AKŞAM | CUMARTESI | 02 MAYIS 2009, CUMARTESİ

Sanat camiası varoş

'Evlerinin Önü Boyalı Direk' türküsüyle dikkatleri çeken Öykü ve Berk, yeni albümlerini yayınladı. Bu yaz 'Seni Ben Unutmak İstemedim ki' adlı eserin İspanyol melodileriyle bezenmiş halini sıkça duyacağız. İspanya'da albüm çıkarmaya hazırlanan ikilinin Türkiye'deki sanat ortamından şikayetleri var.

5
Flamenko'yu Türk dinleyicisine sevdiren iki kardeş Öykü ve Berk. Öykü, İTÜ Ses Eğitimi Bölümü mezunu; Berk ise Bilgi Üniversitesi Ses Mühendisliği'nde eğitim almış. Berk, okulu bitirmeden İspanya'ya gidip Christina Heeren Fundacion'da eğitimine devam etmiş. Türkiye'ye dönüp askerlik yaptıktan sonra haftada bir gün Galatasaray Üniversitesi'nde İspanyolca dersi vermeye başlamış. İşte o çok ses getiren albümlerini de bu dönemde piyasaya çıkarmışlar. Konserler, televizyon programları derken içlerine sinmeyen müzik şirketlerini de değiştirip yola devam eden Öykü ve Berk, şimdi Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan 'İki Arada' adlı Türk müziği melodilerini Flamenko ile buluşturan 10 şarkı, canlı olarak analog kaydedilip, mikslenerek tam bir performans çalışması gerçekleştirilmiş. Çıkış şarkısı 'Seni Ben Unutmak İstemedim ki' olsa da albümde İspanyolca seslendirdikleri 'Un Cuento Para Mi Nino' adlı bir parça, Çorum yöresine ait iki türkünün birleşmesinden oluşan 'İlvanlım-Bedirik', Kırşehir yöresine ait 'Ah Yalan Dünya' ve Erzincan yöresine ait 'Yaktın Yandırdın Beni' isimli çalışmaları çok beğeniliyor.

İki albüm arası çok zaman geçmedi. Albümün hazırlık aşamasından bahsedelim mi?
Öykü: Şarkılar konser repertuarında yer verdiğimiz şarkılardı. Bedirik ve İlvanlım aynı yörenin türküsü. Flamenko yorumlamaya uygundu her ikisi de. Bize kalsa iki albüm arasına biraz daha zaman verebilirdik. Ama güçlü bir çıkış yaptığımız için ve müzik maalesef Türkiye'de göze değil kulağa hitap ettiği için klibi olmayan şarkının tanınabilirliği olmayabiliyor. 'Boyalı Direk' 11 şarkılık bir albümdü. Eski şirketimizin eksikliğinden dolayı klip çekilemediği için şarkılarımızı yeterince duyuramadık.

Bu kez farklı bir tür sanat müziği denemişsiniz...
Öykü: Türküleri cover yapıyoruz gibi anlaşılmasın diye bu defa da sanat müziğine yer vermek istedik. Çünkü uygun olabilen her şeyi Flamenko olarak yorumlayabiliriz. Hicaz makamında bir eseri seçmemizin nedeni hem uygun olması hem de farklılık yaratmaktı. Kendi bestelerimiz de var. Yaptığımız şey, ritim, müzik ve vokal olarak yeni bir şey. Önce türkü ve sanat müziğiyle bütünleşmeyi yakalayıp onlar da bize alıştıktan sonra kendi bestelerimize yer vermek istiyoruz.

SHOW TV'DE OKUL YAPTIRACAKLAR
Hem yeni albümünüz yayınlandı hem de yakında SHOW TV'de başlayacak yeni bir televizyon projesinde yer alıyorsunuz...
Berk: Evet, bir eğitim projesi. Türkiye'nin farklı bölgelerinden 7 il seçildi. Biz Trabzonluyuz; orayı temsil edeceğiz. Şehirden 20 kişilik bir koro seçip, hazırlıyoruz. Farklı eserler seslendirilecek; hangi koro kazanırsa, o şehre, o sanatçının adına bir okul yapılacak. Biz Trabzon'da eleme yapıp, koromuzu oluşturduk. Hem bir sosyal yardımlaşma projesi hem de farklı illerdeki çok iyi müzisyenler için iyi bir fırsat. Kazananları da tamamen izleyiciler belirleyecek. SHOW TV'de bu ay içinde başlaması planlanıyor.

Müziğiniz İspanya'da nasıl karşılanıyor?
Berk: Ay sonunda gidiyoruz. İspanya Kültür Bakanlığı ile görüşmeler var. Albümümüzü orada çıkarmak ve oradaki festivallere katılmakla ilgili projeler bunlar. Çünkü İspanya'nın güneyinde bizi çok seviyorlar. Hatta oradaki müzik gruplarını buraya getirmekle ilgili de bir takım prodüksiyonlar var kafamızda. Ut, Emeviler döneminde Ortadoğu'dan İspanya'ya gitmiş ve Flamenko'nun kalıpları temelleri böyle atılmış. Batı medeniyetlerinden etkilenmesiyle evrensel boyuta gelmiş. Bizim isteğimiz Türk musikisinin de tüm dünyada prim yapmasını sağlamak.
Öykü: Şarkı söylerken bir takım aksanlar oluyor. O zaman yabancı olduğunuz belli oluyor. Bizi şaşkınlıkla izliyorlar. Ve bizi İspanyol çingenesi gibi görüyorlar. Eğer reenkarnasyon diye bir şey varsa önceki hayatınızda İspanyol çingenesisiniz diyenler de oldu. Elbette biz de birçok yeni fikirle gidiyoruz oraya. Bu çok hoşlarına gidiyor, şaşırıyorlar.

İÇİNDEKİ COŞKUYU DIŞARI ÇIKAR
Peki, yeni fikirlere açıklar mı? Yani böyle bir ihtiyaç var mı Flamenko'da?
Öykü: Açık olmak zorundalar çünkü Flamenko tam da bu demek. Bunun öğrenilebilir bir metodu yok, teknik bir notası yok. İçindeki enerjinin, coşkunun dışa vurumu. Benim için bunun adı Flamenko. Bugün yaşadığım, hissettiğim şekilde söylediğim şarkı da değişiyor. Burada da yenilikleri ve farklılıkları yaratan her şey benim için Flamenko demek.
Berk: Her İspanyol Flamenko'ya deli olmuyor. Türkiye'de de herkes halk ya da sanat müziğini sevmez. İspanya'da da bir pop kültürü var; bunu oluşturan insanlar iç pazar dışında hiçbir yerde dinlenmiyor. Kültürel etkinliklerde Flamenko hep ön planda. Türkiye'de de aynısı olabilir; halk müziği ya da sanat müziği alanında farklı yorumlarla dünyada bir akım yaratabilirsin. Almanya'ya gidip Almanya'daki Türklere çaldığında, bu seni evrensel sanatçı yapmaz.

Müzik piyasasında kendinizi yalnız hissediyor musunuz?
Berk: Kesinlikle. Bizim kaygılarımızla müziğe, kültüre bakan sanatçı yok gibi. Olanlar da yaşlanıyor. Yenilerini göremiyoruz. Mesela Orhan Gencebay, konservatuarda serçe parmağını kullandı diye atılmış. Barış Manço da aynı şekilde. Bizim eğitim sistemimizde eğer biri farklı bir şey yapmaya karar veriyorsa hoş karşılanmıyor. Ama bakın farklı bir şey yapanlar, başarılı olanlar, hayatlarında hep farklılık yaratmış insanlar. Piyasadaki pek çok insan ya tezgahtar ya da yetimhanede büyümüş. Böyle adlandırmak istemiyorum ama varoş kültürünün oluşturduğu bir sanat camiası var... Sanki okumuş adam topluma hitap edemez gibi. Çünkü toplum okumamış. Sen Türkiye'yi evrensel boyutta temsil edemezsin çünkü senin anadilin gibi konuştuğun bir yabancı dilin yok.
Öykü: Ben sıklıkla beste yapmıyorum. Söz yazıyorum. Bir şey yazmadığımda rahatsız oluyorum. Kitap okuyorum bir yerden etkileniyorum. Bu kelimeyi cümle içinde ne güzel kullanmış diyorum. İnsan kendini bu şekilde biriktirmediği zaman birilerinin bir kızı alıp senden iyi şarkıcı olur diye lanse etmesini ve üstelik o kişinin de buna izin vermesini aklım almıyor. Gerçekten üreten biri bunu sorgular.

Kendi albümlerinizi dinler misiniz?
Öykü: Ben sıklıkla dinliyorum. Çok seviyorum yaptığımız şeyi. Enerji ve umut doluyorum. İlk başta yabancılık çekmiştim. Biz birbirimizi acımasızca eleştiren iki kardeşiz. Ama olan bitenin farkına varınca kendimde çok detay fark ettiğimi, aslında acımasız olduğumu gördüm. Ukalalık       olarak algılanmasın ama bazen      fazla bile sanki.

EKİN TÜRKANTOS

 

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3