AKŞAM | PAZAR | 26 NİSAN 2009, PAZAR

Ben bir sihirbazım

'Basit Bir Ev Kazası' ile bir sezonda tam 3 tiyatro ödülü kazanan Günay KaracaoÄŸlu, sahnede kendisini bir sihirbaz gibi görüyor ve seyirciyi yarattığı illüzyona inandırmaktan müthiÅŸ keyif alıyor.

3
Günay KaracaoÄŸlu tiyatro sahnesinde devleÅŸen oyunculardan, hatta öyle ki son oyunu 'Basit Bir Ev Kazası' ile bu yıl 3 ödül birden aldı. Muhsin ErtuÄŸrul, Sadri Alışık ve Afife Tiyatro Ödülleri'nde, Komedi dalında En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini toplayan KaracaoÄŸlu ile kadın-erkek iliÅŸkilerinden komik kadın olmaya; sahnede olmaktan sahte olmaya uzanan son derece samimi ve keyifli bir sohbet gerçekleÅŸtirdik...

Kayserili olduÄŸunuz için mi komiksiniz acaba?
1971 doÄŸumluyum ve Kayseri'de 1975'e kadar yaÅŸadık. Allah rahmet eylesin babam çok aydın bir insandı ve orada bir ilerleme kaydedemeyeceÄŸini düÅŸünüp çoluÄŸu çocuÄŸu toparlayıp İstanbul'a yerleÅŸti.

ISRARLA ÖLMEMİŞİM
Oyuncu olacağınız siz küçükken belli miymiÅŸ?
BelliymiÅŸ... Çok küçük doÄŸmuÅŸum; öleceÄŸimi sanmışlar. Ama ben ısrarla ölmemiÅŸim, yani belliymiÅŸ 'daha yapacak çok iÅŸim var' ısrarıyla ölmememden. Okulda tiyatro kollarında oynarken karar verdim mesleÄŸime. Hatta lisede okurken ödül almıştım ve babam çerçeveletmiÅŸti. Hiç unutmam 'Herkes sanatçı olabilir ama tiyatrocu olamaz' demiÅŸti, çok aydın bir insandı.
Liseden sonra da konservatuar sınavına mı girdiniz?
Evet... Oyuncu olmalıydım, neden bilmiyorum. Kimse de bilmez zaten, örnek aldığım ya da etkilendiÄŸim biri de yoktu. Mimar Sinan'ın sınavlarına girdim, ilk sınavı çok yüksek bir puanla kazandım ama ikinci sınavı kazanamadım. Büyük bir talihsizlik nedeniyle.

Ne oynamıştınız sınavda hatırlıyor musunuz?
Zilha'yı oynamıştım; Zeliha Berksoy'un oynadığı, en yüksek puanı vermiÅŸ bana. BaÅŸarıyla ilgili bir ÅŸey yok.

Ama vazgeçmediniz?
Vazgeçmedim, ben gayet üzgünken, hatta uykularımdan aÄŸlayarak uyandığım bir dönemde, bir arkadaşım 'Müjdat Gezen'in sınavına girelim' dedi.

MÜJDAT GEZEN'İ  BİRİNCİLİKLE BİTİRDİM
Arkadaşınız hayatınızı etkiledi teklifiyle sanırım...
Aynen öyle, 'Orayı hiç kazanamam' dedim. Beni ikna etti, girdik sınava arkadaşım kazanamadı, ben kazandım. Hayatımın en mutlu 4 yılını yaÅŸadım, çok demokratik çok huzurlu bir ortamdı. Orayı birincilikle bitirdim.

Eski eÅŸinizle (Åževket Çoruh) okulda mı tanışmıştınız?
Evet, aynı okuldandık. Åževket bir dönem altımdaydı. Yeniden evlendim ben.

Hayırlı olsun, aynı meslekten misiniz, iş temponuzu anlıyor mu?
EÅŸim yapımcı, tabii beni anlaması lazım. Aynı meslekte olunca avantajlar oluyor elbette. Herkes sofra kurarken biz sahneye çıkıyoruz, herkes yatarken biz gelip yemek yiyoruz.

Dışarıdan bakınca hayatınız çok rahat ve eÄŸlenceli görünüyor?
Oyundan çıkınca gece kulüplerine gidip elime bir kadeh içkimi alıp dolanmıyorum ortalarda. Bir yaÅŸam tarzı olarak bunu tercih etmiyorum, o krem karamel tabakadan deÄŸilim.

O tarz hayatı yaÅŸamak, iÅŸ anlamında büyük getiri saÄŸlar mı?
SaÄŸlayabilir ama neye göre baÅŸarı kazanılıyor? Birçok iÅŸe atlayıp baÅŸarısız oluyorlar. Sahnenin benim bulunduÄŸum noktası daha deÄŸerli. Saf ve temiz bir yanınız kalıyor. Benim derdim baÅŸka, giydiÄŸim elbisenin modeli deÄŸil. Onların bulunduÄŸu yer daha havalı gibi, mesela beni magazinde de görmek istiyorlar.

Neden görmüyorlar, dışarı çıkmıyor musunuz?
Çıkıyorum ama baÅŸka yerlere gideriz biz, meyhaneye gideriz.

Sosyal hayattan koparsanız nasıl oyuncu olursunuz?
Mümkün deÄŸil ama ben gözlemlediÄŸim insanları oynuyorum. O yüzden herkese sahici geliyor.

O kadar sahici geldi ki, bu yıl 3 ödülü de siz aldınız.
Biraz ayıp ettim ama aldım.

 Tahmin ettiniz mi 'Basit Bir Ev Kazası'na baÅŸlarken ödül alacağınızı?
Hayır, benim tek derdim 'dekor iyi olsun', 'müzik nasıl oldu'ydu. Kafamda hiç böyle bir ÅŸey yoktu, en güzeli de budur zaten. Oyuna baÅŸlayayım, 'bir Afife alayım' diye düÅŸünmedim hiç.

Ödül almak için baÅŸlarsanız iÅŸe, kasılırsınız herhalde.
Ödül törenlerinde bunu görmek mümkün zaten, o yüzden ben sadece köftelerimin iyi piÅŸip piÅŸmediÄŸini düÅŸünüyorum.

TEK KİŞİLİK OYUN   Ä°ZLERKEN ÜZÜLÜRÜM
Tek kiÅŸi oynamak zor deÄŸil mi?
Hem de nasıl. Seyirci olarak da tek kiÅŸilik oyunlara sıcak bakan biri deÄŸilim. Oyuncunun yalnızlığından çok etkilenirim sahnede. 'KeÅŸke  2 kiÅŸi olaydı sahnede' diyesim gelir. Ama bu oyunda, ben karakterleri ayırdıkça oyun kalabalıklaÅŸtı sanki.

Ödül alacağınızı biliyor muydunuz törene giderken?
Hayır, sıfır bilgi... Zaten o yüzden çok ÅŸaÅŸkındım. Çok büyük isimlerle beraber adaydım, onlar kazanır diyordum. Hepsi de tebrik etti.

Jüri sizi seyretti mi?
Seyrettiler, en önden ve o kadar çok heyecanlandım ki anlatamam. En kötü oyunlarımı oynadım. Ne olursa olsun jüri gelmiÅŸ, benim yanımda kimse de yok. Çok acıklıyım bir başıma.

Siz oynadığınız kadın kadar ve onun gibi güçsüz hissettiniz mi hiç?
Tabii hissettim, herkes hissetmiÅŸtir. Bana eve yardıma gelen kadın da etkilendi oyundan, Tomris GiritlioÄŸlu da. Hepimiz kırılmadık mı, incinmedik mi? Aslında kafamız ne kadar karışık, ne kadar güçsüzüz, erkekler de bunu görüyorlar oyunda.

Komik oyuncu olmak rolünüzü   zorlaÅŸtırmıyor mu?
Çok hem de. Gülmek zekaya hitap eder, aÄŸlamak duyguya hitap eder. Dramlarda ortalama acıklı durumu bilebilirsiniz, komedide bilemezsiniz, zordur ortalama zekayı tutturabilmek.

Turneler var mı?
Çok mutluyum her yere gidiyoruz, sade ve süssüz cümlelerle çok güzel ÅŸeyler anlatıyorlar. Benim için sahnede olmak, sihirbazlık gibi. Yaptığım ÅŸey aslında yalan ama ona inandırıyorsun. Hayal kuruyorlar, bana cevap veriyorlar, kendilerini maceraya kaptırıyorlar. Herkesin herkese anlatacağı bir ÅŸey vardır, ben de umut vermek istiyorum.

Oyunda aÄŸlatıyorsunuz da, aÄŸlatmak         güzel mi bari?
Seyirci aÄŸladığında üzülüyorum ben. Bir kadın hıçkırdı mesela, ona çok üzülmüÅŸtüm. Bir replik var oyunda 'Ben Bodrum'a hiç gitmedim' diye. Bir kadın 'Ben de' deyiverdi, içim acıdı.

Kızımla aynı boydayız; beni ciddiye almıyor
Kızınızla yakın mısınız, kaç yaşında?
12 yaşında, ben ona annecilik yapıyorum. Aynı boyda olduÄŸumuz için ciddiyetim kalmadı. 8 yaşına kadar idare ettim, ÅŸimdi otoritem kalmadı. Ben de ilk defa anne oldum bilmiyorum ki, yaÅŸayarak öÄŸreniyorum anne olmayı. Geçen gün on üç yaşımdayken yazdığım günlüÄŸümü buldum, ona da okudum.

Neler yazmışsınız?
Çok aşığım, tabii karşılıksız, aÅŸk acısı çekiyorum fena halde. ÇocuÄŸa demiÅŸim ki 'sana aşığım'. Nasıl cesurum baksana; çocuk da bana 'Günay senden nefret ediyorum' demiÅŸ. Rezalete bakın.

Ama erkekler aslında başka şey anlatmak ister.
Ben ne demiÅŸim peki, tahmin edin... 'Büyük aÅŸklar, nefretle baÅŸlar' (kahkahalarla gülüyoruz). BaÅŸladı mı? Hayır tabii ki. Onu ÅŸimdi görmek ve bunu hatırlatmak istiyorum. Gülenay'a 'Ben bunu annemle paylaÅŸamadım, sen çok ÅŸanslısın benimle her ÅŸeyini paylaşıyorsun' dedim. Åžunu da söyledim; 'bir erkek bir kadının sadece baÅŸarısına aşık olur, o yüzden de ben hep baÅŸarılı olmak zorundaydım'. Güzel olmak, alımlı olmak bir yere kadardır. İlk kocam bana, ben sahnedeyken aşık olmuÅŸtu, 1.90 boyundadır. Åžimdiki kocam Cengiz de öyle; bana sahnedeyken hayran olmuÅŸtur. Bu kadar baÅŸarılı olmasam ufak tefek, çok konuÅŸan bir kadın olurdum sadece.

Erkekler başarılı kadınlara aşık olmuyorlar artık?
Oluyorlar elbette ama söyleyemiyorlar, o kadar güçlüsün ki.

Daha güvensiz kadınları istemiyorlar mı?
Yok ama sana aşıkken orada kedi seven bir kadın görüp ona aşık oluyorlar. O da baÅŸka bir versiyon.

ELİF AKTUĞ

 

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3