AKŞAM

Ekimde düzelme başlar

Bugün başlayan yazı dizimizin ilk bölümünde cevap vermeye çalışacağım en can alıcı soru; 'kriz ne zaman biter' olacak.
Cevabın temelini, geçmiş krizler ile bunların süreleri oluşturacak. Dünyada bugüne kadar yüzlerce kriz yaşandı. Bunların bazıları sadece bir ülkede ortaya çıkarken, bazıları da bölgesel krizler niteliğindeydi. Örneğin 1997 ve 1998'deki Asya krizi, Uzakdoğu Asya ülkelerini bir hallaç pamuğu gibi alıp atmıştı. 1929 yılında ABD'de yaşanan kriz, bugünkü krize en çok benzeyen ve en uzun sürenlerden biri oldu. Fakat bu krizi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, global bir kriz olması ve neredeyse dünyadaki ülkelerin hepsini etkilemesidir. 1929 krizinin de global bir kriz gibi algılanmasına rağmen, o dönemde dünya ülkeleri birbirlerine bu kadar yakınlaşmamıştı.
Bu kriz Amerika'da 2007'nin sonlarında başladı ve 2008'in ekim ayında şiddetlendi. Dolayısıyla bizdeki krizin ne kadar süreceği sadece ülkemizde  yapılanlara değil, Amerika'nın krizden çıkışına da bağlıdır. Bu yüzden bugün ABD'deki krizin ne kadar sürebileceğini açıklığa kavuşturacağız. 

- Amerika'da yaşanan kriz ve daralma dönemleri.
Amerikan ekonomisi için, ekonominin büyüme ve daralma dönemlerini belirleyen otoritenin adı Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu'dur (National Bureu of Economic Research- NBER). Amerika'da 1854 yılından bugüne kadar 31 adet daralma ve kriz dönemi yaşanmış ve NBER'in 28 Kasım 2008'de yapmış olduğu son açıklamaya göre Amerikan ekonomisi 2007'nin aralık ayında 32. daralma dönemine girmiştir.
Amerika'nın kriz dönemlerini gösteren grafik çok önemli bilgiler içeriyor. 

- Kriz dönemlerinde ekonominin dip seviyeye ulaşması ne kadar zaman alıyor?
Amerika'nın 1857 yılından bu yana yaşadığı daralma ve büyüme dönemlerine baktığımızda, iki ana kısma ayrıldığı görülüyor. 1929 öncesi ve 1929 sonrası dönem olarak belirlediğimiz bu iki ayrı dönemde belirgin farklılıklar var. 

Amerikan ekonomisinin tepe noktasından dip noktaya ulaşma dönemleri (ay).

 l 1929 öncesi dönemde ekonominin tepeyi görüp dibe ulaşması ortalama olarak 20 ayı bulurken, standart sapması 14 ay.

 l 1929 sonrası döneme baktığımızda ise ekonominin tepeden dibe gelmesi ortalama 13 ayda olmuştur. Fakat 1929 sonrası dönemde de standart sapma 10 değerini almıştır ve yüksektir. 

 l Asıl ilginç olan nokta ise 1929 krizi hariç tutulduğu zaman, ekonominin daralma ve büyüme seyrinde belirgin bir tahmin edilebilirliğin ortaya çıkmış olmasıdır.

 l 1929 krizini hariç tuttuğumuz zaman, ekonominin tepe seviyesinden dip seviyeye ulaşma süresi ortalama olarak 10 aya düşmüştür. Çok daha önemli olan nokta ise standart sapmanın 3'e kadar inmesidir. Bunun anlamı şudur; yüzde 60 olasılıkla Amerika'nın daralma döneminin 7 ay ila 13 ay arasında kalması beklenir.
İstatistiklere göre, 1929 krizi sonrasındaki dönemde, Amerikan ekonomisinin tepe seviyeden dip seviyeye ulaşması petrol krizinde bile en fazla 16 ay sürmüştür. Fakat eğer NBER şu an yaşanan daralmanın Aralık 2007'de başladığını söylüyorsa, Mart 2009 sonu itibarıyla 16 ay bitmiş olacaktır. Yani ABD'de 1929'dan sonra yaşanan en uzun kriz döneminden daha uzun sürecek bir kriz ile karşı karşıyayız.
Yukarıda verdiğimiz 'ekonominin işleyiş mekanizması' şeklini iyi inceleyiniz. Normal zamanlarda Amerika'da bir kişi 100 dolar gelir elde edip 85 dolarını harcayıp 15 lirasını tasarruf ederken, artık kriz döneminde harcamalarını şiddetle kısmıştır. Bu da reel sektör firmalarını zora sokmuştur. Dolayısıyla firmalar işçi çıkarmaya başlamış, bu da harcamaların daha da kısılmasına ve krizin derinleşmesine sebep olmaktadır. Her geçen gün hem finans kurumları hem de dev reel sektör şirketleri zararların büyüdüğünü söyledikçe geleceğe ilişkin güven baltalanmakta ve kriz derinleşmektedir. Fakat bu süreç bir noktada duracak ve yavaş yavaş tersine dönmeye başlayacaktır. İncelediğim 42 tane kriz bana şunu söylemektedir. ABD'deki bu kriz ortalama 20-24 ay arasında sürecek, yani ekonomi 20-24 ay içerisinde dibe ulaşacak (Eylül-Ekim 2009) ve daha sonra toparlanma başlayacaktır.

NEDEN 24 AY? Bu kısır döngü nasıl kırılacak ve insanlar ne zaman önünü görmeye başlayacaklardır? Bu sorulara yarınki yazımızda cevap vereceğiz.

Krizin ana nedeni nakit akısı Ekonomi makinesi nasıl çalışır?
Şu an dünyada ve ülkemizde bir kriz var ve bu kriz eğer iyi yönetilmezse, olması gerekenden çok daha büyük hasarlara yol açacaktır. Tarih bunun örnekleriyle dolup taşmaktadır. Krizleri ve çözümünü anlayabilmek amacıyla öncelikle ekonominin çarklarının işleyiş mekanizmasını çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bu cümleden hareketle sizlere bu işleyiş mekanizmasını çok basit bir dille aktarmak istiyorum. Bu mekanizmanın içinde kendi yerinizi bulmalı ve kendi derslerinizi kendiniz çıkarmalısınız

tablo1
Yandaki grafikte görüldüğü gibi,  ekonominin merkezinde HANEHALKI yer alıyor. Yani halk... Her birey ya bir yerlerde çalışır ya da ailesinin-yakınlarının ya da devletin yardımlarıyla geçinir. Dolayısıyla hanehalkı içinde çalışan kesim, aynı zamanda çalışmayan kesime bakmakla yükümlüdür.
Hanehalkı, reel sektör, finansal sektör veya devlet sektöründe çalışarak ücret elde eder. Yani emeğini satar ve karşılığında ücret alır. Bu ücretin bir kısmı HARCAMA, diğer bir kısmı da gelecekteki zor günler için tasarruf edilen kısımdır.
Ekonominin normal zamanlarında, bir hanehalkına 100 TL ücret geliri girdiğini varsayalım (aslında ekonomide sadece ücret geliri yoktur. Faktör gelirleri adı verilen gelirler dört ana kısımdır. Bunlar 'faiz, ücret, rant ve kar'dır. Çizmiş olduğumuz şekilde, işletmeler, yani reel sektör dediğimiz kısım kar elde ederken, tasarruf sahipleri faiz geliri, toprak sahipleri de rant geliri elde ederler).
Hanehalkı elde ettiği 100 liranın 85 lirasını harcıyor, 15 lirasını da tüketiyor olsun. Hem finansal kesim hem de reel kesim elde ettiği gelirlerden devlete vergi ödemekte ve devlet de bu vergilerle, ulusal güvenlik, sağlık, eğitim, yol vs harcamalarını yapmakta ve ülke kalkınmasının uzun vadeli planlarını uygulamaktadır.
Hanehalkının harcamasının bir kısmı dolaylı vergi olarak (KDV veya ÖTV gibi) devlete giderken, reel ve finansal kesim de elde ettiği karlardan devlete vergi vermektedir.
Bu arada reel sektör dış dünya ile ithalat ve ihracat yoluyla ilişkide bulunmaktadır. Tabii ki sadece ithalat veya ihracat dış dünya ile ilişkilerin tümü değildir. Mal ve hizmet alım satımı dışında, turizm gelirleri, navlun gelir ve giderleri vs gibi hizmetler kalemleri birlikte 'Cari açık' dediğimiz olguyu oluşturur. Bu açık ise dış dünya ile yürütülen 'finans hesapları' yoluyla kapatılır. Olayı karmaşıklaştırmamak için, daha fazla detaya girmiyorum. Ama kısaca dış dünyaya döviz gönderir ve dış dünyadan döviz kazanır ya da buluruz.
Bu döngü içerisinde REEL SEKTÖR çok önemlidir. Yatırım yapar ve istihdam yaratır. Üzeyir Garih'in tabirine göre, bir işletmeci elinde üç tane topu atıp tutan bir cambaza benzer. Bu toplardan iki tanesi lastik toptur ve yere düşse de yukarı sıçrar ve bu topları yeniden tutabilirsiniz. Fakat bir üçüncü top vardır ki bu da kristal cam bir toptur. Eğer bu topu yere düşürürseniz oyun biter.
Lastik olan ilk iki top, 'SATIŞLAR ve KAR'dır.  Bu toplar düşebilir fakat daha sonra yere değip yeniden yükselecektir. Hiçbir işletme satışları veya karı düştüğü için batmaz. Şu an borsada birçok işletme vardır ki, son 3-5 yılda hiç kar edememiş veya satışlarını artıramamıştır. Ama üçüncü top, 'NAKİT AKIŞI'dır. İşte bu top yere düştüğünde parçalanır ve üç top oyunu, yani işletmecilik biter. 
Bu ekonomi çarkının içerisindeki en önemli parametre enflasyondur. Enflasyon ne kadar düşük ve kararlıysa, tüketiciler 'harcama' ve 'tasarruf' planlarını ve kararlarını çok daha sağlıklı yaparlar. Dolayısıyla firmalar da buna göre yatırım ve istihdam kararlarını verir, mallarına olan talebi ileriye dönük olarak daha net belirlerler.
Enflasyon parametresi, eğer düşük ve kararlıysa hem faizler hem de kurlar daha kararlı ve daha az dalgalı olacak, böylece ani panik durumları yaşanmayacaktır. Bu nedenle enflasyondaki kararlı seyir, finansal piyasaların en önemli iki parametresi olan faiz ve döviz kurlarını da daha kararlı yapacaktır.
Eğer harcama ve tasarruf eğilimleri kararlı, enflasyon kararlı, faiz ve kurlar kararlıysa, devletin vergi gelirleri ve devlet harcamaları da kararlı bir yapıda olacak, herkes önünü daha net bir şekilde görebilecektir.
Bir ülkeyi yöneten hükümet söylediğimiz bu parametreleri çeşitli ekonomi politikalarıyla etkileyebilir ve sağlıklı bir ekonomik ortam oluşturabilir. Önemli olan nokta, bu sağlıklı ekonomik ortamın sürdürülebilirliğidir.
Bu çizdiğimiz şekil üzerinde ülke yönetiminin etkileyemeyeceği veya kısmen etkileyebileceği, kesim ise dış dünya ile olan ilişkilerimizi gösteren 'Dış Ödemeler Dengesi'dir. Eğer tamamıyla dış dünyaya bağlı veya tamamıyla ihracata dayalı bir büyüme modeli izliyorsanız, dışarıdan sizin mallarınıza olan talebin düşmesi ki; şu an Çin'in başına geldi, ekonomizi ciddi anlamda zora sokabilir.
Evet şu ana kadar ekonominin çarklarının işleyişini açıkladık. Peki kriz bunun neresinde ve krizler nereden çıkar?

YARIN: Krizde dip noktaya geldik mi? Kriz kısa vadede düzelecek mi?
Dr. Yaşar ERDİNÇ

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3