New York Times gazetesinde yayımlanan yorumların birinde, bir tanımlama gördüm...
Cash for trash... 'Çöpe atılan para' diye çevirelim...
Yaşanan küresel krize dair bugüne kadar okuduğum eleştirilerin en güçlülerinden biriydi. Bulunan çözümlerin; devletlerin astronomik 'yardım paketlerinin' ne denli yetersiz ve saçma olduğunu anlatan bir tanım.
Batı, derin bir değerler krizi yaşıyor. Batı ayrışıyor... Batı çöküyor...
Bu kirli ve kanlı sistemin vadesi çok uzun değil. Amerika'nın yeni vitrini Hüseyin Obama kardeşimizin, ülkemize teşrifini ballandıra ballandıra anlatıp, 'hayırlara vesile' olarak yücelten kalemşörlere bakıyorum... İç bunaltıcı...
6. Filo geldiğinde Abanoz Sokağı'nı (tarihteki meşhur genelev sokağımız) baştan başa boyayan, yıkayıp, parlatan malum meslek erbabından ne farkınız var?
Birinci paylaşım savaşından sonra pazarlara ve enerji havzalarına hakim olan yapı, şimdilerde egemenliğini, yerel taşeronlarla sürdürüyor. 1950'lerden bu yana bürokrasisiyle, siyasetçisiyle, sermayesiyle, medyasıyla, burjuvasıyla taşeronlaşan elitlerin sonu gelmiştir.
Batı'yı; zihniyetini, ruhunu, yapısını çözen, bugün olan biten karşısında hayrete düşmez. Düşemez...
İran'da zamanında Musaddık'ın başına gelenleri bilmeden kimsenin, 'ben bu coğrafyada yaşıyorum ve meseleleri çözdüm' diye konuşmaya hakkı bile yoktur.
Türkiye, Obama'ya yaltaklanarak nereye varacak?
Ahmedinecad'la, 'işportacı kılıklı' diye dalga geçiyorsunuz, o ise sizin 'koskoca Amerika'nıza kafa tutuyor.
Sizler ise bakıyorum, pek şıksınız ama her geçen gün bizim gönlümüzde küçülüyorsunuz. Uyanın...Yolunuz yol değil.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.