AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-04-17

kategori2

TRT-7'nin Hollywood etkisi

Show TV, Kanal D, ATV, Star, NTV, CNN Türk gibi hiç de fena olmayan kanallarımız varken Beşar Esad çıksa ve 'Müjde! Suriye devlet televizyonu Türkçe yayına başlıyor. Hem buradaki Türkmenler hem de Türkiye bizi izleyecek' mealinde bir konuşma yapsa ne düşünürsünüz?
'Suriye sağ olsun, büyük bir boşluk dolduracak. Biz artık Show TV değil, Addaonuia-2 TV seyrederiz' mi dersiniz? Yoksa gülüp geçer misiniz?
***
Peki bu fiktif ve komik varsayımın Başbakan'ın önceki gün 'müjdelediği' 'TRT'nin Arapça yayına başlaması' haberinden ne farkı var? Bu haber kimi, neden heyecanlandırsın? Onlarca renkli ve hareketli Arap kanalı varken Hatay ve Mardin'deki Arapça konuşanlar ile Arap ülkeleri sakinleri niçin TRT'nin o didaktik ve 20 yıl öncesinin yayınına rağbet etsin? 
***
Kürtçe televizyon tamam, Ermenice'yi de anladık. Bu ikisinin anlamı hizmetten ziyade sembolik. TRT-Şeş'i kimse yayıncılık başarısı için izlemiyor. Yıllarca 'uzaylı' muamelesi gören bir dili resmi kanalda legalize ettiği için onun varlığından mutlu oluyor.
***
Keza önümüzdeki aylarda yayına başlayacağı söylenen Ermenice radyo ve televizyon da öyle. Gerçi bu topraklardaki Ermenileri ya yok ettik ya da gönderdik ama Ermenice bir yayının hem buradaki birkaç yüz binlik topluluk, hem de Ermenistan için anlamı büyük olacaktır.
***
Ancak 'demokratik açılım' olarak görülen yayın paketi içinde Arapça'nın yeri var mı? Bu ülkede Arapça konuşamamaktan şikayet eden bir topluluk var da bizim mi haberimiz yok?
***
Peki ya Farsça? Duyduğumuza göre Ermenice'yi Farsça yayın takip edecekmiş. TRT, Kürtçe programlarda bile eleman eksiği nedeniyle zorlanırken tüm bu 'Ortadoğulular arası yayın yelpazesini' nasıl gerçekleştirecek? 
***
Devlet televizyonunun kendini 'El Cezire' gibi konumlandırmaya başlaması komik. El Cezire bu işi dev bir kadro ve müthiş bütçelerle yapıyor. CNN'le yarışıyor, dünya çapında bir yayın kotarıyor. Üstelik gücünü de İngilizce yayından alıyor.
***
Bizimkiler ya hakikaten televizyonculuk açısından iyi bir şeyler yaptıkları yanılgısı içindeler (ki TRT-Şeş'e birkaç dakika bakmak bile böyle olmadığını anlamak için mümkün) ya da ortada başka bir hesap var.
***
O hesap da şu: televizyonculuğun temeli 'story-telling' yani hikaye anlatıcılığı. Hikayeyi anlatan bir nevi tanrı pozisyonunda. Dünyayı istediği gibi şekillendiriyor, istediğine ışık tutup istemediğini yok sayıyor. Televizyonların toplulukları etkileme güçleri de buradan geliyor. ABD kendi kültürünü dünyanın dört bir yanına sinema ve televizyon kanalları yardımıyla götürdü.
**
Şimdi Türkiye'nin amacı Ortadoğu'ya kendi bakışını, kimliğini ve kültürünü götürmek. Nüfuzunu kuvvetlendirmek için Ortadoğu halklarının kendine ait değerlere aşina olmasını istiyor.
***
Arapça ve Farsça yayınların başlamasının altındaki sebep bu. Ancak birileri hükümete ve TRT'ye  zayıf ve demode yayınlarıyla Hollywood etkisi yaratamayacağını anlatmalı.