırken puan bazında hedef koymak ve çalışma programı yapmak için,
3. 2009 ÖSS için sınav stratejisi belirlemek için (zaman kullanımı).
Tahmini puan hesabı ne için kullanılmamalı:
1. 2007 ÖSS'de ve daha önceki senelerde oluşan bölümlerin taban puanları ile adayın kendi tahmini puanını karşılaştırmak için,
2. 2009 ÖSS'de alınacak puanı tahmin etmek için.
SAY-2 PUANINA KATKI SAĞLAYAN TESTLER
Birinci bölümün önemi...
İkİncİ puan türleri ile üniversiteye yerleşmeyi hedefleyen adaylar, genellikle birinci bölüm testlerinin önemini farketmiyorlar. Oysa çok basit bir hesap, bu önemi ortaya çıkarıyor: Örnek olarak SAY-2 puanına etki eden 6 test var. Bu testlerin 4'ü birinci bölüm testi, ikisi ise ikinci bölüm testi. Testlerdeki soru sayıları eşit olduğuna göre SAY2'ye etki eden 180 sorunun 120'si birinci bölüm, 60'ı ikinci bölüm testlerinde yer alıyor. Öğrencilerin bu noktada içine düştükleri yanılgı, ikinci bölüm testlerinin katsayılarının daha fazla olması varsayımı ile ikinci bölümün daha önemli olduğu. Oysa katsayıları dikkate aldığımızda da birinci bölümün ağırlığı net şekilde ortaya çıkıyor. Aşağıdaki grafikler 2008 ÖSS'de testlerin puanlar içindeki ağırlıklarını gösteriyor:
Puan hesap formülleri
ÖSYM'nin sitesinde yayınlanan programa göre belirlenen katsayılar ile oluşturduğumuz formülleri aşağıda sizler ile paylaşıyoruz. Bu formüllerin yaklaşık olduğu ve örneğin tüm testlerde tam başarı olan 30 net girildiği takdirde maksimum alınabilecek 300 puanın üzerinde bir sonuç verebileceğini hatırlatmak isteriz. Bu 'hata' aynı şekilde ÖSYM'nin web sitesindeki hesaplamada da yaşanmaktadır.
ÖSS-SÖZ-1 = 119,992 + 2,955 x Türkçe + 1,956 x Sos-1 + 0,651 x Mat-1 + 0,439 x Fen-1
ÖSS-SAY-1 = 119,985 + 1,034 x Türkçe + 0,65 x Sos-1 + 2,529 x Mat-1 + 1,789 x Fen-1
ÖSS-EA-1 = 120,015 + 2,535 x Türkçe + 0,898 x Sos-1 + 2,094 x Mat-1 + 0,471 x Fen-1
ÖSS-SÖZ-2 = 118,417 + 1,605 x Türkçe + 1,062 x Sos-1 + 0,708 x Mat-1 + 0,478 x Fen-1
+ 1,339 x Ede-Sos + 1,019 x Sos-2
ÖSS-SAY2 = 118,942 + 0,988 x Türkçe + 0,622 x Sos-1 + 1,208 x Mat-1 + 0,855 x Fen-1
+ 1,463 x Mat-2 + 1,005 x Fen-2
ÖSS-EA-2 = 118,95 + 1,294 x Türkçe + 0,919 x Sos-1 + 1,071 x Mat-1 + 0,481 x Fen-1
+ 1,297 x Mat-2 + 1,08 x Ede-Sos
ÖSS-DİL (İng) = 139,065 + 1,431 x Türkçe + 0,541 x Sos-1 + 0,421 x Mat-1
+ 0,213 x Fen-1 + 0,852 x YDS
Soru Cevap
Merhabalar. Gelecek yıl alan diye bir şey kalmayacak diye duydum. Bu sistem neleri beraberinde getirecek, yani herkes istediği bölüme gidebilecek mi? Konuyu biraz açar mısınız? Şimdiden teşekkürler...
2010 sisteminde alan-içi alan-dışı uygulamasının nasıl olacağı ile ilgili henüz kesin bir açıklama yapılmadı. Ancak halen uygulanmakta olan alan sisteminin yeni sistemde de sürmesi, halen 0.3 ve 0.8 olan katsayılar arasındaki farkın yeni sistemde azaltılması beklenmektedir. Bir başka ifadeyle, adayların yeni sistemde de alanlarının devamı olan bölümleri tercih etmeleri durumunda şansları daha yüksek olacaktır.
Sayısal öğrencisiyim. Dil ağırlıklı olarak üniversite sınavına girebilir miyim? Avantajım ya da dezavantajım ne olur?
Temel ilke olarak, herkesin her hedef için (puan türü ve lise alanından bağımsız olarak) sınava girmesi mümkündür. Burada kısıtlayıcı olan AOBP'nizin çarpılacağı katsayıdır. Bu konuda, ÖSS başvurusu sırasında size verilen 2009 ÖSYS kılavuzundaki Tablo 3.A'yı incelemenizi öneririz. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, lisenin fen bilimleri alanından mezun olan bir aday olarak DİL puanı ile alan-içi olarak tercih edebileceğiniz bir program bulunmamaktadır. Bu nedenle, DİL puanı ile öğrenci alan bölümleri tercih ettiğinizde, AOBP'niz 0.3 ile çarpılarak DİL puanınıza eklenecektir. Bu nedenle siz, liselerin yabancı dil alanından mezun olan adaylara (rakiplere) göre yarışa oldukça geriden başlayacaksınız. Bu farkı ÖSS ve YDS'de göstereceğiniz üstün sınav performansı ile kapatabilirsiniz.
Üniversitelerin SAY-2 puanıyla alabileceği öğrenci kapsitesini öğrenmek istiyorum. Net bir sonuç var mıdır?
2008 ÖSYS'de SAY2 puanı ile öğrenci alan bölümlerin toplam kontenjanı 109.996 idi. Yeni açılan üniversite ve bölümler nedeni ile bu sayının 2009'da biraz artmasını bekleyebiliriz.
Yüksekokul programları 4 yıl mı yoksa 2 yıl mı eğitim vermektedir? Teşekkürler...
Bu, çok karıştırılan bir konudur. Meslek yük- sekokullarında 2 yıllık önlisans programları yürütülmektedir. Yüksekokullarda ise 4 yıllık lisans programları vardır. Meslek yüksekokulları ile yüksekokulları karıştırmamak gerekir.
Hocam. Benim bi arkadaşım var. Kendisine okuldan gelen puanda ilk girdiği seneden çok ufak bir azalma olmuş. Bunun nedeni 2. sene girdiği için mi yoksa başka bir nedenden dolayı mı?
AOBP genel kural olarak, aday liseden mezun olduğu sene hesaplanır, sabitlenir ve ilerleyen senelerde hep aynı AOBP kullanılır. Ancak 2005 senesinde, AOBP hesaplanma formülünde bir değişiklik yapılarak, gelmiş-geçmiş tüm adaylara bu değişiklik yansıtılmıştır. Arkadaşınızın AOBP'sinde fark ettiğiniz değişiklik bundan kaynaklanmış olmalıdır. Buna benzer bir değişikliğin 2010 sisteminde de olması beklenebilir.
Hocam. Sizce ziraat mühendisliği nasıl bir bölüm ve iş olanakları kısıtlı mı ya da iş olanakları var mı?
Genel bir ilke olarak, meslekler hakkında, şu iyidir, bu kötüdür diye bir yorumda bulunmak istemiyorum. Çünkü her meslek alanında iyi elemana ihtiyaç vardır, ve aday kendisini 'sıradan olmayacak' şekilde geliştirmiş ise, iş bulmada zorluk yaşamamaktadır. Ziraat mühendisliği ile ilgili problem, ülkemizde her sene bu alanda üniversitelerden mezun olanların sayısının piyasanın gereksiniminden fazla olmasıdır. Ancak bu koşullarda bile 'sıradan olmayan' ziraat mühendisleri son derece iyi imkanlar ile iş bulabilmektedir. Sıradan olmamanın birçok bileşeni vardır. Çok iyi mesleki alan bilgisi, çok iyi yabancı dil bilgisi ve bilgisayar kullanma becerisi, kuvvetli sosyal/kültürel altyapı, sizi rakiplerinizin önüne geçirecektir.
TERCİH PİLOTU YANITLIYOR
Burak Kılanç yönetiminde www.dogrutercih.com ekibi, her hafta üniversite adaylarına yol gösterecek.
SorularInIz İçİn: tercihpilotu@aksam.com.tr
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ
AR-GE MERKEZİ VE AKŞAM İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANMAKTADIR
BURAK KILANÇ