AKŞAM GAZETESİ | Bahri Havadır | 2009-04-27

kategori2

İki yüzlüler ve Bülent

Garip bir durum bu... 'İki yüzlü' diyeceğim onlara ama, bazen üç, hatta dört yüzleri de olabiliyor.
Gününe göre değişebiliyor çağımızda insanlar.
Yeni dünya düzeni bu olsa gerek; kolay mı her durumda üste çıkabilmek?
Konu Lincoln... Galatasaray'a geldiği ilk günden bu yana futbolundan çok hareketleriyle gündeme gelen Lincoln...
Lincoln, Trabzon'da oynamadı ya... Çok yüzlü arkadaşlar ellerindeki palayı salladılar hemen:
-Bu nasıl hoca?
-İnsan elindeki bir değeri kulübede oturtur mu?
-Hata yaptıysa - ki Hamburg maçında oyundan alınınca hocasına fırça atarak yapmıştır - verirsin para cezası olur biter kardeşim!
-Bırak adamı oynasın. Tutmayın Lincoln'ü patlasın!
Daha neler neler!
Bakın eminim ki Lincoln'ü Bülent hoca oynatsaydı aynı kişiler bu kez şöyle diyeceklerdi:
-Bu nasıl hoca, bu ne rezalet!
-Bir hoca Hamburg'da o kepazeliği yapan oyuncusunu ilk on bire alır mı?
-Otorite kardeşim, otorite. Önce otorite. Nerede kaldı bu hocanın otoriterliği?
Her şeyi çok iyi bilen mübarek insanlar! Adam bir de susar, karşısındaki hocanın kararına saygı duyar.
Bence Bülent hoca en doğru kararı vermiştir, Lincoln'ü kulübeye çekerek. Oynatsaydı diğer futbolcuların gözünde ne olurdu?
Bülent Korkmaz, takımı kazandı böylece... Nihayet herkes anladı ki; “Haaa... Demek ki Lincoln de futbolcuymuş; bizden farkı yokmuş' dediler.
Sanki Bülent Korkmaz, gökten paraşütle indi Florya'ya.
Hiç futbol oynamadı, hiç kadro dışı kalmadı... En verimli yıllarında sürgün günleri yaşamadı. Hiçbir şey bilmiyor da arkadaşlar ona futbolcuya nasıl davranılır onu öğretecekler!
Lincoln şimdi Hamburg maçında oynayacak.
Dur bakalım ne yapacak?
Madem ki kendini affettirmek istiyor; yaptıklarından pişman... O zaman sahaya çıkacak, bir ağzıyla kuş tutmadığı kalacak, takımına tur atlatacak.
Bülent hoca... Ne yazıyor soyadında...
Benim bildiğim Bülent KORKMAZ! Saçma sapan yorumlara da aldırmaz... Bunu bilseler ya artık.. Ama ne yaparsın; anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!


Stoper Kewell kalede de oynar mı
Kewell, Ali sami Yen'deki Hamburg maçında Hakan Balta'nın yanında stoper olarak oynayacak.
Bülent Korkmaz öyle diyor... Böyle daha iyi olacağına inanıyor...
Hatta Kewell'in getirdiği ilginç bir öneri de var: 'Beni kaleye koyun orada bile oynarım'
Bu elbette gerçekçi görünmüyor...
Bu sadece Kewell'in ne denli müthiş bir profesyonel olduğunu göstermeye yetiyor...
Onun transferinde bir numaralı rolü oynayan Haldun Üstünel anlatıyor...
'Gerçek bir lider... Takımda herkesin saygı duyduğu biri... Hangi koşul olursa olsun, çalışmasından ödün vermiyor... Florya'ya bir memur gibi gelip giden biri değil asla... Şanı şöhreti tavan yapmış olmasına rağmen son derece mütevazı... Ne kadar doğru bir transfer yaptığımızı şimdi daha iyi anlıyorum...'
Üstünel'in söylediklerine ne ilave edilebilir ki!
Bülent Korkmaz, Galatasaray için ne kadar büyük bir şanssa, Kewell'de aynen öyle...
Zaten ben insanın yüzüne bakarım... Kewell'in yüzüne bak, yüreğini anla...
O temiz kalbi, asilliği yüzüne yansımamış mı ?

Polat'ın kehaneti!
Hamburg maçından sonra Başkan Adnan Polat'la soyunma odasının kapısında karşılaştım...
Yaşadığı büyük heyecanın ardından rahatlamıştı. Gözleri ışıl ışıldı; 'Çocukları tebrik edip geleyim Bahri, seninle konuşacaklarım var' dedi.
15 dakika sonra buluştuk koridorda başkan Polat'la...
Bülent Korkmaz'ın, Lincoln'le yaşadıklarını konuşacağımızı sandım. Beraberliğe yorum yapacak diye bekledim. Kewell'in stoperde oynamasına değineceğine inandım. Yanılmışım...
Başkanın konusu başkaymış. Kestirmeden girdi: 'Bahri' dedi; 'Trabzonspor maçına Yunus Yıldırım'ı vermişler'
Sessiz kaldım. O devam etti:
'Kendisini beğenirim, ama endişelerim var... Yıprandı, yıpratıldı... Umarım maçta Yunus ön plana çıkmaz'
Ben de 'Başkan biraz pozitif düşünmek lazım. Hakemlerimiz bizim hakemlerimiz. Ligimiz onlarla bitecek' gibisinden laflar söyledim.
Aradan birkaç gün geçti. Trabzonspor maçı bitti; Yunus Yıldırım'ın düdükleri az daha maçı geçecekti!
Bugün bakıyorum da futbol medyası da, Galatasaray da, Trabzonspor da Yunus Yıldırım'ın performansından memnun değil...
Acaba Başkan Adnan Polat'ın içine mi doğdu Yunus Yıldırım'ın ortaya koyacağı bu performans?
Enteresan değil mi?