Haftaya elle oynamalar damga vurdu. Kitaba göre elle oynamanın cezası direkt serbest vuruÅŸtur. Ancak rakibin avantajını kesiyor veya engelliyorsa yanına bir de sarı kart ilave ediliyor. Daha bitmedi. EÄŸer elle oynayarak bariz bir gol ÅŸansını da engelliyorsanız onun karşılığı da kırmızı karttır. Kaleye girmekte olan bir topu elle oynayarak gol olmasını engellerseniz onun da karşılığı kırmızı karttır. Daha bir sürü ayrıntısı var. Åžayet bir oyuncu hakemi aldatarak eliyle gol atmaya kalkarsa veya eliyle düzeltip kafasıyla, ayağıyla gol atarsa veya eliyle arkadaşına pas verip gol yapmasını saÄŸlarsa bunun karşılığı da sarı karttır. Tabii ki bütün bu pozisyonlarda yorumu yapacak olan hakemdir. BeÅŸiktaÅŸ-Bursa maçında İbrahim Toraman, iki sarı kart gördü. İlk kartta top kaleye gitmesin diye eliyle oynuyor yani rakibin avantajını kesiyor. İkincisinde ise ceza alanı içerisinde eliyle oynayarak gol atmaya çalışıyor veya eliyle arkadaşına pas vermeye çalışıyor.
Diyelim ki hakem görmedi. Ve o ele çarpan top gol oldu. Veya o elle oynanan top gitti İbrahim Toraman'ın arkadaşına pas oldu. O da vurdu gol yaptı. Bırakın elle gol atmayı, bu hakemi aldatmaya yönelik bir hareket deÄŸil midir? Hakem doÄŸru yorumla ikinci sarı kartını göstererek İbrahim'i oyundan attı. Gelelim Delgado'nun ÅŸutunda Ömer ErdoÄŸan'ın elle oynamasına; O da tıpkı İbrahim Toraman'ın birinci sarı kartındaki oynama gibi. Hakem bu defa penaltıyı vermeliydi. Ve akabinde de Ömer ErdoÄŸan'a sarı kartı göstermeliydi.
Geriye altı hafta kaldı. Bu altı haftada elle oynamaların can yakmasını istemiyorsanız, dersinize iyi çalışınız. Sahi Silivri'de ne iÅŸ yaparsınız?
Suat AslanboÄŸa (Ankaraspor-Fenerbahçe)
Birinci devrenin en popüler hakemiydi. Dernek seçimleri nedeniyle MHK tarafından cezalandırıldı. Tam on hafta maç yönetemedi. Uzun aradan sonra Ankaraspor-Fenerbahçe maçında görev aldı. Zaman zaman bocalasa da neticeye tesir eden hata yapmadı. Biraz tedirgin, özellikle de disiplin uygulamalarında tutarsızdı.
Bünyamin Gezer (Konya-Sivas)
Zor müsabakayı tereddütlere mahal bırakmadan bitirdi. Ancak her zamanki Bünyamin Gezer performansı yoktu. Disiplin uygulamalarında acemi hakem gibiydi. Cihan, eliyle aldı göremedi. Sonra Konya kalecisi Cihan'ı ceza alanı içerisinde düÅŸürdü onu da görmezliÄŸe geldi. Belli ki aklı 'el'de almıştı.
M.Kamil AbitoÄŸlu (Trabzon-G.BirliÄŸi)
HakemliÄŸini ön plana çıkarmadı. Futbolcular oynadı, AbitoÄŸlu seyretti. Kendisine ihtiyaç duyulduÄŸu anda ortaya çıktı ve hep doÄŸru düdükler çaldı. İkinci gole ofsayt itirazları var, bu onun iÅŸi deÄŸil yardımcısının iÅŸiydi.
Hüseyin Göcek (İBB-Galatasaray)
İkinci devre bir türlü toparlanamadı. Kritik kararlarda pek doÄŸruyu bulamıyor. Özgüveni kaybolmuÅŸ gibi. Oysa hakemlik için ne ararsan var. Bebbe önce eliyle alıyor sonra kaleci Sanctis'in altında kalıyor. Göcek; ya eli vereceksin, ya penaltıyı..
Deniz Çoban(BeÅŸiktaÅŸ-Bursa)
Futbol adına keyif alınan maçta hakem Çoban, çok kritik kararlar verdi. İbrahim Toraman'ın iki sarı kartı da doÄŸru. Bobo'ya penaltı yok, sarı kart yerinde. Gökhan Zan, Koreli oyuncunun üzerine düÅŸüyor. Burada da penaltı yok. Ama Delgado'nun ÅŸutunda Ömer ErdoÄŸan, ceza alanı içerisinde eliyle oynuyor. Tıpkı İbrahim Toraman'ın ilk sarı kartında olduÄŸu gibi. Hakem burada yanlış yaptı. Penaltıyı verse 'Cuk diye otururdu' buna raÄŸmen hakem çok beÄŸenildi. Çünkü haftalardır, hakem hatalarıyla ortalık çalkalanırken Deniz Çoban, İnönü Stadı'nda adaletin kılıcı gibiydi.
Antalya-Kayseri maçında Halis Özkahya, Ankaragücü-EskiÅŸehir maçında Tolga Özkalfa, Gaziantep-Hacettepe maçında Abdullah Yılmaz sınıfı geçecek yönetim sergilediler. Denizli-Kocaeli maçında ise hakem Aytekin Durmaz, verdiÄŸi kararlarla saç-baÅŸ yoldurttu.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.