AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 11 MAYIS 2009, PAZARTESİ

Bakan Atalay: Olur böyle kıskançlıklar

İçişleri Bakanı Atalay, terörle mücadele kapsamında çok büyük yetkilerle donatılarak oluşturulan yeni müsteşarlığa dair bilgi verdiği toplantıda, Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın "İstihbarat birimleri arasında güvensizlik var, bana istihbarat ulaştıracağına benimle ilgili istihbarat topluyorlar" sözlerine cevap verdi. Atalay, "Bütün istihbarat birimleri arasında koordinasonu sağlayacak. İstihbarat birimleri arasında olur böyle güvensizlik demeyelim de kıskançlık. Oluşturacağımız bu kurum bu kıskançlıkları ortadan kaldıracak" dedi.



ANKARA- İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ''Uluslararası alanda da, diğer ülkelerde de istihbarat birimlerinin birbirlerinden biraz kıskançlıkları vardır. Tabii bunun güvensizlik gibi bir kavramla nitelenmesini hiç istemeyiz'' dedi.

Atalay, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, terörle mücadelede güvenlik birimleri ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulacak birim olan "Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı"na ilişkin yasa tasarısının Bakanlar Kurulu'nda imzalandığını ve TBMM'ye gönderildiğini kaydetti.

"YETKİSİ VE GÜCÜ YÜKSEK TUTULACAK BİR KURUM OLACAK"

Atalay, İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösterecek müsteşarlığın ''karar vericiler için politika belirleyeceğini'' ve güvenlik politikalarına makro düzeyde bakacağını, operasyonel fonksiyonu olmayacağını kaydetti. Esnek bir personel sistemi benimsenen bu kurumun ''yetkisi ve gücünün yüksek tutulduğunu'' anlatan Atalay, 'Amacımız yeni bir bürokratik birim oluşturmak değil'' dedi.

Terörle mücadeleye, ''insan odaklı güvenliğin özgürlükler, haklar ve demokrasi ekseninde sağlanması'' vizyonuyla baktıklarını anlatan Atalay, bu vizyonu hayata geçirecek mekanizmanın demokrasi ve hukukun üstünlüğü olduğunu belirtti. Güvenlik ve özgürlük dengesinin üzerinde önemle durduklarını ifade eden Atalay, ''Hak ve özgürlüklükler, ancak düzenin sağlandığı bir ortamda korunabilir" dedi.

Terörle mücadelede en sağlıklı yöntemin insan haklarına dayanan demokratik, hukuk devletinin tüm kurallarıyla çalıştırılması olduğunu belirten Atalay, Demokrasiyi, özgürlükleri, hukuku istismar ederek Türkiye'nin hukuk ve demokrasi yolunda geri adım atmasını bekleyen birileri varsa boş yere bekleyeceklerdir'' diye konuştu.

"1. İLKE: TERÖRİSTLE VATANDAŞ BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI"
Atalay, terörle mücadelede olmazsa olmaz ilkelerinin, ''terörist ile vatandaşın birbirine karıştırılmaması olduğunu'' kaydederek, bu hassasiyetin çok olumlu sonuçlar verdiğini belirtti.

Atalay, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yönetimi ve Irak merkezi hükümeti nezdinde yaptıkları çalışmalarla terör örgütüyle ortak mücadele konusunda anlayış birliğine varıldığını hatırlattı. Bu çerçevede, Türkiye-Irak-ABD işbirliğinin sonucu olan üçlü mekanizma sürecinin yeniden başlatıldığını söyleyen Atalay, ''Bizim bu üçlü mekanizmada tavrımız şu; geçen dönemde olduğu gibi somut adımlar atılmadan bu toplantıları yürütmek istemiyoruz. Bu konuda kararlılığımız var'' dedi.

"İSTİHBARATIN KOORDİNASYONUNDA BİR DAĞINIKLIK OLDUĞU BELLİ"
İçişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulacak ''Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı''na ilişkin bilgiler de veren Atalay, bu yeni yapılanmayla ilgili "koordinasyon" kavramına büyük önem verdiklerine işaret etti. Atalay, ''Yeni oluşturulan yapı, koordinasyonu sağlayarak, birimlerimizin analizlerini güçlendirmeyi, tehditlere tepki verme sürelerini kısaltmayı ve yol haritaları çerçevesinde eyleme geçmelerini sağlamayı hedeflemektedir'' diye konuştu.  

Atalay, görevleri arasında terörle mücadeleye yönelik stratejiler belirlenmesi bulunan müsteşarlığın, istihbaratın koordinasyonuyla da yakından ilgileneceğini ifade ederek, ''Türkiye'de bu konuda bir dağınıklık olduğu bilinmektedir. Bu bizzat yasayla şu anda bir çerçeveye oturtulmuştur'' dedi.

İSTİHBARAT DEĞERLENDİRME MERKEZİ
Kendisinin başkanlığında ''Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu''nun da oluşturulacağını belirten Atalay, ilgili bütün kurumların üst yönetimlerinin bu kurula katılacağını ifade etti.

Beşir Atalay, ''sorunun çözümünde oluşturulacak politika ve stratejilere esas teşkil edecek istihbarat bilgilerini, ilgili birimlerden alarak değerlendirmek'' amacıyla müsteşara bağlı ''İstihbarat Değerlendirme Merkezi''nin kurulacağını bildirdi.

Müsteşarlığın ''operasyonel bir görevi olmayacağını'' dile getiren Atalay, müsteşarlık bünyesinde karar vericilere alternatif sunacak politikalar oluşturulacağını söyledi.

"GÜÇLÜ BİR SİYASİ İRADEYLE TERÖRÜ YOK ETMEK MÜMKÜN"
İçişleri Bakanı Atalay, şöyle konuştu:

''Yetkisi ve gücü yüksek tutulmuş bir müsteşarlıktan bahsediyoruz. Amacımız, bürokrasiye yeni bir mekanizma eklemek değil, aksine kurumlar arası ortak aklı bir havuzda buluşturmak. Hükümet olarak oluşturacağımız bu yeni kurumsal yapı, önce terör ve teröre kaynaklık eden sorunlarla mücadelenin gereklerini sistematik bir bilgi havuzunda toplayacak ve kurumlar arasında tam bir koordinasyon sağlayacak.   

Açıkça ifade ediyorum ki, hükümet olarak, bakanlık olarak ve bu yeni müsteşarlığın görevleri olarak başbakanımızın 2005 Ağustos ayında Diyarbakır'da yaptığı konuşmanın arkasındayız. Bu konuda istiyoruz ki, hiç kimse teröre bulaşmasın, terör nedeniyle hayatını kaybetmesin. Biz ilelebet terörle yaşamayı değil, terörsüz bir hayatı istiyoruz. Güçlü bir siyasi iradeyle bu mümkündür. Herkes bilmeli ki terör dahil, Türkiye'nin meseleleri çözümsüz değildir. İnsan hayatını korumak adına ne gerekiyorsa yapacağız.''

"İSTİHBARAT BİRİMLERİNİN BİRBİRLERİNDEN BİRAZ KISKANÇLIKLARI VARDIR"
''Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'' ile ilgili bilgi verdiği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İçişleri Bakanı Atalay, ''Uluslararası alanda da, diğer ülkelerde de istihbarat birimlerinin birbirlerinden biraz kıskançlıkları vardır. Tabii bunun güvensizlik gibi bir kavramla nitelenmesini hiç istemeyiz'' dedi.

Müsteşarlığın kurulmasıyla Jandarma Genel Komutanlığı'nın yetki alanının daraltılıp daraltılmayacağına ve müsteşarlığın telefon dinlemesi yapıp yapmayacağına ilişkin soru üzerine Atalay, müsteşarlığın İçişleri Bakanlığı'na bağlı olacağını hatırlatarak, jandarma, emniyet ve diğer birimlerle koordinasyon ilişkisi içerisinde olacağını, operasyonel bir gücü olmayacağını vurguladı.

Müsteşarlığın başına getirilmesi öngörülen kişiyle ilgili bir soru üzerine de Atalay, bu konuda çalıştıklarını, isimlendirme yapmanın şu anda mümkün olmadığını belirtti. Atalay, müsteşarlığın binasına ve kadrolarına ilişkin çalışmaların da devam ettiğini anlattı.

"TSK İLE BU MÜSTEŞARLIK ÇALIŞMASINDA MUTABAKAT İÇİNDEYİZ"

Müsteşarlığın kurulması aşamasında Türk Silahlı Kuvvetleri ile yaptıkları görüş alışverişini değerlendirmesinin istenmesi üzerine de Atalay, Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere her kurumla detaylı çalışma yaptıklarını ve mutabakat içinde bu yapıyı oluşturduklarını ifade etti.

"JANDARMA'NIN BU KURUMA BAĞLANMASINDAN NEDEN VAZGEÇİLDİ?"
Atalay, ''Müsteşarlığın oluşturulması aşamasında Jandarma'nın bu müsteşarlığa bağlanması gündeme gelmişti, bundan neden vazgeçildi? Yeni yapının istihbarat paylaşımı ve denetleme konusunda etkili olabileceğini düşünüyor musunuz? '' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Jandarma'nın buraya bağlanacağı gibi bir şey hiçbir zaman bizim gündemimizde olmadı. O basının gündeminde oldu. Biz baştan beri bağlı bir kuruluş olarak düşündük. İçişleri Bakanlığı, iç güvenlikten sorumlu. Şu anda bu fonksiyonumuzu, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile yürütüyoruz. Bunlar bakanlığın bağlı kuruluşlarıdır. Şu andaki müsteşarlık da bakanlığımın diğer bir bağlı kuruluşu oluyor. Diğerleriyle irtibat aynı bakanlık bünyesinde olması ama koordinasyonda da hepsini içine alması.

Diğer konu, bu koordinasyon ciddi bir konu. Biz bunu kanunla getiriyoruz, genelgelerle falan değil. Talep gücü, yetkisi fazla. Bu yasal düzenlemeyle bu yetkileri veriyoruz ve ben yürüyeceğine inanıyorum.''

YAŞAR BÜYÜKANIT'IN SÖZLERİNE CEVAP
İstihbarat paylaşımı konusunda kurumlardan müsteşarlığa ''bilgi akacağını'' ifade eden Atalay, ''Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, katıldığı bir televizyon programında asker ve emniyetin arasında bir güven sorunu olduğundan da bahsetti. Bu yapı gerek istihbarat dağınıklığı gerekse kurumlar arasında olduğu söylenen bir güven zafiyetini giderebilecek mi?'' sorusunu da şu yanıtı verdi:

''Bu koordinasyonu sağlayacağız, buna mecburuz. Uluslararası alanda da diğer ülkelerde de istihbarat birimlerinin birbirlerinden biraz kıskançlıkları vardır. Tabii bunun güvensizlik gibi bir kavramla nitelenmesini hiç istemeyiz. Böyle bir şey olmaz da, olmamalı da. Onlar birbirinden bilgiyi biraz daha uzak tutuyorsa, onu da biz yakınlaştıracağız. Bunu sağlayacağımıza inanıyorum. Bu konuda bütün kurumlarımızın beklentisi var.''

"KÜRTÇE İSİM BAŞVURUSU OLURSA, OLUR, NEDEN OLMASIN"

Başbakan Erdoğan'ın ''ismi değiştirilen köylere eski isimlerinin verilmesi'' yönündeki sözlerinin basında yer aldığının belirtilmesi üzerine de Atalay, bu konunun zaman zaman gündeme geldiğini belirterek, ''Hemen gündemimizde yok ama bu daha öncede konuşuldu. Yerel talepler olursa, olur. Niye olmasın'' dedi.   

Bir gazetecinin, ''Hasan Cemal'in terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan ile yaptığı röportajla bir takım mesajlar iletildi. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna Atalay, ''Biz olan biteni dikkatle değerlendiriyoruz'' yanıtını verdi.

"KORUCULUK SİSTEMİ KALDIRILIYOR DİYE BİR ŞEY YOK"
Mardin'in Bilge köyünde 44 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili soruları da yanıtlayan Atalay, saldırıdan sonra gündeme gelen koruculuk sistemine ilişkin olarak da, ''Bilge Köyü'ndeki olayın, bu vahşetin tamamen koruculuk üzerine bina edilmesi doğru değildir. Bu üzerinde çalışılması gereken bir konu. Bu tartışmaların yapılmasını arzu ettik ve ben dedim ki, 'Türkiye açık bir toplum tartışılsın' dedim. Bütün bunlar konuşulsun ama 'Koruculuk kaldırılıyor' diye ileri ve erken değerlendirmeler söz konusu değil. Şu anda öyle bir şey söz konusu değil. Bu konunun tamamı çözülürken onların uzantısı olan diğer sorunlar da çözülür'' dedi. (A.A)