Ali Ulusoy ali.ulusoy@aksam.com.tr

kategori2

Yargı reformunda öncelikler

Yerel seçimlerden sonra bir Anayasa değişikliği paketinin gündeme geleceği anlaşılıyor. Ütopik bir 'yepyeni Anayasa' girişimi yerine, mevcut Anayasa'nın sorunlu yerlerini düzeltme amaçlı realist bir değişiklik paketinde karar kılınmış olması olumlu bir yaklaşım. Bu değişiklikte önemli tartışma konularının başında ise 'Yargı reformu' geliyor.
'İnsan insanın kurdudur' demiş filozof. Hele ülkemiz gibi hukuk devletinin tam olarak yerleşmediği ülkelerde bireyler, yaşadığı 'modern cangıl'da hem diğer insanların hem de devlet gücünü elinde bulunduranların adaletsiz uygulamalarına maruz kalabiliyor. Yeterli mali, siyasi veya sosyal gücü olan, yani 'arkası sağlam' olan birey bu haksız uygulamalara karşı kendini koruyabiliyor. Ancak 'sırtını sağlam bir yere dayayamamış' sıradan bireyin kendisine yapılan bir haksızlığa karşı nihai olarak derdine derman bulabileceği tek yer Yargı. İşte 'hukuk güvenliği' modern insan için bu yüzden en hayati önemdeki şey.
Ülkemizde Yargı'nın en önemli ve acil sorunları denildiğinde hükümete muhalif kesim ve hukuk kamuoyu ile siyasi iktidar çevreleri tamamen ayrı telden çalıyor. Bir tarafın sorun öncelikleri, 'HSYK'da Adalet Bakanı ve müsteşarının doğal üye olması' ile Siyasi iktidarın çeşitli uygulamaları nedeniyle Yargı'nın bağımsız olmaması. Diğer tarafın öncelikleri ise,' Yargı'nın siyasi hareket edip hep hükümet aleyhine kararlar vermesi' ve' Yüksek mahkemelere siyasi iktidarın doğrudan üye seçememesi.'
İşin gerçeği her iki tarafça dile getirilen bu sorunların her birinde az ya da çok doğruluk payı var. Ancak hiçbiri bence aşağıdakilerden daha önemli değil: Yargı'nın yoğun iş yükü altında ezilmesi, Danıştay ve Yargıtay'a yüksek yargıç seçiminde hiçbir objektif ölçütün bulunmaması ve Yargı'da gereksiz bir 'çokbaşlılık' bulunması.
BİR: Şu anda herhangi bir mahkemede açtığınız bir davanın temyiz dahil tüm aşamalardan geçerek sonuçlanması ortalama 3 yıl. Danıştay'da halen görülmeyi bekleyen yaklaşık 150 bin dosya (dava) var. Her bir dairenin günde bakması gereken dava sayısı yaklaşık 50. Yargıtay'da durum daha da vahim. Bir günde 50 davaya bakan bir mahkemenin ne derece güvenilir bir yargılama yapabileceğini siz takdir edin. Yapılması gereken 3 acil şey, bölge üst mahkemelerini bir an önce faaliyete sokmak, yargıç-savcı sayısını acilen artırmak ve yargılama usulünü daha basit ve pratik hale getirmek.
İKİ: Halen Yargıtay ve Danıştay'a üye seçilmenin, yani yüksek yargıç olmanın kaydadeğer hiçbir objektif ölçütü yok. Her yıl seçilme şartlarını taşıyan yargıçlardan kabaca yüzde biri HSYK tarafından yüksek yargıç (üye) seçilir. Seçilebilmek için pratikte ya araya dost-ahbap koyup bir HSYK üyesine kendinizi beğendireceksiniz. Ya da bir milletvekili kanalıyla Adalet Bakanı'na ulaşacaksınız. Maalesef tek somut seçilme kriteri, 'eş-dost-ahbap' kriteri. Gerçekten hak eden bir yargıcın bu iki yoldan birine başvurmayı kendisine yedirememesi halinde yüksek yargıç olma şansı neredeyse sıfır. İstenirse çözüm basit. Seçimler tamamen objektif şekilde hazırlanan bir puanlamaya göre yapılabilir.
ÜÇ: Ülkemizde yaklaşık 10 adet yüksek mahkeme var. Bunların her biri kendi alanında son sözü söylüyor. Sonuçta bunların görev alanları sık sık çakışabiliyor. Bu nedenle davalar yıllarca uzayabiliyor. Ayrıca Yargı'daki bu çok başlılık yargıdaki bütünlüğü ve birliği bozuyor. Yargı Erki'ni bunlardan hangisinin temsil edeceği dahi bilinemiyor. Bu temel soruna çözüm perspektifi ise, adli yargı-idari yargı ayırımı esasını korumak kaydıyla, mevcut tüm yüksek mahkemelerin tek bir 'T.C. Yüksek Mahkemesi' çatısı altında birleştirilmesi.
Neymiş?
Yargı reformunda önemli olan nokta 'öncelikler'. Önerdiğimiz üç sorunu öncelik almayan reform ya sadece tribünlere oynamak anlamına gelir ya da 'dikensiz bir gül bahçesi' oportunizmi ile Yargı'yı yeniden dizayn etmek.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3