AKŞAM | YASAM | 25 NİSAN 2009, CUMARTESİ

Şehir Tiyatroları’nda bir efsane!

Yine benim grip olduÄŸum bir kış akÅŸamı Unkapanı’nda yürüyoruz. Üzerimde en kalınından bir palto, atkı, bere, eldiven; artık Allah ne verdiyse giymiÅŸim. Robocop gibi yürüyorum. Bir tek gözlerim açıkta... Türkan Saylan beni böyle görse asla burs vermez yani; öyle bir görüntü. Neyse ki burs alacak çağı geçtim. Öyle üÅŸüyorum ve rüzgar öyle esiyor ki, ayıptır söylemesi toplam 36 kilo çektiÄŸim için rüzgarda oraya buraya savrulmak kolay oluyor, sürekli yanımdakinin elini tutuyorum. Kan eksikliÄŸinden de herkesten çok daha fazla üÅŸüyorum.  
O akÅŸam Fatih ReÅŸat Nuri Sahnesi’nde Maskeliler oyunun galasına davetliydik. Tiyatro galalarına iki elim kanda olsa, üÅŸümekten kaskatı kesilsem, kar bütün yolları kapasa bile katılırım ben. Hem oyun izlemeye bayılırım; hem de davete katılan diÄŸer oyuncuların hal ve tavırlarına… Onlar ömürlerini kısıtlı imkanlarla geçirmiÅŸ olmalarına raÄŸmen hallerinden çok memnundurlar çünkü. ‘Tiyatro aÅŸkı’ diye bir ÅŸeyin olduÄŸuna bu insanları gördükçe inanmaya baÅŸladım ben. Birbirlerini o kadar iyi anlıyorlar, o kadar çok seviyorlar ki; yan yana geldiklerinde gözlerinin içi parlıyor. İnanılmaz şık kıyafetlerle, saçlarındaki zarif topuzlarla, topuklu ayakkabılarla, en ÅŸahane takım elbiseleriyle katılıyorlar davetlere. Mesela Hale Eren… Yılların kostüm tasarımcısı bugün 56 yaşında. Fakat seksiliÄŸiyle, güzelliÄŸiyle, zarafetiyle daÄŸları taÅŸları çatlatacak kadar alımlı. Tiyatronun kapısından içeri girdiÄŸi anda herkes Hale hanımın etrafında dört dönüyor, onu kendisine layık bir yerlere oturtmak için çılgınca çaba sarfediyorlar. Mesela Åžehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya… O da yakışıklılığı ve şıklığıyla göz dolduruyor, konuklarıyla teker teker ilgileniyor. Mesela ben… Çirkin kalın kazaklarımın (ne yapayım yani, üÅŸüyorum!) altına giydiÄŸim topuklu ayakkabılarla durumu kurtarmaya çalışıyorum. Ah keÅŸke kış aylarında çıplak bacaklarla, incecik eteklerle gezebilen biri olsaydım!


13. AFİFE JALE TİYATRO ÖDÜLLERİ’Nİ TOPLADI

O soÄŸuk kış günü Maskeliler’e iyi ki, iyi ki gitmiÅŸim! Bu sezon izlediÄŸim en ÅŸahane prodüksiyon, gördüÄŸüm en muazzam dekor, müthiÅŸ oyunculuklar! BaÅŸrollerde Levent Üzümcü, Mehmet Gürhan ve Serdar Orçin üç kardeÅŸi oynuyorlar ve nasıl olaÄŸanüstüler, görmeniz lazım… Özellikle Mehmet Gürhan, oyun sonunda dakikalarca ayakta alkışlanıyor. GeçtiÄŸimiz hafta açıklanan 13. Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En İyi Erkek Oyuncusu” ödülünü de aldı Mehmet Gürhan. Bana verseler bu kadar sevinirdim herhalde! Yalnızca Mehmet Gürhan deÄŸil... “Yardımcı Rolde Yılın En BaÅŸarılı Erkek Oyuncusu” da, yine Maskeliler oyunundaki performansıyla Serdar Orçin oldu. “Yılın En BaÅŸarılı Prodüksiyonu”, yani ‘en baÅŸarılı oyunu’ da, elbette ve doÄŸal olarak, Maskeliler oldu.  

Peki bu kadar övülen ve ödüllendirilen Maskeliler’in konusu nedir? Kısaca anlatayım… Oyunda Filistin’deyiz ve Filistin’de olduÄŸumuzu iliklerimize kadar hissediyoruz. İsrail saldırıları devam ediyor. Silahlar patlıyor, insanlar ölüyor… Yakında İsrail’in, kahramanlarımızın yaÅŸadığı köyü basacağını ve iÅŸbirlikçileri cezalandıracağını öÄŸreniyoruz. Bu iÅŸbirlikçilerin arasında kardeÅŸlerin en büyüÄŸü Davut (Mehmet Gürhan) da var… Ortanca kardeÅŸ Naim ise (Levent Üzümcü) bir Filistin direniÅŸçisi. En küçükleri Halit (Serdar Orçin), kardeÅŸler arasında orta yolu bulmaya çalışan bir kasap çırağı… Hikayenin sonu çok sürprizli…
Maskeliler tek perdelik, 1,5 saat süren kısacık bir oyun. Fakat bir an gözünüzü ayıramıyorsunuz sahneden. Temposu bir saniye bile düÅŸmüyor. Sürekli bir ÅŸeyler oluyor, birileri gelip gidiyor, kıyametler kopuyor, silahlar patlıyor… Tiyatrodan çok hoÅŸlanmayanlar bile bayılacaktır bu hikayeye.
Åžehir Tiyatroları bu sezon müthiÅŸ oyunlar çıkardı. Yalnızca Maskeliler deÄŸil… “Yardımcı Rolde Yılın En BaÅŸarılı Müzikal ya da Komedi Kadın Oyuncusu” ödülünü Sevinç Erbulak’a kazandıran Tekrar Çal Sam, Kafka’nın müthiÅŸ eserinin uyarlaması olan DönüÅŸüm (Murat Yatman’ın bu oyundaki performansı apayrı bir yazı konusu olur), Yahya Kemal’in anlatıldığı Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal’i canlandıran Toron Karaca’nın önünde eÄŸilmeli) ve Sait Faik’in anlatıldığı Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye (yine Sait Faik’i canlandıran NaÅŸit Özcan müthiÅŸti) alkışı hak eden, seyirciyi salondan mutlu çıkaran oyunlardı.  
Åžehir Tiyatroları henüz sezonu kapatmadı. 1 hafta daha bu oyunları ve daha nicelerini izleme imkanı bulabilirsiniz. Olmadı, bir dahaki sezona… Bu kaliteli prodüksiyonların daha fazla seyirciye ulaÅŸması için önümüzdeki sezon da devam etmesi gerekiyor. Kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. http://www1.ibb.gov.tr/tr-tr/sehirtiyatrolari/ adresini favorilerinize ekleyerek ÅŸehir tiyatroları gündemini takip edebilirsiniz.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3