Turgay Şeren turgay.seren@aksam.com.tr

kategori2

Galatasaraylı

Galatasaray Lisesi, Galatasaray Spor Kulübü'nün temeliydi. Tabii bu söylediğim 1940'lı yıllara ait. Kulüp Başkanı Muslihiddin Peykoğlu, Galatasaray Lisesi Müdür Muaviniydi. Kulüpte her şeyiyle çalışan, hepimizi kulübe üye yapan Rafed Kesim Galatasaraylıydı. Hem de öyle bir Galatasaraylıydı ki kalbine Amerika'da pil takılmıştı. 'Sen artık heyecanlanma' denmişti ama o her zaman bizim yanımızdaydı. Galatasaray Lisesi'nin o zamanlar futbol oynandığı bir sahası vardı. Saha mektebin içindeydi. İsmi de 'GRAND-COUR'du. Bu alana lise talebeleri girme hakkına sahipti. Ancak sende futbol oynayabilecek bir ışık görürlerse kapıya ismini verirler, aralarına alırlardı. Sınıfların pencereleri zaten Grand-Cour'a karşıydı. Teneffüslerde bu camlar açılır talebeler dolar, Grand-Cour da oynanan maçları izlerlerdi. Okulda tabii ki çoğunluğun yüreğinde Sarı-Kırmızılı renkler vardı. Dört-beş tane aramızda diğer takımlara gönül vermiş olanlar vardı. Mesela bunlardan bir tanesi de Mehmet Üstünkaya'dır. Sonradan gidip Beşiktaş'a başkan bile olmuştu. Galatasaray'ın en büyük özelliği Galatasaray Futbol Takımının haftada bir gün okula gelip Grand-Cour'da antrenman yapmasıydı. Dış kapıyla saha kapısı arasındaki uzun mesafede A takım futbolcuları Gündüz Kılıçlar, Reha-Bülent Ekenler, Muzaffer Tokaçlar, Naci Özkayalar, Eşfak Aykaçlar, Osman İncililer ve daha niceleri yürürken hepimiz onların yanına koşar, ellerimizi üstlerine sürerdik. Sonra ben de dokuzuncu sınıf talebesiyken okul takımında santrfor, Galatasaray A takımında da kaleci oynamaya başladım. Nedeni kalecimiz Erdoğan Atlıoğlu rahatsızlanmıştı. Osman İncili Ağabeyimizde oldukça yaşlanmıştı. Başlangıcım çok iyi oldu. Bir Rapid maçında İnönü Stadı'nda akıl almaz bir kalecilik yaptım. Maç sonrası tribündekiler birbirlerine soruyorlardı 'kim bu çocuk' diye. İşte o çocuk Gündüz Kılıç'ın, Reha Eken'in ona önce Galatasaraylılığı anlatmalarından ve Galatasaray değerinin büyüklüğüne inandırmalarından ta bugünlere geldi. Tam 19 yıl Galatasaray ve Milli Takım kalesini korudu. Kulüp Başkanı Suphi Batur'un ona ellinci milli maçında verdiği bir gümüş tabak var. Hala evinde müzesinde duruyor. Bakın ne diyor Suphi Batur: 'Okulun iftihar levhasından aldık, onu Galatasaray Kulübü'nün iftihar levhasına verdik'. İşte o günkü Galatasaray... Ve bugün... Tabi anlayana...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3