AKŞAM | SIYASET | 08 MAYIS 2009, CUMA
27 Nisan bildirisini bizzat ben kaleme aldım. TSK'nın laiklik hassasiyeti vurgulanmıştır. Dinlendiğimden şüphem yok. Ben de Ergenekon mağduruyum. ANDIÇ hataydı. Sarıkız'ı, Ayışığı'nı araştırdım. Bir şey bulamadım. Kişisel verilerin toplanması suç. Eruygur'a şaşırdım. Derin devlet olsa görürdüm.
32. Gün programına katılan eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan e-muhtırası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Büyükanıt, askerin rejimin tek muhafızı olmadığını, muhtıraya birçok şeyi de almadıklarını söyledi. Bildiri sonrası Başbakan ile Dolmabahçe'de görüşme yaptığını hatırlatan Büyükanıt, 'Bildiriye neyin sebep olduğunu medeni bir şekilde konuştuk' dedi.
Büyükanıt, şunları söyledi: 'Asker de insandır, basından da TV yayınlarından da etkilenebilir. Dolmabahçe'deki Başbakan'ın çalışma ofisine üniformam, forsum basın ordusunun arasından geçtim girdim. Düşündüklerimi söyledim. Başbakan kendi düşündüklerini söyledi. Genelkurmay Başkanı olduğum dönemde telefonlarımın dinlendiğinden hiç şüphe etmiyorum. Bu da bana iletildi. Şemdinli olayları sırasında Meclis'e gidip Emniyet İstihbarat Daire Başkanı hakkımda uydurma beyanatlar veriyor. İlgili makamlara ilettim ve o adam görevden alındı. Asker siyasetle uğraşmaz. Asker doğrudan, iç politikaya müdahil olduğu zaman önce kendisi yıkılıyor, sistemler bozuluyor sonra da ülke bozuluyor. Sarıkız ve Ayışığı girişimleri ile ilgili araştırma yaptık ancak bir şey bulamadık.'