AKŞAM GAZETESİ | Ali Saydam | 2009-05-11

kategori2

RYD, YRP'ye karşı...

Taraf Gazetesi'nde yayınlanan tam sayfa ilan ve benim onunla ilgili yazdığım yazı, Reklam Yaratıcıları Derneği Başkanı'nı rahatsız etmiş. Kızgınlık yaratan ve YRP (Yaratıcı Reklamcılar Platformu) imzasıyla yayınlanmış olan ilanda Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim sloganı (Sessiz Güç) için 'Birebir tercümedir, kopyadır!' yani 'çalıntı' deniyordu... Nereden? Fransız reklamcı Sgula'dan. Ustanın Fransız Devlet Başkanı Mitterand için geliştirdiği sloganın tıpkısının aynısı...
Reklam Yaratıcıları Derneği (RYD) Başkanı Bülent Fidan da sloganın 'çalıntı' olmasını tartışmıyor zaten. 'O platform bizi temsil etmez, ayrıca bunların tam sayfa ilan vermesi, siyasi bir anlam taşır' demeye getiriyor...
Sayın Fidan'ın yazdıkları özetle şöyle: 'Yaratıcı Reklamcılar Platformu kimlerden oluşuyor bilemiyoruz. Bu durum tam olarak 'çamur at izi kalsın' mantığıdır. RYD olarak, bizi ilgilendiren bir alanda, bizden bağımsız kişi ve kişilerce oluşturulmuş 'platform' bizi bağlamamaktadır. Bir platform adının arkasına saklanmak da doğru değildir. Reklamın tanımından da hatırlanacağı üzere, 'kimin tarafından verildiği' kısmı burada  (yayınlanan reklamda) muğlaktır. Bunu yayınlayan yayın da sorumluluğu taşımaktadır.
Bunu sizin kanalınızla duyurmak isterim. Bir yapının 'Platform' olarak var olması için belli bir etki gücünün olması gerekir. Türkiye'de henüz ilgili kanunda 'platform' kavramı yapılandırılmış değildir. Bu kavram AB uyum süreci içinde bizim ilgili kanunlarımızda yapılandırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle aklına her esen kişi ya da grupların bir sivil toplum kuruluşu gibi davranarak, sanki arkalarında yetkin ve sayıca da temsil oluşturacak bir güç varmış gibi hareket etmesi doğru değildir. Yaratıcı Reklamcılar Platformu'nun neden sadece bir parti adayına yönelik böylesine pahalı bir alanda reklam verdiğini de anlamış değilim. Zaten sadece bu tavır bile Yaratıcı Reklamcılar Platformu'nun bağımsız olmadığını göstermektedir. Olması gerekenin, bu kişi ya da kişilerin gerçek kimliklerini açıklayarak hareket etmeleridir. Saygılarımla.'
Sayın Fidan'ın temas ettiği onlarca ifadeden sadece birinde kendisine hak verdim. Keşke arama motorlarını taradığımızda Yaratıcı Reklamcılar Platformu adı altında bir siteye rastlasak ve bu platformu kimlerin oluşturduğunu görseydik...
Sayın Başkan, 'Kılıçdaroğlu'nun sloganı çalıntı değildir' diyor mu? Hayır demiyor. Peki ne diyor? Sektörü ben temsil ederim onlar temsil etmez diyor... Bunu böyle ifade edeceğine aradan geçen yıllar içinde RYD olarak sektöre ve kamuoyuna ağırlıklarını hissettirselerdi kimse YRP'yi ciddiye almazdı.
TÜSİAD ve MÜSİAD dışında kimlerden oluştuğu bilinmeyen bir grup kalksa 'İş Adamları Platformu' imzasıyla aynı ilanı verse, bir ağırlığı olur mu? Olmaz... YRP'nin niye oluyor? RYD'nin onca yıl içinde ağırlığını yeterince koyamamış olmasından kaynaklanmasın?

Tencere dibin kara...
Bursa'dan iletişim danışmanı arkadaşımız Tolga Yücel aradı 'Kılıçdaroğlu'nun sloganının (sessiz güç) çalıntı olduğunu yazmışsın; Başbakan'ın sloganı daha az mı çalıntı?' dedi... 'Milliyet'ten Melis Alphan'ın yazısını oku' diye ekledi...
Baktım. Alphan şöyle yazmış: 'Büyük Düşün!.. Amma da orijinal. Her alanda bolca kullanılmıştır bu slogan. Üç boyutlu sinema Imax'ın sloganıdır, Donald Trump'ın stratejilerine adını vermiştir, Brunei Sultanlığı'nın geçtiğimiz yıldan beri düzenlediği iş planı yarışmasının da adıdır.
80'lerin başında Yeni Zelanda hükümetinin kalkınma planının adıydı 'Think Big', yani 'Büyük düşün'... Bana daha çok kişisel gelişim kitaplarında yer bulan 'Kendi kendinize günde 30 kez tekrar edin. Bilinçaltınıza işlesin'  türünde tavsiyeleri çağrıştırıyor. Ayrıca, 'büyük düşün' dilimize yerleşmiş bir ifade ama çok çeviri kokar.
Google'a 'think big' yazınca 2 milyon 610 bin sayfa alt alta sıralanıyor...'
Alphan'ın örneklerine bir tane de bizden: IBM de yıllar önce kullanmıştı bu sloganı!..
Tamam kabul; her ikisi de özgün buluş değil. Ama bir tanesi, anonim haline gelmiş bir söylemden yararlanmış; diğeri, yaratıcısı belli olan bir stratejinin sloganını 'intihal etmiş'... Hem de her türden 'intihal'e karşı olmayı kendisine temel şiar edinmişken...
Bu gibi durumlar için halkımız en doğru sloganı üretmiştir: Tencere dibin kara; seninki benden kara!...