AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-04-27
Merkez Bankası peş peşe altıncı faiz indirimini yaparak politika faizlerini yüzde 9.75 seviyesine çekti. Faiz çok uzun zamandır ilk defa tek rakama indi. Böylece MB, 2008 yılının kasım ayından bu yana toplam 7 baz puanlık indirim yapmış oldu. Aynı süre içerisinde, Ekim 2008'in sonunda yüzde 24.15 seviyesinde olan ikincil piyasa faiz oranı derhal yüzde 12.55 seviyesine geriledi.
Aşağıdaki tablo Merkez Bankası'nın son altı ayda yaptığı faiz indirimlerinin özetini sunuyor.
Ekim 2008 16.75 - 24.15 8.73 7.47
Kasım 2008 16.25 50 20.17 8.95 7.49
Aralık 2008 15.00 125 16.45 8.45 7.26
Ocak 2009 13.00 200 15.11 7.46 6.71
Şubat 2009 11.50 150 15.29 6.88 6.44
Mart 2009 10.50 100 14.07 6.79 6.47
Nisan 2009 9.75 75 12.55 6.78 6.42
Tabloda son iki sütunda yer alan enflasyon beklentileri de son altı ayda 12 ay sonrasına ilişkin beklentilerde yaklaşık 2 puan, 24 ay sonrasına ilişkin beklentilerde de 1 puanlık düşüş olduğunu gösteriyor. Enflasyon beklentilerini göz önüne alarak reel faiz oranını kabaca hesaplayacak olursak, sonuçta 2008'in ekim ayında reel faizlerin yaklaşık yüzde 15.5 seviyesinde iken, bu ay itibarıyla yüzde 6 oranının altına indiğini görüyoruz. Reel faizde tahminen yaklaşık 9 puanlık düşüş önemli!
Teoride, Merkez Bankası'nın kasım ayında başlattığı faiz indirimlerinin kabaca 6-9 ay sonrasında etkisini göstermesi beklenir. Son dönemde açıklanan bazı veriler de bu etkinin yavaş yavaş devreye girmeye başladığına işaret ediyor. CNBC-e tarafından gerçek tüketim verilerine dayanılarak hesaplanan ve aylık olarak açıklanan CNBC-e Tüketim Endeksi mart ayında bir önceki aya göre yüzde 16.7 oranında arttı. Mevsimsel olarak düzeltildiğinde artış oranı yüzde 8.9. Üç aylık ortalamalara baktığımızda 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 11 oranında azalan özel tüketim, 2009'un ilk çeyreğinde sadece yüzde 0.5 azalmış.
Diğer yandan, Merkez Bankası tarafından haftalık olarak açıklanan tüketici kredisi verilerinde de yukarı doğru bir trend değişikliği göze çarpıyor. Bu kredi artışında son dönemde uygulamaya konulan vergi indirimlerinin etkisi var. Ancak bu indirimler sadece mart ayının ikinci yarısında geçerli idi. Dolayısıyla üç aylık ortalamalara sadece kısmi etkisi var. Önümüzdeki dönemde ise bu etki daha da artacaktır diye düşünüyoruz. Ancak asıl önemli faktörün faiz indirimlerinin gecikmeli etkisi olarak ortaya çıktığını düşünüyoruz.
Aynı zamanda mart ayı sonrasında yapılan seçimlerin ardından, ekonomik programda revizyon yapılması, IMF ile anlaşma konusunun yeniden gündeme getirilerek hızlandırılması da beklentileri olumlu etkiledi. Piyasa faizlerinin düşüşünde Merkez Bankası'nın indirimleri kadar hatta daha fazla, beklentilerdeki olumlu değişikliğin rol oynadığını düşünüyoruz.
Son olarak, Merkez Bankası'nın faiz indirim miktarlarına baktığımızda 50 puandan başlayıp 200 puana kadar yükselen bir trendin, daha sonra kademeli olarak 75 baz puanlık indirime gerilediğini görüyoruz. Nitekim Merkez Bankası da yaptığı açıklamada para politikasındaki esnekliği kaybetmek istemediğini açıkladı. Bunun kabaca tercüme edersek, büyük bir sürpriz ve çalkantı olmazsa, önümüzdeki dönemde sırasıyla önce 50, sonra 25, yani toplam 75 baz puanlık bir indirim indirim daha bekleyebiliriz.
Faiz düşüşünün kamu bütçesi açığı ve kamu borçlanma artışı açısından da olumlu etki yapacağını unutmamak gerekir.