Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Fazla para harcayan kazanır...

Son günlerde izlediÄŸimiz tellaklı Chery reklamı ve yeni baÅŸlayan Selim ile Tarife'li Vodafone reklamlarının en önemli ortak yanı aynı ÅŸöhreti 'marka taşıyıcısı' olarak kullanmaları... Her iki reklam filminde her zamanki gibi baÅŸarılı bir oyunculuk çıkaran Åžafak Sezer var. Chery ve Vodafone da onunla 'özdeÅŸleÅŸmeye' karar vermiÅŸ...
Ee, ne var bunda? Uzaktan bakınca pek bir ÅŸey yok. Biraz daha yakına girince iÅŸ deÄŸiÅŸiyor. Olaya iki ayrı noktadan bakmakta yarar var: Åžöhretin gözünden; markanın gözünden...
 TV reklamlarında da rol alan bazı ÅŸöhretler, ÅŸöyle düÅŸünüyor olmalılar: 'Nasılsa aynı sektörde ve birbirlerine rakip deÄŸiller, o halde neden aynı anda iki ayrı markanın reklamında birden oynamayayım?..'
Yabana atılır bir görüÅŸ deÄŸil. Talih kuÅŸu insanın kafasına o kadar sık konmaz. Reklamlarda oynama teklifi dediÄŸin zırt pırt gelmez karşına... Geldi mi de fırsatı kaçırmamak gerekir...
Oysa kazın ayağı öyle deÄŸildir. Åžöhretler için en büyük tehlike, dışarıdan deÄŸil, içeriden, kendilerinden gelir. Burada sık sık sözünü ettiÄŸimiz 'Güç kirlenmesi' ÅŸöhretler için en büyük tehdittir... Yüzünüz bir kere eskidi mi; tekrar yenilenmesi için on takla atmanız gerekebilir... İş, iliÅŸki ve iletiÅŸim yönetiminin bir numaralı meselesi; insan, para ve zaman kaynaklarını maksimum verimlilikte kullanmak, kullandırmak deÄŸil midir?
O halde meseleye ÅŸöhret önce bu noktadan bakacak. Çünkü reklamların her geçiÅŸinden salamdan kesilen dilim gibi bir parça ÅŸöhretten gider; ÅŸöhretin algısı bir miktar daha flulaşıp 'kir' tutmaya baÅŸlar... Åžöhretlere ödenen para da bunun bedelidir zaten... Neden daha uzun süreli sözleÅŸmelerde ya da TV'de çok fazla geçiÅŸi olan kampanyalarda ÅŸöhrete daha fazla para ödenir? İşte bunun için... Bir nevi 'kan parası', verilen 'zarara' karşılık ödenen 'bedel' gibi bir ÅŸey...
Markaların gözünden bakıldığında ise olayın ÅŸöyle çalıştığını görüyoruz: Aynı anda iki ayrı markanın reklamlarında aynı ÅŸöhretin rol alması bu iki marka adına algılamada çarpan etkisi yaratabileceÄŸinizi düÅŸündürebilir. Oysa tamamen tersine; aynı ÅŸöhret her iki marka için de 'bölen' etkisi yapar... Adı üstünde: Markanın yüzü!.. Peki, hangi markanın yüzü?... Bu abuk soruları sıralayıp durabiliriz...
ÖrneÄŸin kilit mesajlar konusunda... Satın alma davranışını deÄŸiÅŸtirecek o can alıcı mesajların hedef kitleye 'geçmesi' meselesi yani... Kim neyi kime geçirecek? Åžöhret hangi kilit mesajla algılanacak?
Tamam, bir kere 'pişti' olmuşlar; peki ne yapmak lazım?
Åžu sıra Chery, piyasaya ilk girenin avantajını kullanıyor... KarmaÅŸa yeni baÅŸladı... Vodafone ikili sıkıştırmada... Bir de kız var iÅŸin içinde: Tarife... Bence daha çok para harcayan ve ÅŸöhreti kendine bir nebze olsun çevirmeyi baÅŸaran gereÄŸinden çok daha ağır bir bedel ödeyerek ipi göÄŸüsleyebilir...
İzlemesi ilginç olacak 'gereksiz' bir yarış...

Obama'nın şeyinde boncuk aramak...

Barak Obama'nın seçim kampanyasını sanki seçimler Türkiye'deymiÅŸ gibi destekleyen sevgili arkadaÅŸlarımızı uyarmıştık...
Bir: Adamı Müslüman Afrikalı gibi görmeniz ve göstermeniz son derece hatalı. Obama sapına kadar koyu bir Anglikan; ayrıca da Kenya ile iliÅŸkisi, Kenya'nın Afrika'da bir ülke olduÄŸunu bilmekten öteye gitmez... Bu yüzden, Mustafa TopaloÄŸlu'nun oynayıp söylediÄŸi 'Welcome Obama to Presidency' türünden bir Mesih karşılama sevici içine duçar olmanın; Müslümanları ve diÄŸer mazlum milletleri koruyup kollayacağına saf saf inanmanın anlamı yok...
İki: Adam Müslüman olmamasının yanı sıra aynı zamanda koyu bir Amerikan 'patriotu' (vatanseveri)... Yeri geldiÄŸinde, yani ABD çıkarları söz konusu oldu mu, anında satar sizi... (Bkz. 24 Nisan konuÅŸması)
Üç: Adam b.k'unu bile bırakmıyor bize... Detayını kimse bilmiyor. Ancak BaÅŸkan'ın dışkısı itina ile toplanıyor, herhalde bozulmasın diye bir ÅŸekilde 'rezerve' ediliyor ve ABD'ye götürülüyormuÅŸ.
Ben bu sonuncu durumu tam olarak anlayamamıştım. Okurlarımızdan Elektrik Mühendisi Serkan Öztürk imdadımıza yetiÅŸti. Bakın ne yazmış:
 'Merhaba Ali Bey,
Obama'nın dışkısı hakkında çözümleyemediÄŸiniz üç ÅŸeyden üçüncüsü ile ilgili naçizane teorilerim ÅŸöyledir:
1. Obama'ya bir ÅŸekilde verilmiÅŸ olması olası herhangi bir kimyasal maddenin, virüsün (hemen öldürmeyen, hasta eden vs.) olup olmadığını anlamak için dışkıyı inceleyebilirler.
2. Dışkıyı burada bırakırlarsa, düÅŸmanların eline geçer ve buradan Obama'nın biyolojik, genetik birtakım özelliklerini öÄŸrenebilirler.
3. En önemlisi, dışkıyı burada bırakırlarsa, Obama'nın her ÅŸeyinden mana çıkaran, beyaz diÅŸlerine, esmer tenine, samimiyetine, ezana saygısına, kedi sevmesine (siz çok güzel analiz etmiÅŸtiniz bu imaj çalışmasını) methiyeler düzen bazı kiÅŸiler, dışkıyı da inceleyip içinde boncuk bulabilirler ve bunu iç politika malzemesi yapabilirlerdi. Bu durum da ABD'nin ülkemizin iç politikasına müdahalesi anlamına gelirdi ki bu da hoÅŸ olmazdı!'
Bayıldım Serdar Bey'in tahliline...



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3