AKŞAM | GUNCEL | 29 NİSAN 2009, ÇARŞAMBA

"Hayata dönüş" zamana yenik düştü

Geçen yıl kapatılan BayrampaÅŸa Cezaevi'nde 2000 yılında düzenlenen "Hayata DönüÅŸ Operasyonu"nun ardından 167 tutuklu ve hükümlü hakkında açılan dava, zaman aşımı nedeniyle düÅŸtü.

İSTANBUL  Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruÅŸmada kararını açıklayan Hakim Ali Belen, "topluca silahlı isyan" suçunu iÅŸledikleri iddia edilen sanıkların, yapılan yargılama sonucunda, emanete kayıtlı silahları kullanıp kullanmadıklarının açık bir ÅŸekilde anlaşılamaması nedeniyle suçun, eski TCK'nın 304/1-2. maddelerince düzenlenen "cezaevi idaresine karşı toplu isyan" olduÄŸuna hükmetti.
Mahkeme, bu suç için öngörülen 7 yıl 6 aylık olaÄŸanüstü dava zaman aşımı süresinin 19 Haziran 2008'de dolduÄŸuna iÅŸaret ederek, açılan kamu davasının tüm sanıklar yönünden ayrı ayrı düÅŸürülmesini kararlaÅŸtırdı.
"Hayata DönüÅŸ Operasyonu" davasında sanı k avukatlarından Taylan Tanay, gerekçeli kararın kendilerine tebliÄŸ edilmesinin ardından temyiz yoluna gideceklerini söyledi.
Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruÅŸmaya, baÅŸka suçlardan tutuklu Bekir ÅžimÅŸek, Mehmet Ali Ayhan, Mehmet Çiftçi, Mehmet Kulaksız, Rıza Yıldı rım ve Ercan Kartal katıldı.
DuruÅŸmada, tutuksuz sanıklardan Mesude Pehlivan, Ali Yalçın ve Rıdvan Kodak ile İstanbul Barosu'nca, rapor hazırlamaları için gözlemci olarak gönderilen avukatlar Emre Karaöz ve Selami MelemÅŸe de hazır bulundu.
Söz alan sanık Nursel DemirdöÄŸücü'nün avukatı Ömer Kavili, duruÅŸmanın saat 10.00'da baÅŸlaması gerekirken, duruÅŸma salonuna 11.40'ta alındıklarına dikkati çekerek, sözlerinin tutanaÄŸa geçirilmesini istedi.
Kavili'nin sözlerini tutanaÄŸa ekleten hakim Ali Belen, daha sonra avukat Timuçin Üzel'in, Hazine vekili olarak Adalet ve İçiÅŸleri bakanlıkları adına duruÅŸmaya katılma talebinde bulunduÄŸunu ve bu kapsamda dilekçe sunduÄŸu belirtti.
Belen, bir nüsha olması nedeniyle sanık ve müdahillere tebliÄŸ edilemediÄŸini belirttiÄŸi dilekçeyi sesli okudu.
Dilekçenin tek nüsha olmasının usule aykırılık arz ettiÄŸini belirten avukat Kavili'nin isteÄŸi üzerine, dilekçenin tek nüsha olduÄŸu tutanaÄŸa yazıldı .
Söz alan sanıklardan Ercan Kartal, Adalet ve İçiÅŸleri bakanlıkları ile Hazine'nin davaya katılma talebine karşı çıkararak, "Hapishaneyi iÅŸ makineleriyle yakan yıkan hükümetin kendisidir. Bu yüzden davaya katılmaları doÄŸru deÄŸildir. Yine de karar mahkemenindir" dedi.
Sanık Mehmet Ali Ayhan olayın üzerinden 9 yıl geçtiÄŸini ifade ederek, Adalet ve İçiÅŸleri bakanlıklarının daha önce neden davaya katılma talebinde bulunmadığını sordu.
İçiÅŸleri Bakanlığının olaylar sırasında hiçbir zararı bulunmadığını ileri süren Ayhan, "Cezaevindeki yataklar ile duvarlar Adalet Bakanlığına baÄŸlıdır. Bunları yakan ve yıkanlar ise İçiÅŸleri Bakanlığı görevlileridir. Bu nedenle duruÅŸmaya katılma taleplerinin reddedilmesini istiyorum" dedi.
Sanık Mehmet Kulaksız, olaylarda asıl suçlunun İçiÅŸleri Bakanlığı olduÄŸunu öne sürerek, "Olaylar sırasında mahkumlar katledilmiÅŸ, diri diri yakılmış, bombalanmış ve ÅŸimdi bakanlık gelmiÅŸ bizden duvarın, ranzanın hesabını soruyor. Hesap vermesi gereken biri varsa o da İçiÅŸleri Bakanlığıdır" diye konuÅŸtu.
Sanıklar Ercan Kartal ve Nursel DemirdöÄŸücü'nün avukatı Taylan Tanay, aradan 9 yıl geçtikten sonra Adalet ve İçiÅŸleri bakanlıklarının davaya katılma taleplerini "kötü niyetli" bulduklarını söyledi.
Sanık Nursel DemirdöÄŸücü'nün bir diÄŸer avukatı Oya Aslan da İçiÅŸleri ve Adalet bakanlıklarının olayda herhangi bir zararları bulunmadığını, bunun dosyadaki mevcut tutanaklarda da belirtildiÄŸini savundu.
Hakim Belen ile zaman zaman tartışan avukat Ömer Kavili ise duruÅŸmaya katılan sanıklardan Kartal, ÅžimÅŸek ve Kulaksız'ın ayakkabıları olmadığının, ayrıca çorabı bulunmayan Kulaksız'ın ayağının kanlar içinde olduÄŸunun tutanaklara geçilmesini istedi.
İddianamenin özensiz bir ÅŸekilde hazırlandığını da ileri süren Kavili, sanık Hasan Demir'in İstanbul Barosuna kayıtlı olması nedeniyle 8 yıldır savunmasını üstlendiklerini ve bunu, hukuk kurallarına uyulup uyulmadığını test için yaptıklarını söyledi.
Kavili, "Adil yargılama kurallarının uygulanmadığı, mantık kuralları nın yok edildiÄŸi, OrtaçaÄŸ'daki toplu suçlama metodunun kullanıldığı böyle bir faaliyeti adil yargılama hakkının çiÄŸnenmesi olarak gördüÄŸümüzden bu su ça iÅŸtirak etmeyeceÄŸiz" ÅŸeklinde konuÅŸtu.
"KiÅŸisel ahlak ve onurumuz ve avukatlık meslek kurallarımız adına bu duruÅŸmayı terk ediyorum" diyen Kavili, salondan çıktı.
Talepler hakkında kararını açıklayan Hakim Belen, Adalet ve İçiÅŸ leri bakanlıklarının davaya katılma talebini reddederken, daha önceki duruÅŸmalarda verilen ara kararların tamamını da iptal etti.
Mütalaa veren Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, sanıklar hakkında "cezaevinde silahla isyan çıkartmak" suçundan dava açıldığını, ancak cezaevinde elde edilen silahların sanıklar tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediÄŸini kaydetti.
Bu nedenle eylemin, eski TCK'nın 304/1-2. maddelerinde belirtilen "topluca cezaevi idaresine isyan" suçunu oluÅŸturabileceÄŸini ifade eden savcı Demir, olaÄŸanüstü ve olaÄŸan zaman aşımı süresinin dolduÄŸunu vurgulayarak, davanın düÅŸmesini talep etti.
Sanıklar ise zaman aşımı dolayısıyla davanın düÅŸmesini kabul etmediklerini belirterek, beraatlerini istedi.
Aranın ardından davayı karara baÄŸlayan Hakim Ali Belen, "topluca silahlı isyan" suçunu iÅŸledikleri iddia edilen sanıkların yargılanmalarında, emanete kayıtlı silahları kullanıp kullanmadıklarının açık bir ÅŸekilde anlaşılamadığını belirterek, bu nedenle suçun, eski TCK'nın 304/1-2. maddelerince düzenlenen "cezaevi idaresine karşı toplu isyan" olduÄŸuna hükmetti.
Mahkeme, bu suç için öngörülen 7 yıl 6 aylık olaÄŸanüstü dava zaman aşımı süresinin 19 Haziran 2008'de dolduÄŸuna iÅŸaret ederek, açılan kamu davasının tüm sanıklar yönünden ayrı ayrı düÅŸürülmesini kararlaÅŸtırdı.
Sanık avukatlarından Taylan Tanay, duruÅŸmanın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, müvekkillerinin aklanma haklarının ellerinden alındığını savundu.
CMK'da, "beraat kararının söz konusu olduÄŸu hallerde baÅŸka bir kararın verilemeyeceÄŸi" yönünde hüküm bulunduÄŸu kaydeden Tanay, "Biz de müvekkillerimiz hakkında derhal beraat verilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyoruz. Gerekçeli karar tarafımıza tebliÄŸ edildikten sonra dosyayı Yargıtaya temyize götüreceÄŸiz. Ayr ıca, adil yargılama hakları ihlal edildiÄŸi gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine baÅŸvuracağız" diye konuÅŸtu.
Eyüp Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 167 sanığın, 19 Aralık 2000'de "Hayata DönüÅŸ Operasyonu" sırasındaki olaylar nedeniyle "cezaevi idaresine karşı silahla toplu ayaklanma" suçundan 7,5 ila 10,5'ar yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyordu. (AA)

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3