AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-04-27
Sarı-Kırmızılı takım iddiasını devam ettirmesi için bu maçı kazanmak mecburiyetindeydi. Onun için de hücuma dönük bir takımla sahaya çıktı.
Zira öyle çıkması lazımdı. Lincoln, onun önünde Baros ve Nonda.
Zaten orta sahada Ayhan, golü atan Barış maçın kader adamlarıydı.
Çok iyi oynadılar, hatta Barış kornerden gelen topu kovalayarak golü attı ve takımını ümitlendirdi.
Fenerbahçe'nin dışında Sivasspor ve Beşiktaş 3'er puan almıştı.
Galatasaray'a puan kaybetmek, kadro dışı kalmaktan başka bir şey değildi. Ama işin garibine bakın ki, son dakika kornerden gelen topa Meye, çok iyi zıpladı, çok da iyi vurdu kafayı.
Sanctis, o dakikaya kadar hiç de kötü oynamadı. Kalesinde bana ilk yarı güven verir gibiydi.
Ama öyle bir gol yedi ki, yaptığı iyi şeylerin hepsi silindi. Galatasaray'a iki puan kaybettirerek çukurun içine yuvarladı.
Galatasaray'da sağ bek oynayan Serkan bugün için değil ama ilerde iyi olacak. Stoper Semih de öyle.
İşte Galatasaray'ın puan kayıpları bir tarafa; iki genç çocuğu ilerde kazanır diye düşünüyorum.
Kewell dün akşam ortalarda dolaştı o kadar, hiçbir şey yapmadı.
Baros da öyle. Hatta çıkarıldığına kızdı gibi.
Nonda durduğu yerde sakatlandı. O nasıl oldu anlayamadım.
Ankaraspor'un defansı Ömer, Ediz, Erhan ve Baki sağlam oynadılar.
Ediz'in golün geldiği korner atışına itirazı, bana göre de haklıydı.
Topu Nonda çıkarmıştı auta. Ediz değil.
İşte böyle ters olaylar futbolda her zaman golle neticelenebilir.
Mehmet Çakır dün akşam hiçbir şey yapmadı. Hürriyet her zamanki gibi orta sahanın kralıydı.
Adem Koçak, Hürriyet'ten sonra çıkana kadar, Ankaraspor'un futbol oynayanıydı. Ayağa pas attı. İkili mücadelelerden çoğunda galip çıktı.
Ve Ankaraspor takımının beraberliği uzak bir ihtimal gibi düşünülürken, son dakika beraberlik golüyle Fenerbahçe, Beşiktaş'tan sonra Galatasaray'a da yenilmedi. Galatasaray şimdi yukarıda yazdığım gibi çukurun dibinde bekliyor.