AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-05-08
Dünya ikiye bölündü. Bir yanda global krizin, ABD'de başlayan toparlanma süreci sonrasında, yavaş yavaş yerini normal zamanlara terk etmeye başladığını düşünen iyimserler var. Diğer tarafta ise kriz her an yeni bir sürpriz yapabilir diyerek 'Roubini beyanatlarını' izlemeye devam eden, kötümserlikte diretenler!
Biz aşağıda birkaç teknik grafiğe başvurarak duruma ışık tutacağız. Unutmayalım ki, hisse senedi piyasası endeksleri önemli bir öncü göstergedir. ABD'nin CBOE piyasasında derlenen, hisse senedi piyasalarındaki dalgalanmayı ölçen, VIX veya 'Volatility Index' denen ölçüt, S&P 500 verilerinden hareket ederek, geleneksel olarak yıllık hale getirilmiş olarak hesaplama ile yüzde 20 civarında değerler alırdı. VIX endeksi krizin ortalığa çıktığı 2008 yılının eylül ve ekiminde, bu endeks için felaket anlamına gelebilecek yüzde 80 gibi değerlere ulaştı. Ancak bugün bu endeks, Eylül 2008'den bu yana en düşük değeri olan yüzde 32.45 değerine inmiş bulunuyor. Hisse senedi piyasasını sürekli izleyen uzmanlara göre, VIX endeksi birkaç puan daha düşüp, değeri yüzde 30 civarına geldiğinde, hisse senedi piyasasında düzeltme tamamlanmış, normalleşme bitmiş olur diyorlar. Şu anki 32.45 değeri (6 Mayıs 2009 ),son sekiz ayın en düşük düşüğü.
Hatırlanırsa, ABD'de resesyonun başlangıç ve bitiş tarihlerini tespit etmek yani dip ve zirveyi belirlemek, yedi kişilik 'NBER Cycle Dating Comittee' denen gruba aittir. Ancak NBER üstatları bugünkü resesyonun Aralık 2007'de başladığını, tam bir yıl sonra, 2008 Aralık'ta ilan etmişti. Yani oldukça geç.
Diğer taraftan, resesyonun dibinin bulunduğunu ve tersine dönüldüğünü ilan etme konusunda, NBER geçmişte çok çok daha geç hareket etmekle meşhurdur. Örneğin 1990-1991 resesyonunda tam 21 ay sonra ve 2001 Mart-Kasım arasında gerçekleşen son resesyonda tam 20 ay sonra, dibin görüldüğünü tespit etmişti. Bu sefer de benzer 'rötar' gerçekleşecek tabii. Ancak bazı bilgiler de gündeme geliyor.
Çok tanınmış bir iktisatçı olan Northwestern Üniversitesi İktisat Profesörü Robert Gordon, 1978 yılından beri NBER'ın yedi kişilik resesyon izleme komitesinin üyesidir. Gordon, NBER'ın resesyonun dibini ilan ettiği ayın üçüncü haftasını esas aldığımız takdirde, en son beş resesyonun dördünde, işsizlik parası almak için yapılan müracaatlerin zirve yaptığı haftanın, ABD resesyonunun sonradan tespit edilen dip nokta haftasından dört ila altı hafta önce geldiğini söylüyor. Diğer taraftan da işsizlik müracaatları zirve haftası, son beş resesyonun birinde de, NBER resesyon dip noktası haftasından iki hafta sonra, yani geç gelmiş.
Robert Gordon 4 Nisan 2009 tarihinde işsizlik ödemelerine müracatlerin zirve yaptığını ve tersine döndüğünü, azalmaya başladığını ve bu nedenle de ABD resesyonunun dip noktasının, NBER tespitlerini yaptığı zaman (unutmayın çok geç ilan ediyor), 2009 Mayıs ayı ortasında veya 2009 Haziran ayı başında bir hafta olarak tescil edilmiş olacağını, bugünden öngörüyor.
Tabii biz gerçeği çok sonra öğreneceğiz ama yukarıdaki VIX endeksi gibi öncü göstergeler de Robert Gordon'un tezini destekliyor.
Bakalım zaman ne gösterecek!