Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Siyah kıyafetli adamlar var mı?

Her şey, bir gün büyük ihtimalle benimle biraz dalgasını geçmek isteyen bir kız arkadaşımdan 'Sence Zeitgeist'te romantizme yer var mı?' mesajını almamla başladı.
'Acaba bana bir imada mı bulunuluyor?' diye heyecanlanıp Zeitgeist'in tam olarak ne olduğunu aramaya başladım. Tam çevirisi 'Zamanın ruhu' anlamına geliyor ama daha da önemlisi  bu kelimeyi internette arayınca karşıma 'Zeigeist' adlı film çıktı.
İnternet ortamında dağıtılan bu filmi seyretmeye başladım. Hayatımda bugüne kadar gördüğüm en yıkıcı, en anarşik ruhlu söylemlerden bir tanesi ile karşı karşıya kaldım.
Film özetle; komplo teorisyenlerinin uzun zamandır oluşturulacağını iddia ettikleri 'yeni dünya düzeninin' adım adım nasıl kurulmakta olduğunu anlatıyordu.
Anlayacağınız, filmin yapımcıları çok tehlikeli bir işe girişmişlerdi. Tehlikenin ne kadar büyük olduğunu anlatmak için sadece şunu söyleyeyim. Filmin bir bölümünde eski ABD Başkanı John F. Kennedy'nin yaptığı bir konuşma kendi sesinden yayınlandı.
Kennedy konuşmasında, nedense dünyada büyük bir komplo olduğunu, en büyük devletlerin bile gücünü aşan güce sahip karanlık güç odaklarının tek bir birimden oluşacak 'Yeni bir dünya düzeni' kurmak için uğraştıklarını ve bunların da çok tehlikeli olduklarını anlatıyordu.
'Nedense' dedim, çünkü teorik olarak Amerikan başkanlarının bu komployu bilip seslerini çıkarmamaları ve hatta uygulanması için gerekli ortamı sağlama yönünde uğraşmaları bekleniyordu.
Bu da var olabilecek birtakım gizli anlaşmalardan bir tanesiydi ve katiyen üzerinde açıkça konuşulmaması gerekiyordu.
Ancak Kennedy bu gizlilik döngüsünü kırıverdi ve konuştu. 'Zeitgeist' filminde görebilirsiniz, Başkan o konuşmasından birkaç gün sonra Dallas'ta vurulup öldürüldü.
O suikastın neredeyse canlı yayında yapılmış olması ve daha sonra çok ünlenen Zapruder (Tarafından çekilmiş olan) kısa metrajlı filmiyle tüm dünyada defalarca ve yıllardır seyrettirilmesi, o suikastın, gizliliği bozmaya çalışanların başına gelebilecekleri konusunda korku yaratma amacı doğrultusunda olabileceğini de düşündürüyor.
'Bir ABD Başkanı'na bunu yapıyorsak eğer, bu konuları kurcalamaya kalkarsanız  sizlere neler yapabileceklerimizi bir düşünün' mesajının çok güçlü şekilde verildiğini söylemeliyim. İşte bu yüzden internet ortamında dolaşan 'Zeitgeist' filminin yapımcılarının çok cesur oldukları kesin.

Din kurumunun güvenirliğine saldırı
Birincisinde, ilk bölümde din kurumunun güvenirliğini zedelemek için bazı şeyler anlatılıyor.
Özetle; Hıristiyanlığın kendinden önceki pagan dinlerle bağlantısı ve onlarla temelde aynı hikayeyi anlatmakta olduğu, çok da etkili örneklerle veriliyor. Dindeki mesajın sadece kendinden önce var olan pagan kültürlerin anlattığı hikayelerden derlenen bir edebi yayından ibaret olduğu anlatılıyor.
İnanan insanların duygularını son derece zedeleyici olabilecek bu konunun aslında çok orijinal olmadığını da söylemeliyim.
Filmin yayınlanmasından sonra yazılan birçok kitapta filmdeki iddianın da çürütülmeye çalışıldığını biliyorum.
Aslında ülkemizde ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ da uzun yıllardır bu tezi ileri sürüyor, dinlerde verilen mesajların Sümer taş yazmalarında yer aldığını örneklerle gösteriyordu.
Bu konuda yazılmış önemli bir kitabı da var. 'Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni' adlı bu kitabı herkese tavsiye etmiyorum. Açık fikirli bir insansanız okuyabilirsiniz tabii ki ama bu tezi çürütmeye çalışanların çabalarını da okuyacaksanız eğer, girişin bu işe.

Zamanın ruhu
'Zamanın ruhu' olarak çevirisini yapabileceğimiz belgeselin birincisi 16 Haziran 2007 tarihinde ortaya çıktı. Üzerinde biraz daha çalışılmış ve geliştirilmiş olan versiyonları da var bu birinci Zeitgeist filminin.
Bir de ayrıca ikinci olarak nitelendirilen bir başka Zeitgeist filmi daha var. O da 10 Şubat 2008 tarihinde ortaya çıkarıldı. İki film de temelde aynı konuyu anlatmakla birlikte ikisinde de yayın akışları tamamen farklıdır.

11 Eylül saldırısındaki komplo
İkinci bölümde ise İkiz Kuleler'i çökerten saldırıların aslında bize anlatıldığı gibi olmadığı ve olayın temelinde bir hükümet komplosu bulunduğu kanıtlanmaktadır.
Evet, 'kanıtlanmaktadır' dedim. Çünkü ortaya çıkarılan deliller hakikaten çok çarpıcı...
Örneğin; ikinci uçak çarpmadan önce bile binanın temelinde bir patlama olduğu net olarak görülüyor. Bunu yaşı küçüklere katiyen izletmeyin. Çünkü hakikaten bir dehşet filminden daha beter sahneler var.

Ekonomiyi çökertmek
2007 yapımı olan diğer Zeitgeist filminde dinin güvenirliğini zedeleme çabası öne çıkmıyor. Şu aralar geçerli olan parasal sistemin nasıl oluşturulduğu ve çökertildiği anlatılıyor. Buna bağlı olan ikinci bölümde ise 'Ekonomik Hit-Man' olarak tanımlanan John Perkins adlı bir eski ajanın ülkeleri destabilize etmek için yapılanları anlattığı bölüm yer alıyor.
Ben 'Acaba Türkiye'de yapılmış olan bir operasyonu anlatacak mı?' diye boşuna bekledim. Üçüncü bölümde, Jacques Fresco tarafından üretilmiş olan Venüs Projesi hakkında bilgiler yer alıyor.
Son bölümde, doğa kanunları ile iç içe uyumlu yaşamanın insanlar açısından ne anlama geleceği gösteriliyor.

4 bin yıl yetecek enerji
Petrole dayalı hakim güçlerin yeni enerji kaynaklarının ortaya çıkarılmasını engellediklerinin örnekleriyle gösterildiği filmde, aslında dünyada şu anda alternatif enerji kaynakları bulunduğu, bunları çıkarıp kullandıracak teknolojinin de olduğu  anlatılıyor.
Eğer bunlar harekete geçirilirse şu andaki hayat tarzımızla dünyaya 4 bin yıl yetecek kadar yeni enerji kaynakları ortaya çıkarılmış olacağı da belirtiliyor.

Tek ülkeden oluşan Yeni Dünya
Üçüncü bölümde bankaların özellikle merkez bankalarının birbirine bağlı tek Dünya Bankası oluşturma çabaları belgelenmektedir.

Venüs projesi Türkiye'de
Deniz dalgalarını ve yeraltı sularını kullanarak müthiş bir enerji yaratılabileceğini gösteren Venüs Projesi'nin, bir yönüyle Türkiye'ye de sıçramış olduğunu görmek beni heyecanlandırdı.
Ulusal Bor Enstitüsü yetkililerinin sitelerine de koydukları habere göre, Türkiye'de deniz dalgasından enerji üretilmiş ve evlere elektrik bu enerji kullanılarak sağlanmış bile...

Parayı yasaklayın
Bugünlerde, Batı ülkelerinden size ilk bakışta tuhaf gelebilecek taleplerle ortaya çıkan yeni hareketlerle ilgili haberler gelecek.
Örneğin; benim gördüğüm bir fotoğrafta kalabalık bir grup 'Parayı yasaklayın' sloganı yazılı bir pankartın arkasında yürüyordu.
Evet; 'yeni bir dünya düzeni' kurulacağı muhakkak da; bunun insanlığın yararına olan bir dünya düzeni mi olacağı yoksa yine insanları korkutmaya dayalı, güçsüzü ezen bir dünya sistemi mi olacağı henüz daha tam belli değil.
11 Eylül'ü yaratanlar ve bankaları manipüle edenlere kalırsa, 'yeni dünya düzeni'nde korkutma yine kullanılmalı. Ama muhalifler yeni sistemin teknolojiye dayalı, insanları ezmeyen bir insanlık düzeni kurulması gerektiğini söylüyor.

DÜŞÜNÜN
Sonunda filmi tamamen seyrettikten sonra birtakım gizli güçlerin dünyayı yönettiğine kuşkumuz kalmıyor. Bir şekilde tekrar korkutacaklar bizi, savaşlar çıkaracaklar, büyük krizler yaratacaklar ve beynimizi korkudan durdurmaya uğraşacaklar.
'Yeni dünya düzeni'nin koyun haline getirilmiş kitlelerden oluşmaması için düşünmememiz ve bize her anlatılana inanmamız, aptal yerine koyulmamız  gerekiyor.
Bu arada öyle bir yoğun manipülasyon var ki düşünsenize; bundan birkaç yıl önce Amerika, Kanada ve Meksika arasındaki sınırlar kaldırılmış, tek dünya zincirinin o halkası çoktan oluşturulmuş bile ve bu haber medyada hiç yer almadı.
Basın özgürlüğü diye bir şey var mı bilmiyorum. Daha doğrusu böyle bir özgürlük hiç oldu mu ki; bunu da bilemiyorum. Gizli eller tek bir dünyayı adım adım kuruyorlar bu öyle anlaşılıyor.
Acaba o dünyada Türkiye nasıl ve hangi konumda yer alacak? Bizim asıl konumuz önümüzdeki yıllarda mutlaka bu olmalı. Kendi içimizde uzlaşır ve anlamlı bir diyalog başlatırsak bu süreçten fazla yara almadan çıkarız gibi geliyor bana. Ama bizi uzlaştırmamak için elinden geleni de yapanlar çok...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3