AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-04-19
Çok sinir bozucu değil mi? Ne zaman bir zirve olsa, liderler dünyayı kurtarırken eşleri de çiçekli böcekli kıyafetleriyle birtakım organizasyonlarda boy gösteriyor. 'Eş' deyince iki cinsi birden kapsayan bir kelime de anlaşılmasın. Lider 'erkek', eş de 'kadın' bu dünya düzeninde. Aksi mümkün değil sanki.
***
O nedenle Angela Merkel'in eşi 'eş' kapsamına girmiyor. Liderlerin toplantıları sırasında oyalananların arasında o yok. Kadınlar matinesinde bir erkek böcek olmayı istemiyor ya da işi gücü olduğu için karısının peşine takılıp kendini gezdirmiyor. Belli ki 'eş kontenjanı' yalnızca kadınlar için geçerli.
***
Nedense bu eşlerin organizasyonları bir fotoğraf karesi ile sınırlı. Hep yanak yanağa pozlar veriyorlar. Ancak orada toplanıp ne konuşuyorlar, birbirlerinin kıyafetlerini mi çekiştiriyorlar, 'her şeyin başı eğitim' muhabbetine mi giriyorlar yoksa kocalarını mı kıyaslıyorlar, hiç belli değil. Zaten önemli de değil. Önemli olan 'cıvıldayan' ve erkeğinin arkasında iyi resim veren kadın portresi. 'Profesyonel eş' olmak bunu gerektiriyor.
Uzaktan bakınca resim güzel de hayat böyle geçer mi? Hele bir de İngilizce bilmeyen bir eş söz konusu ise o 'cıvıltılı' ortamlar bir uğultuya dönüşmez mi?
Obamania
ABD Başkanı Obama yarın akşam Türkiye'de. Birkaç gündür Washington'da yaptığım görüşmelerin neticesini okuyorsunuz. Bir sürpriz olmazsa çantada Afganistan, Irak'tan çekilme, PKK ve Kafkaslar olacak. Ermeni meselesi açılacak mı, henüz belli değil.
Obama'nın görüşmelerinin içeriği kadar yanında getirdiği ekip de önemli. Bu ekibin detaylarını Murat Yetkin perşembe günü Radikal'deki köşesinde yazdı. Bir aksilik olmazsa Başkan'a Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke ve Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa Sorumlusu Elizabeth Sherwood eşlik edecek. İki isim de Türkiye konusunda uzun süredir çalışıyor. Dolayısıyla Başkan'a sağlıklı bir bilgilendirme yapılacak.
***
Ancak burada ABD tarafı kadar Türk tarafının da görüşmeye nasıl hazırlandığı önemli. Türkiye'nin pozisyonu ve alacağı rol açısından görüşmelerde Gül ve Erdoğan'ın takınacağı tavır hayati rol oynuyor. Acaba onlar derslerine nasıl çalışıyorlar?
Dündar'ın cevabı
Çarşamba günkü yazımda Uğur Dündar'ın eşi ile ilgili iddiaları yanıtlarken kendini savunma biçimini eleştirmiş ve 'Eşleri olmadan yurtdışına çıkan kadınlar namussuz mudur?' diye sormuştum.
Yazı üzerine Dündar aradı ve o konuşmayı spontane bir şekilde yaptığını, yanlış anlaşılmak istemediğini, kadınlara karşı ataerkil bir tavrı asla benimsemeyeceğini söyledi... Söz verdiğim gibi cevabını burada size duyuruyorum.
Serdar Turgut'a not
Serdar Turgut dünkü yazısında ABD'nin Kürdistan hedefinden bahsediyor ve Peter Galbraith'in oraya Amerikan elçisi olarak atanacağını ileri sürüyordu.
Galbraith kısa bir süre önce BM'nin Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi olarak atandı. Şu sıralar Kürtler üzerine çalışmıyor.
Zaten yeni ABD yönetiminin Kürtlerle ilişkileri Bush dönemindeki gibi 'ateşli bir flört' olmaktan hayli uzak. Kürtler kendilerini oldukça yalnız hissediyor şu sıralar. Bu nedenle epey de paniklemiş durumdalar. Zaten Obama yönetiminin tek derdi Irak'ı sorunsuz bir şekilde geride bırakmak. Bunun da yolu ülkeyi bütün tutmaktan geçiyor. Kürdistan'ı kurmak bu planları altüst eder.