Sevgili Okur, İznini almadığım için adını vermekten imtina ettiÄŸim deÄŸerli bir kardeÅŸimin kitabına yazdığım önsözü, eÅŸeklerin nicelik ve nitelik olarak arttığı ülkemizde sizlere duyurmak istedim:
'Bu arkadaşımız eÅŸekleri ilmi açıdan tetkik eden Hımaroloji ilmine hizmet etme yolunda cehd içinde bir fanidir. Hımaroloji adıyla deÄŸerli bir kitap yazmıştır. BildiÄŸime göre henüz intiÅŸar etmemiÅŸ bu tomurcuk eseri içün kendisini tebrik ederim.
Efendim, sizlere bir sır vereyim: Herkes beni medresede müderris sanır amma aslında ben derslerimin ve mücbir vazifelerimin dışında, evimin bodrumunda tesis etmiÅŸ olduÄŸum hımaroloji laboratuarında gizli gizli çalışmaktayım. Ülkemde, ÅŸükür, eÅŸeklerin sayısı gün be gün artmakta, ben de bu sayede olabildiÄŸince çok sayıda, olabildiÄŸince birbirinden farklı nitelikte eÅŸeÄŸi hımaroloji ilmi merceÄŸinden müÅŸahade etmekteyim.
Bu ilimle meÅŸgul olmanın en büyük mahzuru insanı eÅŸeÄŸe dönüÅŸtürme tehlikesidir. Bendeniz hayatımı vakfedip ÅŸimdiye kadar eÅŸek tasvirleriyle dolu 17654 sayfalık bir metni ikmal etmiÅŸ durumdayım. Henüz neÅŸretmeyi düÅŸünmüyorum: Dünya henüz eÅŸekliÄŸi anlayabilecek edepten yoksundur. Bu sebebten bu nadide eserimi ölümümden sonra, 2043 yılında açılmak üzere notere bırakacağım. Åžu aralar ülkemizde eÅŸek bilim açısından çok deÄŸerli gözlemlere olanak veren olaylara ÅŸahit olmaktayız ki buna bilimimizde 'fikrin hamakat tepmesiyle berhava olması' diyoruz. Çok üzülerek
görüyoruz: Türkiye'nin Yüce Gönlü eÅŸeklerin tekmeleriyle incitilmeye çalışılıyor. Bu vahim durumdan kurtulmak için, iyi yetiÅŸmiÅŸ eÅŸek bilimcilere gerek vardır..
Efendim, Batılı arkadaÅŸlara Türkiye'de onların deyimiyle bir onosology bilimi inÅŸa edilmekte olduÄŸunu muÅŸtularım. (Onos Kadim Yunan'da eÅŸek demekti!) ÖrneÄŸin, o dönem Yunanlıları müzikten anlamayanlara onos lüras diyorlardı, serbest çeviriyle, saz eÅŸeÄŸi ya da saz dinleyen eÅŸek diyebiliriz. (Dirilip mezarlarından gelseler, bizde saz çalan eÅŸekleri görürler de dillerindeki bu deyimi deÄŸiÅŸtirmek isterlerdi!) Üstesinden gelemeyecekleri iÅŸlere kalkışanlara da onon keireis, 'eÅŸeÄŸi tıraÅŸ ediyorsun' diye çıkışırlardı. BildiÄŸini okuyan, söylenenlerden hiç etkilenmeyip oldukları yerde kımıldamadan duranlara ise onos hüetai, 'yaÄŸmurdaki eÅŸek' denilirdi. Hele başını belaya sokanlara söyledikleri bir söz vardı ki çok çarpıcı gelir bana, ne zaman düÅŸünsem: Onos en melissais, 'arılar arasında kalmış eÅŸek'! Bununla bitmiyor o dönemin eÅŸeÄŸe bakışı: Onos sözcüÄŸünden türemiÅŸ öyle sözcükler var ki eÅŸeÄŸi oldukça aÅŸağılıyor: ÖrneÄŸin, onosis, 'suçlama, ayıplama' demek, Türkçemize 'eÅŸekleme' olarak da çevirebiliriz ÅŸaka olsun diye. Onostos da 'hor görmek, küçümsemek' anlamlarına geliyor. Belki bu sözcük onos stasis'ten türemiÅŸ olabilir: 'EÅŸek duruÅŸu' anlamında.
Latince'deki eÅŸek anlamına gelen asinus, Eski Yunancadaki onos'tan gelmiÅŸtir, belki. Yazık ki bu sözcük insanlar için kullanıldığında 'aptal, budala, mankafa, dangalak, avanak, alık, ahmak, kafasız' gibi iltifatları içeriyor. Belki bu çaÄŸrışımlardan yola çıkarak Hımaroloji bilimini birtakım dallara ya da bizim akademik hayatımızda olduÄŸu gibi, anabilim dallarına ayırabiliriz: Onosoloji ve asinusoloji. (Türkçe okunuÅŸuyla yazdım!) Onosoloji eÅŸeÄŸin edebi, erdemi üstünde çalışır, eÅŸekliÄŸin insanlığa olası katkılarını etüd eder. Asinusoloji ise benim hıyar adını verdiÄŸim insanların eÅŸekliklerini inceleyerek, bu kaba, bu yontulmamış, bu incelikten, güzellikten, ÅŸakadan, sevgiden nasibini almamış bencil insanların nasıl ıslah edileceÄŸi üzerinde düÅŸünür, araÅŸtırma yapar. Islah olanağı yok ise, bu ilmin kılavuzluÄŸunda yetiÅŸen asinusolog arkadaÅŸlarımızdan bu insanlara nasıl yardım etmeleri gerektiÄŸi üstüne görüÅŸler alınır. Kabahat bu hıyar eÅŸeklerde mi yoksa kendilerine asinusolog denen eÅŸek bilimcilerde midir, bu konularda eÅŸek ilminde derinleÅŸmiÅŸ bilge insanlardan yardım istenir.
Sözlerimi Batı'da bu bilim üstüne çalışmak isteyen akademisyenlerin bizden gözlerini ayırmamaları dileÄŸi ile bitirirken, Hımaroloji kitabını yazan deÄŸerli arkadaşıma beni eÅŸek ilmi yolundaki yolculuÄŸumda bu eserle mesrur ettiÄŸini bildirip teÅŸekkür edeyim.
Ahmet İnam
Mahf” Hımaroloji Mütehassısı'