Ankara bugün tam anlamıyla bir 'Hollywood filmi' yaşayacak. Şehrin ana hattı Atatürk Bulvarı'na yüzden fazla kamera yerleştirildi. Şehir efsanesine göre ise bu rakam 1.500'ü geçti. ABD Başkanı Barack Obama'nın gelişi başkentin kimyasını, trafiğinden güvenliğine kadar bozdu. 'Büyük ihtimalle siz bu satırları okurken Ankara'da korna sesleri arşa yükseliyor' diyor ve gözden kaçan notları iletiyorum:
Bush'un odasında kalmadı:
ABD Başkanı Obama Ankara'da bir ilke imza attı. Daha önceki Başkanlar Clinton ve Bush'un ikametgahı olan Hilton Oteli'nden vazgeçildi, Sheraton tercih edildi. Biliyorsunuz Hilton, İran Büyükelçiliği'ne komşuydu. Ama adres değişse de komşu aynı kaldı. Çünkü Obama Sheraton'dan baktığında İran Büyükelçiliği'ni yine tepeden görebilecek kadar yakın. Bu ilginç değişikliği ABD'liler ise, 'Güvenlik gerekçesi'yle açıkladı.
Çeşnicibaşılar buluşuyor:
Başbakan Erdoğan'ın eski 'Çeşnicibaşı'sı Obama'nın 'Çeşnicibaşısıyla' tanışma imkanı yakaladı. Obama'nın Çeşnicibaşısı Reggie Love ve Cumhurbaşkanlığı'na transfer olan Fahrettin Özdemir ziyarette ortak çalışacak gibi görünüyor.
Ilımlı karnıyarık:
İmam bu defa Türk gibi değil 'Amerikalı' gibi bayılacak. Çünkü Obama'nın Türk yemeklerini Beyaz Saray'dan getirdiği özel aşçıları yapacak. 'Ilımlı karnıyarık' pişirilirken Sheraton'ın başaşçısı sadece gözlemci görevini üstlenecek.
The Beast'ın rakibi THY:
Obama Türkiye'de ABD'den getirilen ve 'The beast' denilen limuzinlere binecek. Türkçesi 'Canavar' anlamına gelen limuzinler dünyanın en iyi teknik ekipmanına sahip. Obama yolları, jammer'lı bu süper araçlarla arşınlayacak, sonrasında İstanbul'a uçacak.
Olmasak da o masa
bizim masamızdır...
Kendisi aramadan söyleyeyim; Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in böyle bir talebi olmadığını düşünüyorum. Ama anlatmadan da geçilmez:
Milli Eğitim Bakanlığı'nın iki yemekhanesi var. Birinde personel, diğerinde bürokratlar yemek yiyor. Bürokrat yemekhanesinde yemekler mütavazı olsa da, gelenler ilginç bir manzarayla karşılaşıyor. Çünkü yemekhanede bir masa tamamen hazır ol vaziyette, boş bekliyor. Kimsenin yaklaştırılmadığı masada tabaklar, çatal ve bıçak takımı da sürekli hazır. Tüm bunların nedeni ise Bakan Çelik'in her an gelip yemek yeme ihtimali. Bakan şehir dışındayken bile masa aynen bu vaziyette hazır tutuluyor.
Ne diyeyim, fazla söze gerek var mı?
Eski 'Kardeş'lerden ortak 'ses'
Yerel seçimler liderlerin 'ses düzenini' epeyce bozdu. Kiminin sesi kısıldı, kimi ise farklı formüller uygulayarak meydanlara çıktı.
Tesadüf eseri iki önemli ismin de aynı formülü tüm yerel seçim boyunca uyguladığı anlaşıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş...
Yolları ayrılan iki eski 'Milli Görüşcü' limon - maydanoz karışımını miting boyunca kullandı. Ilık su içine biraz maydanoz atan ve limon sıkan Erdoğan ve Kurtulmuş bunu sabahları içerek güne başladı. Üstelik ikisinde de işe yaradı.
Sesi kısılanlara 'Milli karışım' formülünü bir kenara yazmalarını tavsiye ederim.