Bahri Havadır bahri.havadir@aksam.com.tr

kategori2

Skibbe'nin öfkesi

Galatasaray'ın Sivas dönüşü... Yolcular uçağa sırayla bindiler... Herkes yerini alıyordu...
Uçakta bir de sürpriz bir yolcu vardı: Kemal Dinçer... Yani gözlemci ve temsilcilerin tepesindeki isim. Gitti yerine oturdu. Yanında oğlu... 7 veya 8 sıra önünde Başkan Adnan Polat vardı;
Kemal Dinçer merak içinde yanındaki koltuğa kimin oturacağını beklerken yüzü kıpkırmızı biri geldi. Asabiydi; çantasını bile hırsını çıkarırcasına koydu yukarıya. Yerine oturdu, o ana kadar Kemal Dinçer'in farkına varmamıştı. Oturduktan sonra bir döndü; Kemal Dinçer. Elini uzattı; o kişi Skibbe'ydi, nasıl da sinirliydi. Makineli tüfekten peş peşe çıkan kurşunlar gibi başladı saymaya:
- Böyle sahalarda futbol oynanmasına nasıl izin veriyorsunuz?
- ...!!
- Benim futbolcum sudan bir sebeple kırmızı kart görüyor. Küfür etmedim diyorsa etmemiştir...
- ...!!
- Şimdi rapor yazanlar ne diyecekler? Hangi mantıkla yazacaklar bu raporu?
- İsyan ediyorum, çünkü haklıyım...
Kemal Dinçer yanıt veremiyordu, çünkü araya giremiyordu. Skibbe devam etti:
- Emeklerimiz boşa gidiyor. Ben Sivasspor'la bu zeminde oynayacağımız kupa maçına nasıl bir kadro çıkaracağım; herkes görecek!
Nasıl bir kadro çıkaracak? Bunu açıklamadı.
Şimdi Kemal Dinçer gibi konuşmaya kulak misafiri olan herkes merak ediyor. Bakalım Skibbe sahaya kimleri çıkaracak? Bekleyelim, görelim.

Arda'dan al haberi
Sİvasspor maçından önceydi; Arda ile Ayhan sohbet ediyordu...
Ayhan; 'Takım olarak çok iyiyiz. Bu maçı alırız' dedi. Arda o bilinen gülümsemesiyle, 'Abi, hemen sonuca gitme istersen. N'olur, n'olmaz!' diye araya girdi.
Ayhan kararlıydı:
'O kadar karamsar olma... Rahat ol!'
Arda da kararlıydı:
'Abi bir bakmışsın bir ofsayt gol, bir kırmızı kart. Her şeyi alıp götürür.'
Ve sonuç...
Pozisyonun başlangıcı ofsayt olan bir gol... Bir kırmızı kart. Sonuç Galatasaray yenildi... Demek ki Arda'dan alacaksın haberi.

Karan'lık günler
Ümit Karan karanlık günler yaşıyor sahiden de...
Hani 'Kısmetsizin işi muhallebi yerken kırılır dişi' derler ya; aynen öyle.
İzmir'deki Altay maçını hatırlıyorsunuz... Ümit Karan'la ilişkiler gerilmiş; yöneticiler de tecrübeli futbolcuyu Antalya kampında karşılarına alıp, aynen şunları söylemişlerdi:
'Artık hayatına dikkat et... İş yerine (gece kulübüne) gidip gelmeyeceksin... Kendini sadece futbola verip, bir kaptan gibi davranacaksın... Yoksa yollarımız ayrılır...'
Ümit de 'Ben devam ediyorum ve farklı bir Ümit göreceksiniz' sözünü vermişti...
Sivasspor maçı sonrasında Ümit kırmızı kartı görünce işin rengi yeniden değişti... Karan'lık günler demek ki bitmemişti.
Başkan Adnan Polat, 4 Eylül Stadı'ndan havaalanına gelirken, yanında bulunan Mümtaz Tahincioğlu, Faruk Bil, Metin Karakaya'ın da yorumlarıyla 'Ümit'i süresiz kadro dışı bırakalım' muhabbetinin içindeydi...
Sivas havaalanına gelindiğinde bir anlamda Ümit'in ipi çekilmişti...
Bunu fark eden Haldun Üstünel ve Murat Yalçındağ hemen devreye girdiler ve 'Aman başkan, yaman başkan kırmızı kartta Ümit'in hiç suçu yok... Çocuk masum... Küfür de etmemiş... Arda'sı, Sabri'si ve diğerleri Ümit'i çok seviyorlar... Eğer süresiz kadro dışı bırakırsanız çok şey kaybederiz...'
Bu sözler üzerine başkan Polat yumuşadı.
İstanbul dönüşünde de yönetici arkadaşlarıyla birlikte balıkçıdaki yemekte Ümit Karan'a af çıktı...
Karan'lık günlerde bir sayfa daha geride kalmıştı; ama her gecenin bir de sabahının olduğunu Ümit Karan zaten biliyordu...

Hasan Şaş
Servet Çetin, Ayhan Akman, Hakan Balta ve Semih'in yer aldığı imza töreninin fotoğrafına bakarken içim cız etmedi dersem yalan söylemiş olurum.
Çünkü o fotoğraf karesinde Hasan Şaş'ı da görmek isterdim...
Açıklama beni tatmin etmedi... 'Şaş'la da görüşeceğiz' dediler.
Şaş'ın Galatasaraylılığına, kazanma isteğine, takım içindeki ateşleyiciliğine ve  adamlığına kimse laf söyleyemez...
Şu anda takımın içinde o dengeyi kuracak tek isim bence Hasan Şaş...
Peki neden imzası gecikiyor?
'Takım içinde gençlerin yanında boş konuşma yapıyor, dedikodu üretiyor... Kötü örnek oluyor' gibisinden ipe sapa gelmez senaryolar üretiyorlar Hasan Şaş için...
Efendim bu sezon Hasan bir şey vermemiş... Peki Nonda ne verdi Allah aşkına!
Başkan Polat, Hasan Şaş için kafasını netleştirmeli ve yanına alıp medyanın önünde imzayı attırmalı...
Çünkü başka bir Hasan Şaş daha yok... Galatasaraylıyım diye başkan Polat'ın yanında hava atanlara Hasan Şaş'la ilgili bir fotoğraf karesi hatırlatacağım... Fenerbahçe'nin Denizli'de kaybedip Galatasaray'ın Ali sami Yen'de şampiyon olduğu maçta Hasan Şaş'ın o minicik yavrusunu kucağına alıp hüngür hüngür ağladığını bir hatırlayın bakalım...
Siz ne yapıyordunuz o zaman?



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3