AKŞAM 16 MART 2009, PAZARTESİ
Arka Plan
Üst üste gelen cinayet haberleri Hollywood filmlerini aratmıyor. Kafası kesilen bir genç kız, çocuÄŸunu defalarca bıçaklayan bir anne, kardeÅŸini öldürüp çeyiz sandığında saklayan bir kız kardeÅŸÖ
Son günlerde gündemin üst sıralarında yer alan suçlar "Yoksa bir dehÅŸet ülkesine mi dönüyoruz?" sorusunu akla getiriyor.
Biz de bu hafta bu sorunun cevabını merak ettik ve son dönemin suç grafiÄŸini farklı perspektiflerden deÄŸerlendirmek için iki uzmanla bir araya geldik: Emekli emniyet müdürü Feramuz Erdin ve Türkiye Psikiyatri DerneÄŸi BaÅŸkan Yardımcısı Doç Dr. DoÄŸan YeÅŸilbursa.
Erdin polisin baÅŸarı hanesine artı puan yazdırmak için suç gizlediÄŸine dikkat çekti. YeÅŸilbursa ise toplumdaki deÄŸiÅŸimin bireyleri yalnızlaÅŸtırdığını ve sistem dışına ittiÄŸini söyledi. İki uzmanın da dikkat çektiÄŸi ortak nokta ise ÅŸiddet artışında uyuÅŸturucu kullanımının çok önemli bir faktör olduÄŸu. Ve söylediklerine göre Türkiye'de uyuÅŸturucu kullanımı hızla artıyor!
NAGEHAN ALÇI
Psikiyatrist DoÄŸan YeÅŸilbursa'ya göre suç artışında en önemli faktörlerden biri uyuÅŸturucuya ulaÅŸmanın kolaylığı ve bu nedenle kullanımının yaygınlaÅŸması..
Türkiye'de suçun cinsi mi deÄŸiÅŸiyor?
Suçlu profili deÄŸiÅŸiyor. Toplumsal yapının deÄŸiÅŸimine paralel olarak özellikle son 10-15 yılda teknolojinin kullanımının artıyor olması insanların farklı kaynaklara eriÅŸimini kolaylaÅŸtırdı.
Bütün bunlar neden suça teÅŸvik etsin?
Toplumsal yapı belli bir düzen içinde gider. Fakat bu düzeni etkileyen unsurlar farklılaşınca toplumun yapısı da deÄŸiÅŸmeye baÅŸlıyor. Toplumun yapısı, uyaran fazlalığından etkileniyor. Bu bir yandan olumlu ama bir yandan da biz daha geleneksel ve kapalı bir toplumduk. Bu deÄŸiÅŸiyor.
Suçların artışında bir kırılma noktası var mı? Kafa kesme cinayetleri vs yeni mi hakikaten?
Hayır, kırılma noktası yok. Son 10-15 yılda yavaÅŸ yavaÅŸ ÅŸekillenen bir süreç bu. Toplumsal deÄŸiÅŸimle beraber sosyo ekonomik farklılıkların daha belirgin hale geldiÄŸi bir dönemden geçiyoruz. KiÅŸilerin daha üst gruplara ait özlemleri artıyor, çünkü o grupların yaÅŸamlarına daha vakıflar. Kestirmeden oralara ulaÅŸmak istiyorlar. Toplumsal deÄŸerlerin aşınması da bir takım geliÅŸim aksamalarına neden oluyor.
SERTLİK VE HIRÇINLIÄžIN PRİM YAPTIÄžI BİR DÖNEMDEYİZ
Anlattığınız toplumlar geliÅŸirken geçtikleri bir evre midir?
Hayır, her geliÅŸmekte olan her toplum bu yolu takip eder diye bir ÅŸey yok. Burada çekirdek aile içinde ve metropollerde giderek izole kalan, mahalle yapısını dışına çıkan, benlik saygısı düÅŸük bireyler ortaya çıkıyor. Suç iÅŸleme riski daha çok bu insanlarda. Bir de bir takım rol modelleri oluÅŸtu. SertliÄŸin ve hırçınlığın daha çok prim yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Bu da etkiliyor.
Suçların artmasında en önemli etken ne?
Toplumda uyuÅŸturucu madde kullanımı ciddi ÅŸekilde arttı. Gençlerin büyük tehlike içinde olduÄŸunu düÅŸünüyorum.
Neden bu kadar çok arttı?
EriÅŸim kolaylaÅŸtı. Geçen gün çalışma arkadaşım 'Galiba bir tek biz kullanmıyoruz' dedi. Özellikle esrara ve uyarıcı haplara ulaşım artık çok basit.
Madde kullanımının artması toplumların hangi evresinde gerçekleÅŸir? Bu, toplumun bir dönüÅŸümden geçtiÄŸinin iÅŸareti midir?
Bağımlılıkla uÄŸraÅŸanlar buna arz-talep iÅŸi derler. Arz varsa talep de olur. Problem arzın önünü kesilememesi. Bu belli bir toplum evresine iÅŸaret etmez. Çin'de vs toplumu kontrol etmek için uyuÅŸturucudan faydalanılmıştır ama bu gün Türkiye'deki madde kullanımı buna karşılık gelmiyor. Yalnızca piyasada çok miktarda ve kontrolsüzce mevcut.
Krizde güce ve iktidara tapınma artar
Bir yandan gündemde yer alan korkunç cinayetler öte yandan Ergenekon soruÅŸturması kapsamındaki gözaltılar ve ekonomik kriz. Toplumun ruh saÄŸlığı bu tablo karşısında nasıl etkileniyor?
Giderek kayıtsızlaşıyor ve siniyor insanlar. Olanları arkası yarın gibi izliyorlar. Sanki baÅŸkasının hakkına el uzatmanın meÅŸrulaÅŸtığı bir süreçteyiz. Bu bir yandan insanları sindirirken öfke de yaratıyor.
Böyle bir durumda rahatlamak için bireysel olarak ne yapmak lazım?
Öncelikle konuÅŸmak ve paylaÅŸmak çok önemli. Olayları nesnel bir ÅŸekilde tartışıp biriktirdiÄŸimiz öfkemiz varsa bunu boÅŸaltmamız lazım. Mesela birine mi sinirlendiniz? Söyleyin, 'ben bundan rahatsız oldum' deyin. Duygunuzu ifade edecek ortamı yaratın.
Ama mesela trafikte bunu yapmak mümkün deÄŸil. Bu ülkede, hele bir de İstanbul'da yaşıyorsanız öfkenizi bu kadar kolay ve barışçı yöntemlerle boÅŸaltamıyorsunuz. Biz ne yapacağız?
DoÄŸru. O zaman reaksiyon vermeyip olabildiÄŸince kendimizi kontrol etmek lazım ki fiziksel zarar görmeyelim. 'Durup, susmalıyım, aksi halde karşılaÅŸabileceÄŸim riskler çok fazla' diyebilmeliyiz. Bu toplumda var olabilmek için belli alanlarda edilgen davranmayı göze alabilmek lazım. 'Ben kim olduÄŸumu biliyorum. Ne yaptığımı da. Dolayısıyla arkamdakinin benden yol alması varlığım için tehdit oluÅŸturmaz' diye düÅŸünmeliyiz.
Peki korku ve çaresizlik duyguları ile nasıl baÅŸ edeceÄŸiz?
Bireysel varoluÅŸ alanları yaratarak. Sanat, edebiyat, müzik gibi insanı var eden deÄŸerlerle, hobilerle kendini besleyerek.
Bu süreç insanların inançla olan baÄŸlarını kuvvetlendirir mi sizce?
Belirli insanlarınkini evet. İnsanlar kendilerini daha güçsüz ve umutsuz hissettiklerinde daha büyük bir güce tutunmak isterler. Bu din ya da iktidar olabilir. Güce ve iktidara tapınma artar.
Ne yazık ki seri katiller artık aramızda
Emekli emniyet müdürü Erdin, son dönemde iÅŸlenen cinayetlerdeki önemli bir ayrıntıya dikkat çekti: Eskiden katiller namus, kızgınlık gibi nedenlerle tanıdıklarını öldürürdü. Åžimdi cinayetler nedensiz, kurbanlar yabancı ve seri katiller aramızda
Son dönemde Türkiye'de cinnet patlaması mı var yoksa medya bu tür olaylara daha çok yer verdiÄŸi için mi biz suçları daha çok görür olduk?
Medyanın atladığı bir haber önceden de yoktu. Suç artıyor. Bir defa suçların vasfı deÄŸiÅŸti. Eskiden namus, kızgınlık vs ile cinayet iÅŸleniyordu. Åžimdi sebepsiz cinayetler ortaya çıkmaya baÅŸladı. Daha önce mahalli ya da kiÅŸisel cinayetler iÅŸleniyordu.
Sebepsiz cinayetle katilin yabancı birini kurban seçmesinden mi bahsediyorsunuz?
Evet, yabancı kurbanlar ve bazen de seri cinayetler. Oysa bizde seri cinayet olmazdı.
AİDİYET DUYGUSU KAYBOLDU VAHÅžET ÖÄžRETİLİYOR
Ne deÄŸiÅŸti?
Aile ve toplum deÄŸerleri zayıflıyor. Aidiyet duygumuz kayboluyor. Sanıyorum sosyalleÅŸme azaldıkça suç artıyor. Bir de korku filmleri ve bilgisayar oyunları var. Bunlar teÅŸvik ediyor. Burada medyanın olumsuz etkisinden bahsetmek gerek. Mesela Hizbullah cinayetlerinde domuz bağı kullanıyordu. Bunu en ince ayrıntısı medyada dökülünce domuz bağı ile iÅŸlenen cinayetlerin sayısı arttı. Bence vahÅŸet öÄŸretiliyor.
Vakalar arttı ama artık polis bu vakaları daha hızlı çözer oldu. Teknikler mi geliÅŸti?
Evet, eskiden teknolojiler hem pahalıydı hem de bunları getirmek için belli bir anlayış gerekiyordu. Artık hem daha ucuz hem de bu anlayış var emniyette. Eskiden tüm delilleri toplayıp adalete sonradan intikal ettiriyordunuz. Åžimdi zaten olay yeri inceleme dedektifleri her türlü delili buluyor. CSI teknikleri polis tarafından çok iyi kullanılır oldu. Bu nedenlerle olaylar daha hızlı çözülüyor artık.
Teknoloji nereden geliyor? Biz sadece alıcı mıyız?
Evet, ABD, Avrupa ve Japonya'dan geliyor. Ama bizimkilerin de yaptığı bir takım yazılım programları var. Mesela ABD'de bilmem kaç milyon dolar olan bir program var, DNA bankası. Bunu bizimkiler çok daha ucuza yaptılar.
Anlattıklarınıza bakınca bir tutarsızlık görüyorum. Polis artık çok daha çabuk bir ÅŸekilde suçluları yakalıyor ama bu hiç de caydırıcı olmuyor. Suç azalacağına artıyor. Neden?
İnsanlar suç iÅŸlese de bir ÅŸekilde cezadan kurtulacaklarını düÅŸünüyorlar. RahÅŸan Affı çıkarıldı örneÄŸin. 4616 ÅŸartlı salıverilme yasasından sonra 6 yıl içerisinde aynı ÅŸahıslar aynı suçları iÅŸleyip cezaevlerine geri dönmüÅŸler. Bu çok ciddi bir rakam. Eve dönüÅŸ yasaları da var. Bunlar suça teÅŸvik ediyor. Adalete güveni etkiliyor.
POLİS SUÇ SAYISINI GİZLİYOR
AsayiÅŸle ilgili suç oranlarının grafiÄŸi nasıl?
Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi bu. SaÄŸlıklı suç istatistikleri Adalet Bakanlığı istatistikleridir. Polis ve jandarmada ise durum farklı. Polis baÅŸarılı olduÄŸunu göstermek için suç gizliyor. Mesela siz kapkaça uÄŸradınız, polise gittiniz. Bu suç adli suç dosyasına gidiyor. Yani polisin kaydettiÄŸi suç dosyasına girmiyor. İki ayrı defter var. Polis hem kendini hem halkı kandırıyor.
Suçun az görünmesi ona göre personel sayısı ve imkan saÄŸlanmasına yol açar. Bu da polisin iÅŸine gelmez. Poliste zaten yeterli imkan var, çok güçlü. Onu umursamıyor. 'Suçla etkili bir yekilde mücadele ediyorum' mesajı vermek istiyor.
Jandarmada durum neden farklı?
Orada suç sayısına göre ödenek ve personel alınıyor. O yüzde at arabası devrilmesini bile suç olarak iÅŸliyor jandarma. Bu yüzden de kırsalda suç artarken kentte azalıyor gibi görünüyor.