Aralık-Ocak-Şubat dönemi işgücü rakamlarına göre işsizlik çarpıcı boyutlara ulaştı. Son bir yıl içinde tarım dışı işsiz sayısı 1 milyon 148 bin artarken tarım dışı işsizlik oranı yüzde 19'a ulaşmış bulunuyor. Geçen yılın aynı döneminde tarım dışı işsizliğin yüzde 13,7 olduğu dikkate alındığında tarım dışı işsizlik oranının sadece bir yılda 5,3 puan yükselmiş olması tek başına işgücü göstergelerindeki dramatik bozulmayı ortaya koyuyor. Orta vadede işgücü göstergelerinin ve özellikle işsizliğin nasıl bir yol izleyeceğinin sağlıklı bir şekilde tahmin edilmesi büyük önem taşıyor.
Bu amaçla Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi betam'da yürütülen araştırma işsizliğin 2009'da yıllık bazda yüzde 16,8'e ulaşacağını gösteriyor. 2010 ve 2011'de işsizlikte iyileşme beklememek gerekiyor. Betam araştırmacıları Dr. Seyfettin Gürsel ve Alper Dinçer yıllık bazda işsizliğin 2010'da yüzde 18'e, 2011'de ise yüzde 18,3'e yükseleceğini hesaplıyor. Bu tahminler doğrultusunda 2011'de yıl sonu itibarıyla işsiz sayısının 4,6 milyonu geçmesini bekliyor.
Aşağıda betam araştırmacılarının yaklaşım ve bulgularının bir özeti var. Detaylı tablolar için betam'ın internet sitesi betam@bahcesehir.edu.tr adresine müracaat edilebilir.
'2010 Ocak ayında tarım dışı işsizlik oranının yıllık bazda yüzde 20'yi aşarak yüzde 22,1'e yükseleceğini ve 2012 Ocak ayına kadar az da olsa artmaya devam ederek yüzde 22,6'ya ulaşacağını öngörüyoruz.
DPT'nin 2008 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Programı hükümetin 2009-2001 döneminde işsizlik göstergeleri için nasıl öngörülerde bulunduğunu göstermektedir. DPT'ye göre 2009'da işsizlik yıllık ortalama olarak yüzde 13,5 oranında olacaktır. 2010 ve 2011'de ise işsizlik oranı yüzde 13,9 olarak tahmin edilmektedir. betam'ın tahminleri çok daha olumsuz bir görünüme işaret etmektedir .
Bu tahminler gerçekleştirilirken öncelikle hükümetin yeni açıkladığı 2009, 2010 ve 2011 GSYH büyümesi tahminleri kullanıldı. GSYH büyümesinin ne ölçüde tarım dışı istihdamı etkileyeceği hesaplanırken tarım dışı istihdamın büyüme esnekliğinin yüzde 50 olduğu varsayıldı. Bir başka deyişle bu varsayım altında GSYH'deki yüzde 1'lik bir büyüme tarım dışı istihdamı yüzde 0,5 bir artışa neden olmakta.
Ancak 2009'da büyümenin negatif olacağı öngörülmektedir. Sözleşme sürelerinin ve kıdem tazminatlarının işten çıkarma ve dolayısıyla işe almada katılık yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, esnekliğin biraz düşeceği öngörüldü. Keza, 2001 krizinde de benzer bir durum ortaya çıkmıştı. Esneklik 2009 için yüzde 40 kabul edildi. Bu esneklik rakamları kullanılarak hükümetin öngördüğü büyüme tahminlerinin işaret ettiği tarım dışı istihdam seviyeleri hesaplandı.
TÜİK'in yayımladığı son rakamlara göre tarım dışı işgücü ortalamada yılda yüzde 3 büyüyor. İşgücü göstergeleri tahminlerinde de bu rakam baz olarak alındı. Buna ek olarak 2008'de ek çalışan etkisi ile hızlanan tarım dışı işgücü büyümesinin 2009 Nisan'da durağanlaşacağı ve eylülde ise gerilemeye başlayacağı varsayıldı. Azalmanın 2010'da devam edeceği, 2011'de tarım dışı işgücünün normal büyümesine geri döneceği öngörüldü. Yine benzer bir eğilim 2001 krizini takip eden dönemde gözlemlenmişti.
Özellikle tarım dışında yeni iş olanaklarının yaratılamaması 2008'de tarımda istihdamda 259 binlik bir şişmeye sebep olmuştu. Bu şişmenin zaman içinde azalacağı varsayımı altında, tarımda istihdamın 2009'da 100 bin kişi daha artacağı, ancak 2010'da yerinde sayacağı ve 2011'de 50 bin gerileceği tahminlere eklendi. Buna ek olarak tarımda işsiz sayısının 7 bin olduğu varsayıldı. Bu şu anda tarımda işsiz sayısına tekabül etmektedir.
Son olarak çalışma çağındaki nüfusun 2008 Ocak -2009 Ocak dönemindeki yıllık yüzde 1,8'lik büyüme temposunu 2011'in sonuna kadar koruyacağı dikkate alındı. Kısa vadede bu oranın değişmesi için bir sebep bulunmuyor.'
Yukarıdaki betam araştırması bir ikaz mahiyetinde. Ekonomi politikası belirleyicilerinin istihdam daralmasını önlemek için yeni politikalar getirmesi gerekiyor galiba! Veya biz önlem almayacaksak, dünyanın çok hızla toparlanması!