Milli Takım birinci yarıyı 1- 0 galip kapatmış, ikinci yarıda sahaya çıkıyor... Spiker, 'Amansızlar sahaya çıkıyor!' demez mi... Hep birlikte sandalyelerden yere düşüyorduk... Çünkü tam da o sırada o reklamdan söz ediyorduk... Arada bir iki kez geçmişti. Onun göğsünde çarpışan bizonlar, bunun yüzünde yürüyen bir akrep; bir başkasının yüzünde kudurmuş bir köpek... Bizim futbolcular kah o hayvana benzetiliyor kah bu hayvana... Sonunda da Fatih Terim çıkıp elini pençe gibi yaparak 'Amansız olun!' diyor...
Turkcell'in 'Biz kimiz!' reklamında müthiş bir konumlandırma yaşamış olan Terim, Çin'in bütün çayı verilse yapılmayacak bir işle gereğinden fazla risk almıştı... Bize sorarsanız İspanya maçları arifesinde reklam dünyasının iki yıldızı vardı: Turkcell'in 'Biz kimiz'i ve TTNet'in '2010 Güney Afrika Dünya Kupası' filmi... Hani Afrikalı çocukların kendilerine bizim milli takım oyuncularının adlarını taktıkları film.
'Türk Yürek, Turkolar!'ın (ne demekse) tutmayacağını ise aylardır söylüyorduk... Nitekim kimse bizimkilere 'Türko' falan demedi, o 'ecnebi' şiddet yüklü tiplemeyi bağrına basmadı... Amansız da tutmayacaktı. Bu da öteki gibi korku ve şiddet üzerine kuruluydu. Bizim halk yemezdi bunları... Pek çok marka milli takım için beste yaptırıyor, ama o hala 'Dağ başını duman almış'tan vazgeçmiyordu...
Tam şirketten arkadaşlarla bizim enstitünün konferans salonunda, dev ekranın karşısında oturmuş devre arasındaki reklamları izlerken bunları konuşuyorduk ki, spiker oradan patlamaz mı: Amansızlar sahaya çıkıyor... Bir de ne görelim, ertesi gün bazı gazeteler de o 'amansız' muhabbetini başlıklarına taşımamışlar mı?.. Oradan yola çıkıp patlatmıyorlar mı esprileri?
Kendimi Recep İvedik 2 tepmiş gibi hissettim... Hani, hangimiz halkımızı daha iyi tanıyor diye arkadaşlarla iddiaya girmiştik ya... Son haftalara gelindiğinde haftalık izleyicisi sayısı 20-25 bine düşmüş iken, son hafta birden bire 90 bin kişinin 'İvedik'leri geldiği için' olsa gerek(!), akınlar halinde sinemaya koştukları ve böylece son İvedik'in 4.301.000'e karşı 4.305.000 ile öne geçtiği yarışta iddiayı kaybettiğimizi kabul ettik tabii ki...
Benzer bir durum da şu 'Amansız'da çıkıyordu ortaya sanki... Biz ne için kullanırdık 'Amansız'ı? Örneğin 'Amansız hastalık'? Kanser demekti... 'Düşmana aman vermemek' hiçbirini sağ koymamak anlamına gelmiyor muydu?
Nike, TV ile sınırlı kalmadı gazetelere de bir sporcu için aşırı nefret ve şiddet yüklü mesajları verdi: 'Amansız Ol. Gururuna sarıl. İnatçı ol, sürekli ol. Ayakta kal. Acıya ve zamana yenilme, kendini feda et. Kanının son damlasına kadar savaş!'
Hal böyleyken 'Amansız'ın bizim milletin ortak ruhi şekillenmesini delip 'içine işlemesi' söz konusu olamazdı...
O yüzden iş sadece bir spikerin ağzından kaçma, bir iki gazetenin öylesine takılma olayı mıdır, yoksa toplum olarak 'amansızlaşıyor muyuz' göreceğiz bakalım...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.