AKŞAM | SPOR | 28 NİSAN 2009, SALI
Genç hocayla yapılan 1.5 yıllık sözleÅŸmenin kamuoyuna açıklananın aksine bir senesinin opsiyonlu olduÄŸu öÄŸrenildi. Yönetim opsiyonu kullanmayacak. Bunun sebepleri ise oldukça çarpıcı...
1- TEK ADAMLIK ARZUSU
Galatasaray'da göreve baÅŸladığı 24 Åžubat tarihinden itibaren, önemli deÄŸiÅŸikliklere imza attı. Florya'nın tek patronu olmakta ısrar etti. 'İşime kimseyi karıştırmam' diyerek Futbol AÅž Genel Müdürü Adnan Sezgin'in yetkilerinin elinden alınmasına neden oldu. Adnan Polat tarafından danışmanlık görevine getirilen Feldkamp'ın takımla olan temasını kestirdi. Florya'da Fatih Terim'den sonra ilk kez 'Tek adam' devri baÅŸladı. Ancak zirvede tek başına kalmanın ve tek karar verici olmanın ağırlını kaldıramadı. Tam tersine bu ağırlığın altında ezildi.
2- KRİZİ YÖNETEMEDİ
Sarı-Kırmızılı yöneticiler, her fırsatta Bülent Korkmaz'ın arkasında olduklarını deklare etseler de, genç hocanın hırslarının kurbanı olduÄŸu görüÅŸünde birleÅŸtikleri öÄŸrenildi. Lincoln krizini yönetememesi, kulüp ekonomik darboÄŸazdayken, çok büyük bir maliyete transfer edilen Brezilyalı yıldızı kazanmak yerine, sırtını dönmesi yönetimde rahatsızlık yarattı. Korkmaz aslında daha göreve gelmeden önce yaptığı açıklamada, 'Ben olsam, Lincoln'ü oynatmam. 1 kiÅŸiyi kazanmak yerine, bütün takımı kazanmayı yeÄŸlerim' diyerek niyetini ortaya koymuÅŸtu. Genç hocayla sambacı arasındaki ipler, Hamburg ile oynanan karşılaÅŸmada koptu. Ardından, Brezilyalı yıldızın izin verilmemesine raÄŸmen, milli maç arasında ülkesine gitmesi iÅŸin tuzu biberi oldu. Lincoln, Korkmaz tarafından maç kadrolarına alındı ama hep yedek kulübeye hapsedildi. Gerekçe ise futbolcunun sakatlığıydı. Devreye Adnan Polat'ın girmesiyle Lincoln oynamaya baÅŸladı. Ama hep isteksiz bir oyun sergiledi.
3- FIRÇALARI İSYAN ETTİRDİ
Futbolcuların isyanı sadece Lincoln'le sınırlı kalmadı. Maç sırasında uyarılarını sürekli ıslıkla yapan, Bülent Korkmaz'a oyuncular rahatsızlıklarını dile getirdiler. Özellikle Kewell, Baros ve Ayhan, bu konunun altını sıkça çizdi. Korkmaz, son üç hafta ıslık çalmayı azalttı ancak idmanlardaki sert tutumunu sürdürdü. 23 Nisan'da gerçekleÅŸtirilen idmanda Baros belki de hayatındaki en ağır fırçayı yedi. Ayhan yine aynı idmanda rest çekerek, hatıra fotoÄŸrafının çekimine katılmadı. KoÅŸu yapmak yerine soyunma odasına gitmeyi tercih etti.
4- TAKIMIN KİMYASINI BOZDU
Oyuncular, en ağır eleÅŸtirileri aldıkları dönemde bile Michael Skibbe'ye sahip çıkmıştı. Bir Alman olmasına raÄŸmen, katı disiplin yerine, arkadaÅŸça tavırlarıyla futbolcuların sevgisini ve saygısını kazanmıştı. Ancak Korkmaz döneminin baÅŸlamasıyla birlikte Fenerbahçe'deki Zico-Aragones örneÄŸindeki gibi bir tablo ortaya çıktı. Aşırı disiplinle araba çarpmış gibi sersemleyen oyuncuların kimyası bozuldu. Bu da takımda huzursuzluk yarattı.
5- HAMLELERİ ÇOK YANLIÅž
UEFA Kupası'ndaki Bordeaux ve Hamburg maçlarında taktik hataları gözden kaçmadı. Cim Bom, Bordeaux maçını çevirmeyi baÅŸardı ama Hamburg eÅŸleÅŸmesinde yapılan hatalar Avrupa'ya mal oldu. EskiÅŸehir maçında takım 1-0 gerideyken, Kewell gibi hücum potansiyeli çok yüksek bir futbolcuyu oyundan alıp, Mehmet Güven'i sahaya sürdü. Galatasaray Ali Sami Yen'de rakibine 1-0 yenildi. Son bombasını, Ankaraspor maçında sahanın en iyi isimlerinden birisi olan Baros'u kenara çekip Hasan ÅžaÅŸ'ı oyuna alarak yaptı. Bu hamle karşısında eski baÅŸkanlar ve yöneticiler, 'Aaaa Baros'un yerine Hasan giriyor' diyerek ÅŸaÅŸkınlıklarını gizleyemediler.