AKŞAM | SIYASET | 08 MAYIS 2009, CUMA
Genelkurmay'ın 'Bu kişinin TSK hakkındaki görüşü yakından bilinmektedir' diye tanımladığı Arınç artık MGK üyesi. Arınç Deniz Feneri Derneği'nden haberi olmadığını, anayasa değişiklikleri için uzlaşma arayacaklarını söyledi
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TSK ile ilişkisi, kabine revizyonu, Ergenekon, Deniz Feneri ve Anayasa değişikliği konularını NTV'ye değerlendirdi. Arınç, şunları söyledi:
DÖNÜŞÜME UĞRADIM: Kabineye katılmamla yorumlar zenginleşti. Benim MSP, RP, FP çizgisinden gelmem doğru. Ama AK Parti'de kurucu olarak görev aldım, bugün için çizgim muhafazakar demokrat çizgidir. Milli Görüş çizgisinden utanmıyorum, sıkılmıyorum. Geçmişten bu yana eksiklerim, fazlalarım, yanlışlarım oldu; hepsini dikkate aldım ve dönüşüme uğradım.
AĞABEY DEĞİLİM: Parti grubunda da, kabinede de bana ağabeylik görevi verilmedi. Böyle bir görev yok.
BAŞBUĞ BENİM DEDİKLERİMİ SÖYLEDİ: (Genelkurmayla ilişkisi üzerine) Eksiklik varsa iki taraftan da vardır. Ben kendi açımdan eksiklik ya da hatam varsa düzeltirim. Benim sözlerim kişilere yöneliktir. Ben Genelkurmay Sözcüsü'nden şunu demesini beklerdim: 'Bizim demokrasi karşıtlarıyla hiçbir organik bağımız yoktur.' Sayın Başbuğ bunu son konuşmalarında söyledi. Her kurumda yanlış yapanlar olur. Yanlış yapanları eleştiririm. MGK'ya elbette katılacağım. Medeni ilişkiler içinde kararlar alınır. MGK'da nasıl konuşulacağını da çok iyi bilirim.
YARGIYA TALİMAT VERİLMEZ (Ergenekon üzerine): Genelkurmay Başkanı'nın hassasiyeti çok önemli. Masumiyet karinesi evrensel bir hukuk prensibidir. Bunun gibi 'yargıda devam eden bir konu hakkında talimat verilemeceği' de hukuk prensibidir. Ama birileri bir şeyler yapıyor ki bu ilkeler çiğneniyor.
ANAYASAYA ÖNYARGILI YAKLAŞMASINLAR: 1982 Anayasası'nın 60-70 maddesinin değişmesiyle daha sivil bir hale dönüşmesi gereği olmazsa olmaz. Toplumsal mutabakatla olmalı. 'Bizim fikrimiz bu, siz ne düşünüyorsunuz?' diyeceğiz. Ön yargılı yaklaşmasınlar istiyoruz.
Almanya Feneri'nden haberim yok
Deniz Feneri ilk ortaya çıkarıldığında fikirlerimi söyledim. Ben Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'ni yakından tanırım. Tüm yardım faaliyetlerinde yer aldım. Yaptıkları çalışmaların kuruşu kuruşuna hesap verdiğini düşünüyorum. Almanya'dakinden haberim yok. Ben de avukatlık yaptım. Dosya alışverişi bazen yan odadan bile yavaş gerçekleşebilir. Türkiye'deki işleyiş maalesef böyle; gecikme olabilir. Ben Sayın Şahin'in en az benim kadar yolsuzluklara düşman olduğunu biliyorum. Kardeşi olsa adaletin önüne çıkarır.
İçişleri Bakanlığı Deniz Feneri'ni incelemeye aldı
DENİZ Feneri e.V davasının Türkiye ile ilgili bağlantılarının araştırıldığı soruşturma kapsamında Ankara Başsavcılığı'nın, İçişleri Bakanlığı'na yazı gönderdiği, İçişleri Bakanlığı Dernekler Daire Başkanlığı'nın da Deniz Feneri derneğini incelemeye aldığı ortaya çıktı. Almanya'da 'en büyük yolsuzluk davası' olarak görülen ve Mehmet Gürhan'ın hapsiyle sonuçlanan Deniz Feneri e.V. davasının Türkiye ayağıyla ilgili soruşturmada savcılığın bugün tercümeyi bitirmesi bekleniyor. Frankfurt Savcılığı'ndan Türkiye'ye şubat ayında gönderilen 3 klasör 3 bin sayfalık dava dosyasının yaklaşık 2 buçuk aydır devam eden tercümesinin hafta sonu tamamlanması bekleniyor. MASAK'ın da Deniz Feneri derneği ve Kanal 7'ye yönelik araştırmasında sona yaklaştığı öğrenildi. MASAK ve İçişleri'nin raporunun savcılığa yakın bir zamanda ulaşması bekleniyor.
Z. Kıvanç EL / ANKARA