Dünya televizyonlarıyla birlikte canlı yayınlara alıştık. Hatırlayın Körfez Savaşı'nı. Bu belki de Türkiye için ilklerdendi. Daha sonrası çorap söküÄŸü gibi. Oysa, Amerikan televizyonlarının seyyar ekipleri vardır. Yıllar yılı, cadde-sokak gezerler. Köprüde zincirleme kaza ya da içki satan yerde soygun ihbarı alındığında, olay yerindedirler. Normal akış kesilir ve polisiye olay girer. Önceleri özel minibüslerle bu iÅŸler yapılırken, daha sonraları helikopterler monte edildi.
...
RTÜK'ün Bostancı'ya koyduÄŸu yasak -Aslında İçiÅŸleri Bakanlığı'nın talebiydi- bizi anılara taşıdı. Uzun yıllar Birinci Åžube ile -Terörle Mücadele- içiçeydik. 'Birlikte yer içerdik' bile diyebiliriz. En acılı günlerimizi onlarla yaÅŸadık. Her ÅŸehitle ortak gözyaşı döktük. Daha önce isim isim yazdık. Sadece Komiser Muavini Ahmet Zehir yönetimindeki ekibin topluca ÅŸehadeti sonrası yaÅŸadıklarımızı anlatmaya kelimeler yetmez. İşte bu yüzden çiçeÄŸi burnunda Emniyet Amiri Semih Balaban'ın, arkadaÅŸlarını kurtarma uÄŸruna can veriÅŸiyle bir kez daha mahvolduk. Aydın Barış'ın, Muhsin Bodur'un, Åžakir Koç'un acılarını misliyle hissettik. Balaban'ın polis eÅŸine, ailesine ve meslektaÅŸlarına baÅŸsaÄŸlığı dileklerimizi yolluyoruz.
...
Gelelim medyamızın tuzu kurularına. Burada cinsiyet ayrımı yapmıyoruz. Hakkari'deki sinirleri tahrip olmuÅŸ -Asla onaylamıyoruz- Özel Harekatçı'yı ellerinden gelse, asacaklar. Aslında yedi yıldır kanlarının ısınmadığı, ÅŸimdilerde tam taarruza geçtikleri isim İstanbul Emniyet Müdürü. Binlerce kiÅŸiden oluÅŸan ve karşılığında evinin kirasını bile zor ödeyenlerin bulunduÄŸu bir teÅŸkilatın içinde elbette hata yapan çıkacaktır. Tüm faturayı Celalettin Cerrah'a kesme çabası tuhaf deÄŸil mi? Uzun namlulu silahlıyla hedef gözetip sokaktaki vatandaşı bile öldüren teröristin hiç mi suçu yok? Bir gecede yobazı, ÅŸeriatçısı, anarÅŸisti ve de bölücüsü dahil, 60 ayrı 'Can pahası operasyonu' yapılıyorsa, bari eleÅŸtirmeyin. Alkış zaten beklenmiyor. Hele, oÄŸlu yaşında sevgili tutup, kendi ayıbına bakmadan, Emniyet Müdürü'nü asmaya kalkan yazar bozuntularının buna hiç hakkı olmadığı inancındayız.
...
İki gün sonra 1 Mayıs. Hani yıllar sonra Bayram ilan edilen gün. Emniyet TeÅŸkilatı, hücre ev basmaktan periÅŸan. Amaçları belli, huzuru bozdurmamak. Öbür taraftan kendilerini Devrimci ya da Ortacı ilan eden iÅŸçi kuruluÅŸlarının durumunu görüyorsunuz. 1963 Yılının Kıbrıs sloganını tekrarlar gibiler; 'Ya Taksim, Ya Ölüm'. Polisin aldığı tedbirlere raÄŸmen olacakların vebali bunların üstündedir. Sendika AÄŸaları'ndan ricamız biraz da 'Kürdistan'ın sınırlarını çizdik' diyen DTP milletvekili ile ilgilenmeleri. Vatan elden gidiyor, nelerle uÄŸraşıyorlar.
***
Yalçın Çetin ve Serhan Asker'in nazik telefonlarına teÅŸekkür ediyoruz. Ilgaz Yurdu Ünal'a cevabımız 'O kiÅŸiyi tanımıyoruz' ÅŸeklinde. M. Akduman, bu defa 'On Numara ÇekiliÅŸi'ndeki hatayı yakalamış. 1'i '2' diye okuyan kızımıza ne demeli? İmar Bankası off-shorezedeleri isyan halinde. 'Söz verildi yıllar oldu, hala paralarımız ödenmedi' diyorlar. Elif Özen, TuÄŸçe Becerikli'den -Soyadı Pala oldu- yarın akÅŸam TSM ÅŸarkısı bekliyor. 'Rıfat Ilgaz'ı Anma Günü' bu kez BahçeÅŸehir Kolejleri'nin sponsorluÄŸunda gerçekleÅŸecek. 7 Mayıs PerÅŸembe günlü organizasyonun yeri Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi-Kastamonu. Öykü Yarışması Ödülleri'ni kazananlar da aynı gün açıklanacak.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.