AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-05-11

kategori2

Bir kahvenin İsveç'te kaç yıl hatırı var?

Son dönemin moda tabiriyle 'Türkiye halkı', dünyayı şaşırtma kabiliyetine sahiptir malumunuz. Öyle olmasa, Türkiye'ye 30 yıl sonra ilk defa resmi bir ziyaret gerçekleştiren İsveç Başbakanı Fredrick Reinfeldt'in, Kulu'yu ziyaret etmesi beklenemezdi. Ya da İsveçlilerin Kulu'yu, 'Türkiye'nin başkenti' olarak düşünmeleri izah edilemezdi.
Reinfeldt'in ziyaretinde yaşanan ilginç durum, bununla da sınırlı kalmadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da, İsveç Başbakanı'na hoş bir sürpriz yaptığını öğrendim:
İsveç Başbakanı Türkiye'deki ilk gününde Kulu'daydı. Reinfeldt burada, bir Osmanlı padişahının yıllar önce hediye ettiği bir fincan kahve ile başlayan ilişkilerin, daha da geliştiğini söyledi. İsveç Başbakanı konuşmasından sonra Ankara'da Erdoğan ile buluştu. Başbakanlık'taki ortak açıklamanın ardından Erdoğan, Reinfeldt'i bırakmadı. İki Başbakan AKP Genel Merkezi'ne geçti.
Erdoğan makamında misafirine bir fincan Türk kahvesi ikram etti.
İsveç'in '40 yıllık hatırını' diplomatik bir üslupla kazanan Erdoğan, AB meselesini de Genel Merkez'de gezerken açmayı ihmal etmedi.

Ergenekon'da patilerin
rating savaşı!

ESKİ ANAP'lı Bakan Yaşar Okuyan, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın tutuklanmasının ardından gündemdeydi. Okuyan, Patalya Otel'deki 'gizli' toplantılara AKP'li bazı bakanların da katıldığını söyleyince ortalık karıştı. Onlarca TV kanalı röportaj için Okuyan'ın ofisine akın etti. Türkiye de 'Minnoş'la, işte böylece tanışmış oldu.
Minnoş, Okuyan ciddi röportajlar verirken kimi zaman miyavlayarak, kimi zaman da kıvrak hareketlerle konuşmayı bölmeyi başardı.
Sevimli Van kedisi için klip çeken TV kanalları bile oldu.
Ama Minnoş'un bu havası Okuyan'a pahalıya patladı.
Nedeni ise eski bakanın üç kedisinin olması. Şarlo ve Şirin evde, Minnoş ise ofisinde yaşıyor. Minnoş'un bu 'hızlı yükselişi' evde pek hoş karşılanmadı.
Eşi ve kızına göre, şu sıralar Şirin ve Şarlo, Okuyan'a biraz mesafeli. Bu nedenle önümüzdeki röportajların adresi, 'ev' gibi görünüyor...

YÖK Başkanı sınıfta kaldı

EĞİTİM dünyasında şu sıralar moda 'diyet'. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan aynı anda zayıflamaya karar verdiler.
Çelik bir diyetisyene görünerek programını aldı. Gerçekten de Milli Eğitim Bakanı diyetine sadık kaldı ve 10 kiloyu üzerinden attı. Takımlar daraldı, Çelik forma girmeyi başardı.
Ancak YÖK Başkanı, 'diyet'ten sınıfta kaldı.
Özcan, diyetisyenin verdiği programa ancak bir hafta uyabildi. Eşinin tüm müdahalelerine rağmen biraz tatlıyı, biraz tuzluyu kaçırınca kilo vermek yerine, aslına bakarsanız biraz da aldı.
Özcan, hala resepsiyonlarda abur cuburları atıştırıp sonrasında pişman oluyor.
'Diyetteyim' dese de kimseyi inandıramıyor.

23 Nisan şeker bayramı

23 NİSAN'DA biraz üşüdük ama değer bana sorarsanız. LÖSEV çocuklarının bayramını da unutmayanlar vardı.
İki ünlü şef Ali Açıkgül ve Mehmet Ali Menemen, 'Cook & Fun' adıyla bir organizasyon düzenledi. Etkinlikte lösemili çocuklar kendi çikolatalarını bizzat kendileri yaptılar. Sonra da misafirlere tattırdılar. Herkesin ellerine sağlı