Mehmet Kenan Kaya mehmet.kenan@aksam.com.tr

kategori2

Aç gözünü, çek şalvarı adalet dağıt Tanrıça!

Saçlar, kulak hizasında kesilip Canan Arıtman stili fönlenmiş.   Kısa kollu, şık yakalı ceket,  Anadolu nakışlı bir kuşakla süslenmiş.
Bol kıvrımlı şalvarı, Antik Yunan işi bir sandalet tamamlıyor.
Yolda görseniz, sosyetenin moda ikonu Eda Taşpınar tasarlamış, çatlağın biri de ciddiye alıp giymiş diye düşünürsünüz.
Ama öyle değil!
Bu ultraşizofrenik sentez, Anayasa Mahkemesi'nin yeni binasına dikilen ve 'adalet'i simgeleyen kadın heykeli...
Peki kim sipariş etmiş bu 'sanat eseri'ni?
Türkiye'nin en önemli hukuk kurumunun başkanı!
Kime?
Aslan Başpınar adlı bir heykeltıraşa...
Başpınar'ı 2006 yılında Yozgat'taki köyüne diktiği ve kanserden ölen çiftçi babasını tasvir ettiği bir heykelden tanıyoruz.
(Tarlaya heykel 'dikmek' vaka-i adiyeden olmadığı için uzun süre magazini yapılmış, annesinin 'Bakıp bakıp hasret gidiyorum' dediği, köylü çocukların heykelin elini öptüğü yazılıp çizilmişti.)
Başka?
İşlerinin çoğunu Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hediyelik eşya mağazası DÖSİM'e pazarladığı, alçı kabartma panolar, 5 santimlik plastik Atatürk heykelcikleri yaptığı biliniyor.
Bir de Anıtkabir bahçesindeki bir rölyefi tasarladığı.
Kariyerinin bütün özeti bu...
Daha doğrusu buydu. Şimdi CV'sine Anayasa Mahkemesi'ne diktiği o 'tuhaf şey' de eklendi.
'Tuhaf şey', diyorum. Çünkü sanat tarihi eğitimi almama rağmen, Başpınar'ın 'Ben özgün ve yerel bir eser yaptım' dediği o kadın figürünü nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum. Ama içerdiği tuhaflıklara, heykeltıraşın açıklamalarındaki çelişkilere, seçici kurulun tavrına ilişkin bir Top 10 listesi çıkarabilirim. Şöyle ki:
1Heykel; uluslararası bir hukuk simgesi olan 'Adalet Tanrıçası Themis' heykeliyle büyük benzerlikler gösteriyor. Tıpkı Themis gibi Başpınar'ın kızı da bir elinde kılıç, bir elinde terazi tutuyor. Merak edenler için: Kılıç 'cezanın gücü'nü, terazi 'adaletin dengesi'ni simgeliyor.
2Themis'in gözleri bağlı. Bu da, Tanrıça'nın 'tarafsız' olduğu anlamına geliyor. Ama bizim kızın gözleri açık ve cin gibi uzaklara bakıyor. Heykeltıraş bu farkı 'Ne var bunda, yargıçların gözü de açık' diye savunuyor.
3Themis'in üzerinde bol kıvrımlı bir elbise var. Bizimki de bol kıvrımlı bir şalvar giymiş. Niye? Çünkü o, Kurtuluş Savaşı yıllarından bir Anadolu kızıymış. Diyelim öyle... O halde niye ceketinin yakası 2009 model. Bir de, cephede saçını hangi kuaföre fönletmiş? Kemalist imajı versin diye Canan Arıtman'ınkine mi?
4Ayaklarda bir sorun yok. İkisi de Antik Yunan işi bir sandalet giymiş. Bizimki Anadolu kızı olduğu için biraz tuhaf kaçmış ama o kadarı kurtarır.
5Zurnanın 'zırt' dediği madde bu: Bunca benzerlikten sonra Başpınar, 'Bu heykel Themis değil, benim kişisel yorumum. Zaten benden yerel, hiçbir yerde görülmemiş bir şey istediler' demiş. 
6Bu cümle hem doğru hem yanlış. Doğru, çünkü böyle bir 'şey'e dünyanın hiçbir yerinde rastlamak mümkün değil. Bu kişilik bölünmesini olsa olsa 'kimlik krizi'ni kimlik edinmiş Türkiye kaldırabilir. Yanlış, çünkü bu heykel 'özgün' falan değil. Themis'in maymuna çevrilmiş hali.
7Mesela... Bizim Anadolu kızı sağ eliyle terazi yerine Nuri 'Kantar'ın kellesini tutsa...  Sol eline de 'kılıç' çağrışımı yapsın diye bir Haşim Kılıç biblosu alsa, yeni semboller içerdiği için özgün olabilirdi ama ne yazık ki, bu 'yerel' çözüm Başpınar'ın aklına gelmemiş.
8Peki Anayasa Mahkemesi'nin imajını zedeleyen bu vakanın sorumlusu kim? Yeteneği ve yaratılıcığı ölçüsünde sanat tarihinde 'yığma, kitch, ucuz sanat' olarak okutabilecek o yapıtı tasarlayan Başpınar mı, yoksa 'Çok güzel olmuş' deyip binaya koyduranlar mı?
9Haşim Kılıç, Zühtü Müridoğlu'nun, Füreya Koral'ın, İlhan Koman'ın adını duymuş mudur? Ali Teoman Germaner'in bir sergisine gitmişliği var mıdır?
10Efsaneye göre, Yozgat'ta bir tarlada çamurla oynarken jeologlar tarafından keşfedilip Ankara'ya gelen Başpınar ile eğitiminin büyük bölümünü Yozgat'ta tamamlayan Haşim Kılıç arasında bir hemşerilik bağı var mı? Varsa: Kötü... Yoksa: Daha kötü...
Zira ne demiş şair: Ben Haşim Kılıç'ın
o heykeli beğenmeme ihtimalini sevdim!

Şahinze kadar cesur olmak

Şahinze...
Kars'ta, 80 haneli bir köyde yaşıyor. 497 nüfuslu Hasçiftlik'te.
En büyüğü 15 yaşında dört çocuğu var.
Gazetedeki fotoğrafta üçünü yanına almış, elinde 'kaybettiği kızı'nın fotoğrafını gösteriyor.
Evinin salonunda bir sedir, küçük bir tüp, alüminyum  çaydanlıktan başka bir şey yok.
Geçen hafta kendisiyle röportaj yapan gazeteciye 'Kocam kızımı sattı' diyor.
S....
Şahinze'nin büyük kızı.
15 yaşında.
İki ay öncesine kadar Kars'ta Anadolu Ticaret Lisesi'nde okuyordu.
Bir hafta sonu, okuldan evine dönmek için yola çıktı. Minibüse doğru giderken aynı köyde oturan 32 yaşındaki bir akrabası tarafından kaçırıldı.
Doktor olmak istiyordu ama... 'Meslek lisesinde okuduğum için puanım düşer, kazanamam' diye bankacılığa karar verdi.
Şimdi babası yaşında bir adamın imam nikahlı karısı...
Ömer...
Kızı okuldan eve dönmeyince jandarmaya başvurdu.
Birkaç saat sonra kızını kaçıran adamın babası telefon edince kaybolmadığını, kaçırıldığını öğrendi.
S.'ye karşılık 20 bin lira istedi. Pazarlık sonucu 10 bine razı oldu.
Jandarmaya gitti, kızının evden kaçtığını, pişman olup geri döndüğünü söyledi.
Şahinze...
İki aydır kızını satan bir adamla aynı yatakta uyuyor.
Satın alanlar, akrabası olduğu için ailesinden, 'Adam imam nikahı kıymış ya, daha ne' diyen komşularından baskı görüyor.
Ama direniyor hala... Töreye, şiddete, yoksulluğa boyun eğmiyor.
Elinde kızının lise üniformalı fotoğrafı 'Hayatını mahvettiler' diye yas tutuyor.
S....
 60 gecedir zorla evlendirildiği bir adama, 'parası karşılığı'nda kadınlık yapıyor.
'Öteki Türkiye' ya orası...
Her gece uğradığı tecavüzü kimseye duyuramıyor.
Devlet Baba...
Ara sıra 'Öteki Türkiye'ye uğruyor.
Sivilleri seçim öncesi beyaz eşya, koltuk dağıtıyor.
Üniformalıları içine Kürtçe sözcükler serpiştirilmiş cümlelerle bakkal kasap dolaşıp 'halk'a şirinlik yapıyor.
Biri çocuk yaştaki çocukların kafasını dipçikle patlatıyor, öteki hastaneye çiçek götürüp gönlünü alıyor.
Şov...
Üç harfli bir sözcük.
Şahinze'nin acısını dindirmiyor. S.'nin çalınan hayatını geri vermiyor.
Peki kim kurtaracak o kızı?
Şahinze'nin yüzüne kim bakacak?

Kendim ettim kene buldum

Haftanın tavsiyesi:  Bahara kanıp pikniğe gitmeyin, mümkünse çayıra çimene bile basmayın.
Çünkü 'kene'yle mücadele için 'akıl küpü timler kuran devletimiz, ilaçlama operasyonunda zamanlama hatası yapmış. Ve muhteşem bir şuursuzlukla, kene ve kene yumurtasıyla beslenen arıları, kuşları ve bazı böcek türlerini öldürmüş. Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Zafer Karaer'in sözleriyle 'Kenelerle değil, kenelerle mücadele eden yaratıklarla mücadele etmiş. Yani neymiş: Keneden daha tehlikeli ve maaşlı 'yaratıklar' da varmış!



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3