1954 Dünya Kupası elemesi için rakibimiz aynıydı. Gene İspanya'yla oynayacaktık. Ama o zaman statü değişikti. İspanya ile iki maç oynayıp maçların sonucunda bir takım Dünya Kupası Finallerine katılma hakkı kazanacaktı. İspanya ilk maçını 4-1 kazandı. Bu maçı ülkesinde oynadı. Ben sakattım. İspanya'ya gidemedim. Ama benim gitmemem o zaman pek fark etmezdi. Şükrü Ersoy kaleciydi. En az benim kadar da iyiydi. Rövanş maçı Türkiye'de oynandı. 1-0 kazandık. Golümüzü Burhan attı. Büyük İspanyol takımı sahada yok olup gitti. Sadece İstanbul'da değil Türkiye'de bayram havası estirmiştik. Tabii bir biz bir de İspanya kazandığı için üçüncü maç oynanacaktı. Tarafsız saha olarak Roma seçildi. Maç 2-2 berabere bitti. Uzadı ve sonunda iş kuraya kaldı. Ve biz Türkiye'nin tarihinde o zaman için ikinci kez Dünya Kupasında yer alma hakkı kazandık. Maç sonucunda 12 yaşındaki Franco berabere biten maçın kurasını çekti. Ve 'Türkiye' diye havaya fırladı. İspanyollar onu nasıl kovaladılar görmeliydiniz.
Ben takımın kaptanıydım. İspanya'yı elemiş bir takımın kaptanı olmak o gün bana büyük bir onur vermişti. Bakın tarihe 1954, bir de bugüne bakın 2009. Aradan ne seneler ne aylar ne günler geçmiş. O zamanın Teknik Direktörümüz Sandro Puppo'ydu. Çok sempatik bir adamdı ve beni de çok severdi. Özellikle milli takımın dışında beni İnönü Stadyumu'na çağırır kalecilik özelliklerini anlatır ve çalıştırırdı. Esasında 1950 yılında Dünya Kupasına Suriye'yi 7-0 yenerek katılma hakkı kazanmıştık. Maddi imkansızlıklarımız nedeniyle Güney Amerika'nın taa ucunda yapılacak Dünya Kupası Finallerine katılamamıştık. Bunlar güzel hatıralar. Şimdi bugün karşımızda gerçek var. Milli Takımımız çok değişti. Bir Avrupa takımı gibi oynuyor artık. Yener yahut yenilir. Ama çıkar sahaya aslanlar gibi oynar. Bundan en ufak endişem yok. İspanyollar nasıl olsa bizi üçüncü maçta Roma'da yeneceklerini düşünüp Lozan'da otellerini bile ayırtmışlardı. Hatta bayraklarını bile çektirmişlerdi. Ama biz Türk Milli Takımı olarak aynı otelde kaldık ve İspanya bayrağının yerine şanlı Türk bayrağımızı çektik. Bugün de aynı şey niye olmasın? Milli Takımımız Türkiye'de oynayacağı ikinci maç için avantajlı bir sonuç neden almasın? Haydi Türkiye tüm ülke sizden başarı bekliyor. Herkes televizyonun başında olacak. Zaten büyük bir kısmımız da Bernabau Stadyumu'nu dolduracak. Fatih Terim'in ve sahadaki futbolcuların sırtlarındaki ay-yıldızlı bayrağı en iyi şekilde temsil edeceklerine inancım sonsuz. Haydi Fatih, haydi çocuklar, sadece benim yaşımdakiler değil tüm Türkiye bugün sizden zafer bekliyor. Bizler görevimizi yaptık. Şimdi görev sırası sizde.