Her şikayetini hava durumuna bağlayanları bilirsiniz. Başı ağrıyor havadan, halsizlik var havadan, dizi ağrıyor havadan, terliyor havadan... Neurology dergisinde yayınlanan bir araştırma başağrısını havaya bağlayanların haklı olabileceğini gösterdi. Boston'da yapılan bu çalışmada 7 bin kişi 7 yıl süreyle takip edilerek havadaki değişiklikler ile başağrıları arasındaki ilişki incelendi.
Havadaki hangi özellik baş ağrısına neden oluyor?
1. Havadaki ani ısı değişiklikleri baş ağrısına neden olabiliyor. Öyle ki, hava sıcaklığındaki her beş derecelik artış başağrısı sıklığının
% 7.5 oranında artmasına neden oluyor.
2. Hava basıncındaki artışlar da aynı ısı artışı gibi başağrılarını tetikleyebiliyor. Basınçtaki her 5 milimetrelik artış başağrılarını % 6 oranında artırıyor.
3. Havanın nemindeki değişiklikler astımlılar için sorun teşkil edebiliyor ama başağrılarını etkilemiyor.
İKİ POTASYUM / BİR SODYUM (TUZ) ALIRSANIZ DAHA UZUN YAŞARSINIZ
Tuzun sağlığımız için zararlı olduğunu sağır sultan bile duydu buna rağmen etrafıma bakıyorum da kimse tuzsuz yeme konusunda bir çaba göstermiyor. Ekmeğimizi tuza banıp yemiyoruz ama yemeklere (tadına bile bakmadan) tuz ekme huyumuzdan vazgeçmiyoruz. Tuz deposu turşular pek çok kişi için sofranın olmazsa olmazı... Patates cipsleri ve salamura yiyecekleri saymıyorum.
Günlük alabileceğimiz maksimum tuz miktarı 2300 mg olarak belirlenmiştir. Bu miktar yaklaşık iki çay kaşığına tekabül eder. Tuzun fazla miktarda alınması vücutta su tutulmasına neden olarak uzun vadede yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini artırır. Yapılan çalışmalar tuz alımının üçte bir oranında azaltılmasının kalp krizi riski dörtte bir oranında düşürdüğünü göstermiştir. Buna karşılık potasyumun kan basıncını düşürücü ve kalp damar hastalıklarından koruyucu bir rolü vardır. Meyve ve sebzeler zengin potasyum kaynağıdır. Bir muzda yaklaşık 400 mg potasyum vardır. Keza patates, ıspanak, pirinç ve turunçgillerde de potasyumdan zengin besinlerdir. Besinlerinizi seçerken sodyumu, tuzu ve turşuyu azaltın, potasyumdan zengin gıdaları artırın.
TATLANDIRICI YERİNE ESMER ŞEKER
Yanlış beslenme alışkanlıklarını değiştirmek kadar zoru yok. 'Şeker hem zararlı hem kalorisi yüksek, o halde tatlandırıcı kullanalım' önyargısı yüzünden pek çok kişi tatlandırıcıyla dolaşıyor. Halbuki tatlandırıcılar en az şeker kadar (hatta bazıları şekerden fazla) zararlı.
'Tatlandırıcı kullanmıyorum' diyenlerin de fark etmeden aldıkları tatlandırıcılara dikkat etmesi gerekiyor. Sakız çiğnediğinizde, soda, diyet kola içtiğinizde, şeker hastaları için hazırlanmış tatlılarda, kahvaltı gevreklerinde hatta bazı ilaçlarda (Alka Seltzer Plus, bazı Tylenol türleri) tatlandırıcı vardır. Meyveli yoğurt başta olmak üzere ambalajında 'şeker yoktur' yazan ama size tatlı gelen pek çok ürününü içinde tatlandırıcı bulunur.
Gerek hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar gerekse insan çalışmaları gösteriyor ki tatlandırıcıların kilo verdirme, zayıflatma gibi etkisi yok. Dahası kalori yok diye tatlandırıcı kullanan insanlar, kullanmayanlara göre daha çok yiyor ve kilo alıyor. Bilim adamları, tatlandırıcıların sadece dili kandırdığını, buna karşılık doyma hissi oluşturmadığı için daha çok yememize neden olduklarını söylüyor. Örnek verecek olursak; yemek sonrası normal şekerle yapılmış bir porsiyon tatlı ile sofradan kalkmanız mümkünken tatlandırcıyla yapılmış bir porsiyon tatlıdan sonra gözünüz ikinci, üçüncü porsiyonlarda kalıyor. Diyet kola içen kişilerin kilo almalarının nedeninin de bu olduğu söyleniyor.
Tatlandırıcıların da sigara alkol gibi bağımlılık yaptığını unutmayın. Tatlandırıcı yerine çok az esmer şeker kullanın.