AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 28 NİSAN 2009, SALI

6 Saatlik hücre baskını!

Yeni hafta kanlı bir operasyonla başladı. Devrimci Karargah Örgütü'nün yöneticilerinden Orhan Yılmazkaya'nın bulunduğu Bostancı'daki daireye yapılan baskın 6 saatlik çatışmayla son buldu. Ekibinin önüne geçen Emniyet Amiri Semih Balaban şehit düştü. Teröristin öldüğü çatışmada yoldan geçen 16 yaşındaki bir genç can verdi. 7'si polis 9 yaralı...

 

ic2
Her yeni haftaya yeni bir Ergenekon dalgasıyla başlayan Türkiye, dün sabah uzun süredir hafızalardan silinen bir hücre evi baskını ve çatışmayla uyandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 1 Mayıs öncesi kanlı eylemler hazırlığı içerisinde olan ve Devrimci Karargah olarak bilinen radikal bir sol örgüte yönelik operasyon başlattı. Aynı anda aşırı radikal dinci örgütlere de yönelik operasyon kapsamında 60 ayrı adrese eşzamanlı baskın yapıldı.
Bu adreslerde herhangi bir mukavemetle karşılaşmayan polisi, Bostancı'daki adreste 6 saatlik bir çatışma süreci bekliyordu. Kadıköy, Bostancı Emanet Sokak'taki 6 katlı bir apartmanın birinci katındaki daireye saat 05.30'da baskın düzenledi.

EN ÖNDEN O GİTTİ
Operasyonun başındaki Özel Harekat Birimi Emniyet Amiri Semih Balaban 7 kişilik timinin önüne geçerek dairenin kapısını çaldı. Balaban'ın 'Aç, polis' diye seslenmesinden hemen sonra daireden üzerine el bombası atıldı. Balaban ayaklarının dibine düşen bombanın patlamasıyla olay yerinde şehit düştü.
Polis memurları İbrahim Tonyalı (45), Ayhan Kıraslan (42), Arif Buran (34), Muammed Gültekin (42) ve adı henüz öğrenilemeyen üç polis memuru yaralandı. 

TESLİM OLMAM DEDİ
Terör örgütü Devrimci Karargah'ın sorumlusu Orhan Yılmazkaya, Balaban'ın telsizini alarak, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile basın mensuplarına seslendi. 'Müdür duyuyor musun sesimi' diye başlayan konuşmada terör örgütü üyesi şöyle seslendi: 'Kanımın son damlasına kadar savaşacağım. İsmim Orhan Yılmazkaya. Devrimci Karargah savaşçısıyım. Yaşasın hakların kardeşliği. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının mücadele birliği. Binlerce yıldan beri sürdüğü gibi. Mahir Çayanlar'dan, Deniz Gezmiş'lerden beri sürdüğü gibi' dedi. Bu konuşmaların ardından telsizlerin frekansları kesildi.
Ardından dairenin penceresinden ateş açılmaya başlandı. Çatışma tam 6 saat sürdü. Daireden açılan ateş sonucu bir genç hayatını kaybederken bir kameraman ile bir vatandaş yaralandı. Silah sesleri saat 11.30'da kesildi. Polis önce yan daireye buradan duvarı delerek hücre eve girdi. Evden Orhan Yılmazkaya'nın cesedi çıkarıldı.

HAKKARİ'DEN SAĞ DÖNEN AMİR İKİ ÇOCUK BABASIYDI
ŞEHİT Emniyet Amiri Semih Balaban (34) yaklaşık üç yıl görev yaptığı Hakkari'den, bir yıl önce İstanbul'a tayin olmuştu. Hakkari'deki çok sayıda çatışmaya katılan Balaban'ın eşi de  polisti. 8 aylık ve 3 yaşında iki kız çocuğu babası olan Balaban, bir yıl önce başkomiserlikten emniyet amirliğine terfi etti. Balaban 7 yıldır Terörle Mücadele Operasyon Bürosu'nda çalışıyordu.

KANLI YAYINA KESİNTİ
TELEVİZYON kanalları Bostancı'daki çatışmayı izleyicilerine aktarabilmek için yarıştı. Vatandaşlar çatışmayı dakika dakika canlı yayında aktarırken Mazlum Şeker'in ölümünün de yayına verilmesi tepkilere yol açtı. RTÜK, Başbakanlık yazısı ile İstanbul-Bostancı'da meydana gelen çatışmayla ilgili yayın yasağı kararı alındığını bildirdi. RTÜK'ten yapılan yazılı açıklamada, ''Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na gönderilen 27.04.2009 tarihli ve 00897 sayılı Başbakanlık yazısı ile 27 Nisan 2009 Pazartesi günü (bugün) İstanbul-Bostancı'da meydana gelen çatışmayla ilgili yayın yasağı kararı alındığı ilgililere önemle duyurulur'' denildi. Yayın yasağı çatışmanın bitmesinin ardından kaldırıldı.

İSTANBUL'DA 40 GÖZALTI
Sol ve sağ örgütlere yönelik operasyon kapsamında İstanbul'da 40 kişi gözaltına alındı. Devrimci Karargah Örgütü'nden 11, El Kaide ve Hizbullah'a yönelik baskınlarda ise 29 kişi Emniyet'e götürüldü. Bağcılar'da bir adreste ise 4 adet tabanca, çok sayıda el bombası, bomba yapımında kullanılan malzemeler, 7 adet TNT kalıbı, 15 kilogramı nitrat ele geçirildi. Devrimci Karargah Örgütü'ne yönelik operasyonlarda Vatan Gazetesi İnternet Sitesi Yayın Yönetmeni Aylin Duruoğlu ile Özgür Dinçer, Süleyman Gürkan Anıl, Fatih Aydın, Abdüsselam Sultan, Muhammet Çetin, Mehmet Yeşiltepe, Ceren Sültaş, Aylin Duruoğlu, Sevim Öztürk, Ergin Öncü, Mustafa Aşula, Melek Seven gözaltına alındı.

MAZLUM YAŞADI MAZLUM ÖLDÜ
Çatışmanın genç kurbanı Mazlum Şeker'in görüntüleri tüm Türkiye'yi ağlattı. İşe giderken merak edip çatışmayı izleyen Mazlum Şeker, hücre evinden açılan ateş sonucu başına isabet eden kurşunla tüm dünyanın gözü önünde can verdi.
Diyarbakırlı 5 çocuklu bir ailenin en küçüğü Mazlum Şeker, dün sabah bir yıldır olduğu gibi yine Kartal Soğanlık'taki evinden çıktı. Mazlum, bulaşıkçı olarak çalıştığı Bostancı'daki restorana yaklaştığı sırada çatışmayı görünce bakmak istedi.
Basın mensupları da bu sırada olay yerine yaklaşık 100 metre mesafede oluşturulan emniyet şeridinin bulunduğu bölgeden görüntü almaya çalışırken hücre evinden ateş açıldı.  NTV kameramanı İlhan Kandaz'ın kulağını delerek geçen kurşun Şeker'in başına isabet etti. Televizyonların canlı yayında olduğu sırada gerçekleşen olayda Şeker kanlar içinde yerde kaldı. Henüz 16 yaşındaki Şeker yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kameraman Kandaz ise hafif şekilde yaralandı. 
Mazlum'un ölümüyle şoke olan iş arkadaşlarından İbrahim Demir, 'Çevremde ismine bu kadar yakışan kimse yok. Mazlum ismi onu anlatıyordu. Çok sessiz ve efendi kişiliğiyle hepimizin sevgisini kazanmıştı. Kendisinden büyüklere gösterdiği saygı ile aramızda önemli yer edinmişti' dedi.

MÜLKİYELİ ORHAN MUHABİRLİK YAPTI
ÖLEN terörist 39 yaşındaki Orhan Yılmazkaya Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuydu. Yılmazkaya'nın Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'nde yaşayan dayısı Nuri Öztürk, aldığı haberle şoke oldu. Yılmazkaya'nın annesi Aysel ve babası Hikmet Yılmazkaya'nın uzun yıllar Almanya'da çalıştığını, yeğeni Orhan'ı kendisinin büyütttüğünü söyleyen Öztürk şöyle dedi: ''Böyle bir şey yapacağını hiç tahmin etmiyorduk. Üniversiteye gidene kadar onunla biz ilgilendik ve okuttuk. 2-3 yıldır biz ve de ailesi haber alamadı. Acı olayı televizyondan duydum. Anne-babasına ben haber verdim.' Orhan Yılmazkaya'nı bir süre günlük bir gazetede polis muhabirliği yaptığı öğrenildi.

'GEMİ KAPTANIYIM' DEDİ
Çatışmanın yaşandığı daireyi yaklaşık 2 ay önce Devrimci Karargah Örgütü'nün üst düzey yöneticileri Necdet Öztürk ve Melek Senem aylık bin 200 TL'ye kiraladı. Kendilerini evli bir çift olarak tanıtan iki terörist evi kiralamaya bir çocukla geldi. Öztürk ev sahibine kendini gemi kaptanı olarak tanıttı.

AKP İL BİNASINA BOMBALAMIŞLARDI
İstanbul'da Birinci Ordu Komutanlığı'na 8 Ağustos 2008'de yaptıkları havan saldırısı ile adını duyuran Devrimci Karargah Örgütü'nün 'Doktorcular' olarak bilinen TKP - Kıvılcım'ın (Direniş) geleneğinden geldiği ileri sürülüyor. Aralık 2008'de AKP İstanbul İl Binası'na da kurye görünümünde girerek bombalayan örgüt, 70'lerin militan mücadele tarzını benimsiyor. Devrimci Sol adlı örgüt ile birleşen Devrimci Karargah, PKK ile de yakın ilişki içinde. Bostancı'daki çatışmanın yaşandığı evde arama yapan polis, çok sayıda sahte komiser ve komiser yardımcısı kimlikleri buldu. Örgütün bu kimlikleri kullanarak polis kılığında eylemler düzenleyeceği ortaya çıktı. Öte yandan terör örgütün, 10 Nisan Polis Günü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katılımıyla Ankara Anıttepe Tesisleri'nde düzenlenen törene yönelik eylem planladığı ancak önlemler nedeniyle vazgeçtiği öne sürüldü.

TANIKLAR DEHŞETİ ANLATTI
Çocuklarımı küvete  saklayıp korudum
POLİS sokak sakinlerine 'Evlerinizden çıkmayın, pencereden bakmayın' anonsları yaptı. Çatışmanın yaşandığı apartmanın sakinlerinden bazıları korkudan çocuklarını küvetlere saklayarak korumaya çalıştı. Görgü tanığı Haluk Altaç, şunları anlattı: 'İlk yaralanan polisi bir bayan polis dışarı çıkardı. Ardından operasyon ekibi geldi. Özel kaskları ve çelik yelekleri vardı. Onlar binaya girdikten sonra bomba patladı. Üç yaralı polis de bu şekilde dışarı çıktı, birinin yüzü çok kanlıydı. Özel timden bir kişi bizim evin önünde mevzi alıp ateş açmaya başladı. Çocuklarımla eşimi banyoya kapattım. Polisler teröristin olduğu dairenin yanındaki daireyi anne, baba ve kızı üst katlara çıkarttı. Ardından bu daireye girip, çatışmaya devam ettiler. İçeri bir delici makine soktuklarını gördüm. Atılan bombalardan dolayı bu dairede yangın çıktı. Çatışma devam edince polisler sokağa panzer getirip, panzerin arkasına saklanıp çatışmaya devam ettiler.'

4Basın sorumlu  davranmalı
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan saldırının ardından İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, İstanbul Valisi Muammer Güler ve Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte Haydarpaşa Numune Hastanesi'ndeki yaralıları ziyaret etti.
Başbakan Erdoğan, canlı yayına tepki göstererek şöyle dedi: 'Bir başbakan olmanın ötesinde bir vatandaş olarak özellikle televizyonların, uluslararası medya etiği doğrultusunda davranmalarının gereğine inanarak bunları söylüyorum. Olumsuz tesirleri hep birlikte göz önüne almamız gerekiyor. Bakın, iş o kadar abartılıyor ki o kadar bu işin alanı içine girme gayretinde oluyoruz ki buyurun bir tane kameraman arkadaşımız da yaralanıyor. Allah göstermesin bu çok daha ağır bir duruma dönüşebilirdi. Bu kadar bu işin içine girmenin, üstelik güvenlik güçlerimizin bu işin tamamen dışındaki bir alana çekilmelerini istemelerine rağmen çekilmemek, bunlar bizim işimizi ciddi manada sıkıntıya sokuyor.'
Başbakan, bir gazetecinin sorusu üzerine 'Bir defa Emniyet Teşkilatı orada gerekli her türlü tedbiri aldı. Bütün orada kordonların çekildiğini bizzat ben gözlerimle gördüm. Ama koruma bandının önüne geçenlerin olduğunu da gördüm' dedi.

ÜÇ ÜST DÜZEY YÖNETİCİDEN BİRİ
İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise operasyona ilişkin  'Onlar izleniyordu, sansasyonel eylemler yapacakları yönünde bilgiler vardı. Tespitler yapılmıştı. Bu çerçevede gece ciddi bir operasyon, yaklaşık 60 hedefi olan bir operasyondur. Devrimci Karargah diye bilinen hem solla hem bölücü terör örgütüyle bağlantılı bulunan kişi lider kadrolardan biri. Bu örgüt, daha önce 1. Ordu'yu hedef alan bir eylemde bulunmuştu. Bu kişi 3 üst yöneticiden birisi' dedi.