AKŞAM GAZETESİ | Bahri Havadır | 2009-04-27
Yağmur mu desem... Dolu mu desem... Yoksa taş mı yağacak?
Ama şu kesin ki; böyle giderse birilerinin canı fena yanacak!
Florya Florya olalı böyle bir gürleme duyulmadı, belki de sel olacak! Hem de birilerini önüne alıp, götürecek bir sel bu; karşısında kimse duramayacak!
Galatasaray'da inanılmaz şeyler oluyor...
Kapı arkalarında konuşanlar mı derseniz! Birbirinin arkasından laf üretenler mi dersiniz! Gruplaşmalar mı dersiniz! Hepsi var evet evet hepsi...
Peki bunları ben biliyorum da... Adnan Sezgin bilmiyor mu sanırsınız! Ya da Haldun Üstünel! Ya da Murat Yalçındağ! Hatta ve hatta Adnan Polat!
Evet evet... Başkan hepsini biliyor olup bitenlerin...
Duydum ki üs kuruyormuş Florya'da bugünden itibaren; en başta bahsettiğim gök gürültüsü bu işte!
Bundan sonra neler olacak? Ya da olabilir diyeyim!
Örneğin... Adnan Polat, çok yakın bir zamanda Arda'yı çağırabilir yanına... 'Ardacığım... Seni çok severim bilirsin. Ama duyduklarım hoş şeyler değil canım kardeşim... Sağda, solda Lincoln'e sallayıp, duruyormuşsun. Tamam; diyelim ki haklısın. Lincoln bu takıma bir şey vermiyor. Eee...Siz ne veriyorsunuz. Çıkın oynayın. Antalyaspor maçında ayaklarınızı bağlayan mı oldu?' diyebilir.
Başkan, Ümit'i alabilir karşısına... Ayhan'ı da... Volkan'ı da... Diğerlerini de... 'Bakın güzel kardeşlerim' diyebilir; 'Lincoln babamın oğlu değil. Şartları böyleydi, onun için sizden fazla para alıyor. Kendisini kolladığımız falan da yok. Siz Lincoln'ün parasını dert edeceğinize bir an önce nasıl düzeliriz diye onu düşünsenize...'
Lincoln'ü de es geçmez başkan... 'Bak kardeşim' der;
'Bir varsın bir yoksun... Takımla aranda uçurum her geçen gün büyüyor... Herkes seni kolladığımızı düşünüyor... Yıpranıyoruz... Kendine gel...'
Meira'ya sıra gelir sonra... 'Beni hayal kırıklığına uğrattın, hiçbir zaman oyuna ağırlığını koymuyorsun... Her şey var ama kazanma isteğin en üstte değil' diyebilir.
Peki Skibbe'yi unutur mu sanıyorsunuz... Asla unutmaz... 'Gel bakalım hoca şuraya' der ve ekler:
'Hoca sezon başından bu yana hep yanında olduk ama bir türlü takım ruhunu yerleştiremedin... Lincoln'ün yanında yer aldığını her fırsatta gösterdin... Lincoln ve diğerleri gibi baktın olaya... Herkese sıcak davrandın ama kimse yedek kulübesine bakıp titremiyor... Ya yedek kalırsam diye dert eden yok... Haydi bakalım, artık işin rengini değiştirme zamanı.'
Bunları biliyor muyum; hayır!
Ben tahmin ediyorum sadece...
Çünkü Adnan Polat'ın üzgün ve kızgın olduğunda neler yapabileceğini biliyorum. Hatta öyle biliyorum ki; yazdıklarım eksik bile; buna inanıyorum.
Adnan Polat asla pes etmez. Onun içindir ki bir ay boyunca Florya'ya kamp kuracağı haberlerini aldım Başkan'ın...
Eğer Galatasaraylı futbolcular silkinip kendine gelmezse ve takım şampiyonluk potasından uzaklaşırsa; Polat'ın diğer yüzü çıkacak ortaya... Gülen değil, gürleyen yüzü tabii... Ondan sonra deyim belki biraz ağır olacak ama Galatasaraylı futbolcuların başına taş yağacak...
Bunu ben görüyorum da siz görmüyor musunuz ey futbolcu arkadaşlar. Ey Skibbe... Ey Kalli...
Bir an önce kendinize gelin; Yoksa Bordeaux maçı sonrası yaşanacakları düşünmek bile istemiyorum... Benden söylemesi...