Önce kavramlar...
'Hukuk' kelimesini Türk Dil Kurumu şöyle tarif ediyor:
'Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür.
'Töre' ise:
'Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşam biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, alışkanlıkların, tutulan yolların bütünüdür.'
O halde, soruyu soralım...
'Hukuk' ile 'Töre' arasında ne fark vardır?
Şu fark vardır: Hukuk; yerel, geleneksel, törel olanlara karşı, evrensel bir kurallar bütününü temsil eder.
Hukuk; toplumu düzenlerken, töre topluluğu düzenler.
Hukuk; bireyi yerel, geleneksel, topluluksal ve törel olana karşı korur.
Çünkü bir devletin vatandaşları arasında farklı töreler, farklı gelenekler, farklı adetler edinmiş gruplar, etnisiteler, aşiretler olabilir. Bunların 'töre'yi 'yasa' seviyesine çıkartması devletin varlığı ve birliğini tehdit edecektir.
Aynı şekilde töre, sırf aynı töreyi içselleştirmiş ve paylaşmış bireylere karşı bile uygulansa, vatandaşlar arasında farklı 'suç' ve 'ceza' tarifleri doğmasına sebep olacağı için devletin hükümranlık hakkına muhalefet edecektir.
Bu kavramlar bize gösteriyor ki; devletleri, söz konusu olan aşiret devletleri değilse, devlet yapan 'töre' değil; hukuktur.
Bu cümleden hareketle, yerel ve törel olanı, yani 'namus' kavrayışını 'nomos'a çeviren, 'yasa' mertebesine getiren veya bunu hoşgören anlayışlar devletin varoluş ve 'biroluş'una yönelik muhalefetler olarak değerlendirilir.
Dolayısıyla...
Türkiye Cumhuriyeti'nin uzun zamandır çözemediği 'töre' meselesinin artık geçiştirilemeyecek, politik sebepler yüzünden yok sayılamayacak bir aşamada bulunduğunu görmemiz gerekiyor.
Hele zaman zaman devlet veya hükümet yetkililerinin ve bazı basın mensuplarının ağzından kaçan, 'törelere saygılıyız,' mealindeki sözler derhal kontol altına alınmalıdır.
'Töre'yi etnografik bir unsur olarak görmek ayrı, onun yasa seviyesinde uygulanmasına seyirci kalmak ayrı bir şeydir.
Töre; 12 yaşında çocukları evlendirin, der.
Yasa; evlendirmeyin.
Töre; zina yapanı öldürün, der.
Yasa; öldürmeyin, cezalandıralım.
Töre; kan davası güder.
Yasa; kan davasını cezalandırır.
Ya töreden yanasınızdır, ya da yasadan, yani hukuktan... Yani devletten.
'Töre'yi yasaya çevirmeye çalışan veya buna ortam hazırlayanlar; siyasal düzlemde ne kadar devletin yanında pozisyon alıyor görünseler de; bilerek veya bilmeyerek, başka bir 'Yasa'yı tesis ediyor demektir.
Yani?
Örneğin, 12 yaşında bir çocuğu evlendirmek yerel düzeyde basit bir geleneksel, yerel uygulama değil; hatta yalnızca o bireye karşı işlenmiş bir suç değil, doğrudan devletin yaptırım gücünü hedef almış bir suçtur.
Türkiye, hukuk alarmı veriyor.