AKŞAM | PAZAR | 19 NİSAN 2009, PAZAR
TOÇEV, SHOW TV ve Milli EÄŸitim Bakanlığı iÅŸbirliÄŸinde yürütülen 'YaÅŸasın Okulumuz' kampanyası bugüne kadar 200 köy okulunun onarılmasını saÄŸladı. Taksim Meydanı'nda 22 Nisan'da açılacak 'Yüzüm Umuttur' adlı fotoÄŸraf sergisi, kampanyanın baÅŸarısının ardındaki misyonu ünlü fotoÄŸrafçıların gözünden anlatıyor.
2004 yılında Türkiye'de eÄŸitim-öÄŸretim için yeterli altyapıya, çaÄŸdaÅŸ ve saÄŸlıklı koÅŸullara sahip olmayan ilköÄŸretim okullarının onarımını saÄŸlamak için hayata geçirilen 'YaÅŸasın Okulumuz' kampanyası 5. yılını bir fotoÄŸraf projesiyle taçlandırıyor. TOÇEV, SHOW TV ve Milli EÄŸitim Bakanlığı iÅŸbirliÄŸinde yürütülen kampanya, bugüne kadar 200 köy okulunun onarılarak çaÄŸdaÅŸ ÅŸartlara kavuÅŸmasını saÄŸladı ve 16 bin 500 çocuÄŸun hayatında fark yarattı. 'Yüzüm Umuttur' adlı fotoÄŸraf sergisi de 'YaÅŸasın Okulumuz'un baÅŸarısının ardındaki misyonu ve vizyonu toplumla 'farklı bir gözle paylaÅŸmak' için yapılan bir çalışma. Türkiye'nin altı prestijli fotoÄŸrafçısının yer aldığı serginin küratörü Engin ÖzendeÅŸ. 22 Nisan - 22 Mayıs tarihleri arasında Taksim Meydanı'nda açık hava konseptinde insanlarla buluÅŸacak bu sergide yer alan fotoÄŸraflar mayıs ayının 2. haftasında düzenlenecek gecede de açık artırmayla satılacak. Satıştan elden edilen gelir yine kampanyaya aktarılacak. Önümüzdeki günlerde bir de kitabı çıkacak olan bu sergiden fotoÄŸrafları ve yaratıcılarının notlarını sizler için derledik.
Okan Bayülgen
Tanıştınız mı Okan'ın çocuklarıyla?
Güzel gözlü Elif pek mutlu, Emrah'ın bakışları hınzır mı hınzır, parlak saçlı Sedef fısır fısır... Sayılar, kelimeler, fiÅŸler, iÅŸleri güçleri. Ya 'Çalışan kazanır elması'na ne demeli? Çok güldürdüler onu, çok... O neÅŸeli yüzlerindeki ışığı, gözbebeklerinde dolaÅŸan umut yansımasını yakalamak için amma uÄŸraÅŸtırdılar onu! Gördünüz ama deÄŸil mi, deÄŸdi... Gerçi anlatmakla bitecek gibi deÄŸil öyküleri. Bilmem, belki düÅŸer Okan yola yine... Yeter ki gölgelenmesin bu çocukların yaÅŸamları...
Nihat Odabaşı
7 AÄŸustos 2008. Sabah 07.15, Siverek'e gidiyorum... DoÄŸup büyüdüÄŸüm topraklara... Karmakarışık içim; biraz hüzünlü, biraz gergin... Biraz da heyecanlı ama her ÅŸeyin ötesinde mutlu...
Varıyoruz o boÅŸluktaki, sonsuzluÄŸun içindeki köye: RevÅŸanlı. Çevremiz meraklı gözleri kocaman açılmış çocuklarla kuÅŸatılıyor. Onları fotoÄŸraflayacağım. Hayatlarını, gülümsemelerini ve bir de hayallerini... Kararlıyım; ne hüzün olacak ne de acıma hissi bu karelerde. Sadece onlar olacak. Tıpkı her çocuk gibi bakacaklar objektifime. Tek bir ÅŸey 'eksik' olacak bu karelerde, onu da tamamlamak bizlere kalacak...
Tahsin AydoÄŸmuÅŸ
EÄŸitim bahis konusu olduÄŸu zaman ilk akla gelen, eÄŸitim mekanlarıdır. 'Inga, ınga' bağırışları arasında dünyaya geldiÄŸimizde sesimizi duyurarak varlığımızı çevremize kabullendiririz. İlk adımın atıldığı eÄŸitim mekanı çok önemlidir, bizim sosyal konumuzu belirler. Bu yüzden öÄŸrencilerin üzerinde iz bırakacak nitelikte bir yapının varlığı, eÄŸitimin belirleyici etkenidir. 2007/2008 yılı eÄŸitim sonu olmadan; Mardin, Midyat BaÄŸlarbaşı Köyü'ndeydim. Okul, çocukların eÄŸitimi ve öÄŸretimi için yetersiz. Yıkık, dökük durumundan bir fotoÄŸrafçı olarak çok etkilendim...
Bennu Gerede
Böyle mi olmalı hayatımızın baÅŸlangıcı?
Bekliyoruz. Neyi?
Ben kimim?
Ama suyumuz yok. Nasıl söndüreceÄŸiz yangını?
Beni fark ettin mi?
Pencere mi? Nedir o?
Gidersen beni de götürür müsün?
Prensim bir gün beni gelip çok uzaklara götürecek mi?
Serdar Bilgili
'Haydi, kalk gel; uzak köylerin okullarına, zorluklarla boÄŸuÅŸan köy çocuklarının memleketine götüreyim seni' dedi İrep. Gözümde, küçük, tuÄŸla renkli okullar; içten gülüÅŸleriyle enerjisi zapt edilemeyen çocuklar canlandı. Gittim... Sonra köyleri gördüm... DoÄŸu Anadolu'nun ırak köylerini. Haziran ayıydı. Ben, soÄŸuÄŸun nasıl kırık camlardan sızacağını, tuvalet demeye bin ÅŸahit isteyen yerden öÄŸrencilerin hangi hastalıklara yakalanacağını, damdan karın nasıl da sınıfın içine yaÄŸacağını getirdim gözümün önüne. Ve her seferinde hüzünle dokundum deklanÅŸöre... Bu çocukların yüzleri umut dolsun istedim.

Tamer Yılmaz
Çocuklar gördüm, cinden öte ceylandan hızlı, tırnakları kirli, beyinleri al...
Çocuklar gördüm, vahanın ortasında coÅŸkulu yeÅŸermiÅŸ bir filiz gibi...
Çocuklar gördüm, derme çatma yerlerde okumaya çalışan çocukluÄŸundan bir ÅŸey kaybetmemiÅŸ... Çocuklar gördüm, bir okulu olsa, dünyaya 'ben de varım' diyebilecek! ArkadaÅŸlar, iÅŸte bu çocuklar sevgi, bilgi bekliyorlar...