AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-05-11
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ABD Başkanı Barack Obama'ya iki kitap hediye etti. Bunlardan ilki Sait Faik Abasıyanık'ın 'Haritada Bir Nokta' isimli kitabı, diğeri ise Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Huzur' adlı romanı. Baykal'ın hediye ettiği kitaplardan 'Huzur'u, ismi artık Ankara'yla bütünleşen Dost Kitabevi'nin Tunalı şubesinden aldırdığını tesadüfen öğrendim.
CHP Lideri Obama için 'Huzur'un İngilizce baskısına, 25 dolar ödedi. Ancak Baykal'ın tercihi Obama'yı sevindirse de, sonrasında kitabevinde pek 'Huzur' bırakmadı.
Hediyenin duyulmasının ardından, kitab evindeki tüm 'Huzur'lar tükendi. İngilizceleriyle birlikte yıllardır raflarda duran ve tanesi 22 TL olan Türkçe baskıları da tamamen bitti.
Tanpınar'ın kitabına ilgi bu kadar yoğun olunca 'Huzur' için yüklü bir sipariş verildi.
Yayıncılar, 'Böyle huzursuzluğa can kurban' diyerek yeni baskılara çoktan geçtiler anlaşılan.
Rektör bey...
Yıllarca, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın organ nakliyle hayatını kurtardığı onlarca hastanın haberini yazdık.
Haberal, Ankara'da 'Hoca', üniversite ve hastanede ise 'Rektör bey' olarak anılır. Sert görünse de aslında titizliğiyle daha ünlüdür. Hakkında bu nedenle çok 'Şehir efsanesi' vardır.
'Rektör bey'le ilgili ilginç hikayelerden birini anlatmak istiyorum:
Tipik bir Karadenizli olan Hoca, bir kaç saat uykuyla yetinip gece - gündüz çalışmasıyla ünlüdür. İşte o gecelerden birinde uyku tutmayınca soluğu Başkent Üniversitesi'nin morgunda alır. Ertesi gün yapacağı bir nakil için aklına takılan bir sorunun yanıtını aramaktadır. Aramaktadır ama, sabaha karşı saat 03'te karşısında spor kıyafetleriyle Haberal'ı gören morgun güvenlik görevlisi, tam anlamıyla şok geçirir. Sonra da içeri girmek isteyen Hoca'yı durdurup kimlik sorar. Üzerinde kimlik olmayan Haberal, 'Ben bu okulun rektörüyüm' dese de, inatçı görevli nuh der peygamber demez.
Hatta bir ara, 'Rektörün kesin emri var. Kimliksiz alamam' diyerek Haberal'ı iyice çileden çıkarır. Sonunda pes eden Hoca, morgun kapısından geri döner.
Haberal içeri giremese de, güvenlik görevlisini ertesi gün arayıp teşekkür eder.
O günden sonra da hastanenin neredeyse tüm birimlerine Haberal'ın bir fotoğrafı asılır.
Çok geçmiş olsun diyorum.
Merkez'in stres
atma taktiği!
Şu sıralar en stresli kurum Merkez Bankası desek yanlış olmaz.
Başkan Durmuş Yılmaz ve bütün bürokratları resmen 'Küresel kriz' çarptı.
Bankanın stresle mücadele yöntemi ise geçtiğimiz günlerde açıklanan yıllık raporuyla ortaya çıktı:
Merkez Bankası'nın bürokratları sadece para politikasında değil, sportif faaliyetlerde de oldukça aktif. Dışarıya ser verip sır vermeseler de, bankanın sıkı bir satranç, masa tenisi ve futbol takımı var.
Hatta satranç takımı geçtiğimiz yıl Avusturya, masa tenisi takımı Portekiz'de turnuvalara katıldı. Futbol takımı ise Yunanistan Merkez Bankası'nın düzenlediği '4. Merkez Bankaları Spor Turnuvası'nda sahaya çıktı. 'Peki sonuçlar nedir derseniz?', madalya sayısını ben de öğrenemedim.
Ama yine de 'En büyük merkez bizim merkez' demeden geçmiyorum.
Sakın ucurt-ma
Adana Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği ''6. Geleneksel Uçurtma Şenliği''nde, ücretsiz uçurtma dağıtımı sırasında izdiham yaşandı. Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen şenliğe, çok sayıda vatandaş çocuklarıyla katıldı. Şenlik kapsamında belediye tarafından yapılan ücretsiz uçurtma dağıtımı sırasında, görevlilerin çabalarına rağmen çocukların uçurtmaları almak için birbiriyle yarıştı. Küçük çaplı izdiham yaşandı. Bunun üzerine dağıtım durduruldu.