AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-04-28
Ankaraspor maçına giderken Başkan 'Gel seni Düzce'de aldığımız yeni araziye götüreyim' dedi. Cemil Turan ile beraber yola çıktık.. Aman Allah'ım.. Sanki cennete geldim.. Etrafı ormanla çevrilmiş, muhteşem bir göl.. Abant otellerine on kilometre mesafedeki Dipsiz Göl denilen bölge tam bir tabiat harikası. Avrupa'da eşi benzeri yok..
O kadar güzel bir yer..
Görür görmez hayran kaldım..
Canım o güzel yeri bırakıp maça gitmeyi hiç istemedi..
153 dönümlük bir devasa arazi.. Deniz seviyesinden 1.320 metre yükseklikte.. Oksijeni bol.. Tertemiz bir hava.. Ve kuş sesleri.. Otur çimenlerin üzerine, saatlerce manzaraya bak.. Hiç canın sıkılmaz.
Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, Cemil Turan, Serkan Acar ile insan elinin değmediği, ormanda, gölün etrafında dolaştık. Başkan Aziz Yıldırım'ın geldiğini duyan iki köyün insanları ile sohbet ettik..
Türkiye'ye örnek bir eser daha kazandırmak isteyen Başkan Aziz Yıldırım öyle heyecanlıydı ki.. 99 odalı ahşap binanın nereye yapılacağını gösterirken bizi on metre ilerdeki gölün kenarına götürdü.. 'Buraya iskele yapılacak.. Futbolcuların oturup sohbet edeceği, kahve içecekleri bir yer olacak' dedi. Sonra eli ile on metre yan tarafı göstererek, 'Yapılacak iki çim sahanın yerini' anlattı..
Sonra da köylülere dönerek, 'Kamp alanının dışına, sizlerin ürünlerinizi satmanız için dükkanlar da yapacağım' dedi.. İki köyün insanları sütünü, peynirini, yoğurdunu, sebzesini, meyvesini satacak. Fenerbahçe takımı oraya kampa gidince, Düzce'den, Bolu'dan, Zonguldak'tan insanlar gelecek. Hazırlık maçları yapılacak.. Hem o bölgedeki köylüler hem de civar illerdeki insanlar gelecek.. Cennet kadar güzel yer tanınacak..
En önemlisi ise Fenerbahçe artık sezon başı hazırlıkları için Avrupa'ya gitmeyecek.. Yüz binlerce dolar harcamayacak.. Boş zamanlarda da kulüp üyelerinin, aileleri ile gitmesi sağlanacak..
Başkana 'ne kadar zamanda biter' dedim. 'Bu sene değil, ama gelecek sene kamp burada olur' cevabını verdi. Cemil Turan, 'Bu yükseklikte, orman içinde futbolcuların ne biçim kondisyon kazanacaklarını' anlatırken, Başkan Yıldırım, 'Eskiden kamplar Bolu'da, Kızılcahamam'da, Uludağ'da yapılırdı' dedi.
Muhtar çay içmek için köye götürdü.. Dipsiz köyün insanları, Fenerbahçe'nin gelip, bu bölgeyi canlandıracağı için Başkan Aziz Yıldırım'dan da daha heyecanlıydılar..
Biran önce tesislerin bitmesini istiyorlardı.. Çeşmeden bir su içtim.. Tertemiz, buz gibi.. Koy şişeye para kazan..
Ankara'ya giderken, aklım o güzel yerde kaldı..
UEFA onuru Yıldırım'ın
UEFA'nın Kupa töreninde konuşmaları dinlerken gözüm Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın üzerindeydi.. Sakin sakin oturdu..
Ama adım gibi eminim; o gün kafasında Şükrü Saracoğlu Stadı'nı nasıl yaptığı kare kare canlanmıştır.
Devletten bir kuruş destek almadan yapılan o güzel stadın en küçük taşında, toprağında alın teri, emeği var.. Tribünler yükselirken, çatı monte edilirken yaşadığı heyecanları birçok kişi biliyor. Nihat Özbağı yatağı yorganı İstanbul'a sermişti..
Aziz Yıldırım olmasa, o stadı yapmasa, UEFA Kupası finali de olmazdı.
Aklıma gelmişken söyleyeyim.. Federasyon zemin için para vereyim mi, vermeyeyim mi tartışması yaparken, Yıldırım, 'Ben sorumluluğu alamam. Ama bana bırakın bu zemini düzeltirim' demişti..
Platini teftişte zemine hayran kalınca aklıma birden bu konuşma da geldi.
Şarkı yüzünden mahkemelik oldular
Türkiye'de belki de dünyada ilk defa bir şarkı yazarı, bir kulübü mahkemeye verdi. Olay şu; Fenerbahçe Stadı'nda zaman zaman 'sevenler ağlar mı' şarkısı söyleniyor. Taraftarların sevdiği 'Ben sevmek isterdim, nereden bilirdim' sözleri tribünlerde koro halinde söylenirken, arkasından araya bir de 'ezeli rakipleri Cim Bom'a küfürlü gönderme' yapılıyor.
Fenerbahçe taraftarının bu sözlerine kızan, şarkının söz yazarları; Üç Hürel Gurubu (Onur, Haldun, Feridun Hürel) 'Arada küfürler var, bizim şarkımızı deforme ettiniz' diyerek Sarı-Lacivertli camiaya 500 bin TL tazminat davası açtı..
Telefon mesajı ile ceza yedi
Yayıncı kuruluşun görüntülerinden, yazılan raporlardan verilen demeçlerden futbolcuların, yöneticilerin, başkanların ceza kuruluna sevk edildiğini biliyordum da, cep telefonu mesajından bir başkanın ceza aldığına ilk kez şahit oldum.
Olay, Diyarbakırspor'un Samsun ile yaptığı maçtan sonra olmuş. Sinirlenen Diyarbakır Başkanı Abdurrahman Yakut, Futbol Federasyonu Başkanı'nın cep telefonuna hakaret dolu mesaj göndermiş. Ve anında da disiplin kuruluna sevk edilmiş..
Sonuç mu!
Federasyonun saygınlığını zedeleyici isnat ve eylemlerden dolayı sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 45 gün hak mahrumiyeti cezası verildi, tahkim kurulu da 15 gün indirim yaparak, telefonla mesaja 30 gün ceza verdi..