AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-04-28
Korku virüsü insanın içine girmesin. Dik durmasını bilmiyorsa, sadece iyi günlerde ortaya çıkıp, kötü günlerde 'Başım derde girmesin' diye risk almaktan kaçıyorsa o kişi ister futbolcu, ister yönetici olsun yüreksizdir... İyi gün dostudur.
Fenerbahçe de camia olarak kötü bir sezon geçirmenin korku virüsünü vücuttan atamıyor.
Taraftar tedirgin, futbolcu huzursuz.
Oysa krizi çözecek olanlar, şu anda eli kolu bağlı olan yöneticiler değil, sahadaki futbolcular.
Transfer zamanı olsa, verirsin parayı iki-üç futbolcuyu alıp işi toparlarsın.
Ama değil ki. 'Yanlışlarımızı, hatalarımızı biliyoruz, sezon sonunda gerekeni yapacağız' diyen yönetimin, tam kadro dik duruşunun açısında bir santim sapma olmazken, Samandıra'daki futbol mabedi sırlarla dolu.
Küskünler, dargınlar, kavgalılar, sakatlar, cezalılar, birbirinin kuyusunu kazanlar... Ne ararsan var.
Herkes sorumluluktan kaçıyor.
Kart gören rahatlıyor, sakatlanan üzülmüyor, elde kalan sağlamlar da 'Bugüne kadar kimse yüzüme bakmadı, şimdi kıymete bindim' havasında ikinci sınıf muameleden mustarip. Lider olan da, genç olan da korku virüsünün pençesinde kalmış durumda.
Sadece iki örnek vereyim;
Siz hiç hayatınızda taç atan bir futbolcunun kaburgasından sakatlandığını duydunuz mu, gördünüz mü! Allah korusun omuzu çıkabilir ama kaburga ile omuzun ne bağlantısı var?
Galatasaray maçında yirmi dakika sahada zor durdu. Bandaj bile yaptırmadı. İki gün sonra arkadaşı kadro dışı bırakılınca, korkudan Sivas'a gitmek istedi. Bu kez hocası kadroya almadı.
Kim mi!
Fenerbahçe'ye geldiği günden beri herkesin övgüler dizdiği, 'Geleceğin yıldızı, en iyi transferi, Türkiye'nin modern beki' dediği Gökhan Gönül.
O da iki senede bozuluyorsa, gerisini siz düşünün.
Hoş Ankara'dan geldiği günün gecesi kendini eğlenceye atan Gökhan Emreciksin de var.
Hadi yerliler kötü!
Ya yabancılar.
Onlar da ayrı bir dünyada. Eskiden Fenerbahçe'de 'Oğuz'lu, Aykut'lu Sakarya grubu' vardı, şimdi de 'Alex'li, Deivid'li Brezilya grubu'.
Onlar bile korkuyorlar, sahada risk almıyorlar.
Sonra da suçlu yönetim.
O futbolcuların cebinden parasını, altından arabasını alarak, 'Bağırırsak senin futbol hayatını bitiririz' diyen tribün anarşistlerinin hiç suçu yok mu!
Voleybol, basketbol maçlarında Fenerbahçe ceza alsın diye küfür edenler ne olacak!
20 milyon taraftarı olan Fenerbahçe 50 kişinin esiri mi olacak, yoksa iyi günde de kötü günde de kulübünün yanında olan gerçek Fenerbahçelilerin mi!
Sorun bu.
Şampiyon bu sene olmazsın, seneye olursun. Yönetim de bırakır gider. Ama o korku virüsü Samandıra'ya, tribünlere yerleşirse ne yürekli oyuncu bulursun ne de maça gelecek taraftar.
Solomon döndüyse Appiah da dönmeli
Solomon, Fenerbahçe'den ayrılıp NBA'ye gitti.
Sonra ne oldu! Orada mutlu olmayınca tekrar geri geldi. Solomon'suz Fenerbahçe kötü günler geçiriyordu: Şimdi tekrar şaha kalktı.
O vakit, Solomon geri döndüğüne göre, Appiah niye gelmesin! Tottenham ve Kazan ile idmanlara çıktı. Gana Milli Takımı ile çalıştı. Oynayacak durumda ama kimse Fenerbahçe'den kazandığı
2 milyon 280 bin euroyu veremediği için alamıyor. Fenerbahçe'ye de gelmek istiyorsa, neden olmasın!
Kafasına göre iş yapanlar
YÜksek Divan Kurulu toplantısına bir gün kala Fenerbahçe'nin resmi yayın organında, 'Kulübün ağır toplarından başkana destek' haberi ortalığı karıştırdı. Bu işe en çok üzülen de sitedeki yazıdan haberi olmayan Başkan Aziz Yıldırım oldu. Kongrede durgunluğunun ana nedeni bu haberdi. Duyduğu vakit üzüldü, kırıldı. Gazetelerde haber olabilir ama kulübün resmi organında yayınlamak, 'Sanki başkan, yönetim zor durumdaymış da' havasını yarattı. Kaş yapayım derken göz çıkaranların bu davranışı pek şık olmadı.
İlk 4'e giremezse kupada ön eleme oynar
LİG bugünkü puan cetveliyle biterse, Fortis Türkiye Kupası'nın mevcut statüsü de değişmezse gelecek sezon Fenerbahçe kupada eleme oynamak zorunda kalacak. Yürürlükteki statüye göre ligi ilk dört dışında bitiren 5 ile 15. sıradaki takımlar ikinci kademe eleme müsabakası oynuyor. Yani Fenerbahçe, seneye kupaya elemelerden başlayacak. Fenerbahçe eğer elemeyi geçerse grup maçlarında da seri başı olamayacak. Fenerbahçe, Sivasspor, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'dan birinin bulunduğu grupta mücadele edecek.
Sivas'ın gözü Saracoğlu'nda
Ligde şampiyonluk hesapları yapan Sivasspor, Şampiyonlar Ligi'ne kalırsa Avrupa maçlarını 50 bin kişilik Fenerbahçe Stadı'nda oynamayı düşünüyor. Sivas stadının kapasitesinin 16 bin 700 kişi olması ve yüz binlerce Sivaslı'nın bu maçı izleyeceğini düşünen yönetim, hasılat ve seyirci bakımından İstanbul'u tercih etmek istiyor. Başkan Mecnun Otyakmaz, Fenerbahçe Başkanı ile görüşerek böyle bir niyetleri olduğunu söyledi. Olumlu cevap alınca da 'Hele o günler bir gelsin. Bizi karda kışta destekleyen taraftarlarımızı otobüslerle İstanbul'a getiririz' dedi.
12 sene önce kim tanırdı
On iki sene önce Aziz Yıldırdım'ı tanıyan bu kadar çok kişi var mıydı? Vefa Küçük gibi, hem de iktidarın, o zamanki Başkan Ali Şen'in desteklediği bir güçlü adayın karşısına çıktı ve kazandı.
Neyle!
Projeleri ile. 'Ben daha iyisini yapacağım' sözleri ile
Yüksek Divan Kurulu'nda eski sporcu Halit Deringöl'ü gördüm. Elinde Aziz Yıldırım'ın 12 sene önceki plan programı vardı. Başkan'a şöyle dedi:
' O gün ne dediyse fazlası ile yapmışsın, başkan..'
Şimdi ise planlar, programlar değil, 'girerse kazanamam' edebiyatı yapılıyor.
Fenerbahçe'ye başkan adayı olmak da şereftir. Ama önce kendine, yapacaklarına güveneceksin...
Kendine inanmazsan, üyeleri hiç inandıramazsın...