AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-05-11

kategori2

Küresel terörü savunmak

1849 yılında Seyyit Ekber Şah yönetiminde bir İslam devleti olarak kurulan SVAT vadisi 1915 yılına kadar sürüncemede bırakıldı.
1947'de Hindistan ve Pakistan'ın ayrılmasından sonra ise yüz binler mağdur oldu. Bir insanlık faciası yaşandı... Bu facianın sorumlusu dönemin hegemonu Britanya İmparatorluğudur.
Bugün, tabiat harikası olan, bu vadide aynı şeyler yaşanıyor.
Yaklaşık beş bin Taliban militanı Pakistan ordusuyla çatışıyor.
Çok sıcak çatışmalar başkent İslamabad'a 100 kilometre mesafede devam ediyor...
Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gılani'nin silahlı kuvvetlere, 'Taliban'ı yok edin' talimatı verdi.
Pakistan yönetimi bu açıklamadan kısa bir süre sonra, dün, 'sivillerin bölgeyi terk etmesine olanak sağlamak için' birkaç saatliğine sokağa çıkma yasağını kaldırdı. Şu anda Svat vadisinde, BM gözlemcilerine göre, bir insanlık dramı yaşanıyor. Yüz binler çatışma bölgesinden kaçıyor.
Bu bir insanlık suçudur. Müsebbibi ise 'küreselleşme'dir... 'Batı'dır...
Bu katiller, tıpkı 1947'lerde olduğu gibi, gene, bölgesel çıkarları için masum sivillerin kitlesel ölümlerine zemin hazırlıyor.
Steve Coll'un, Pulitzer alan ' Hayalet Savaşları' adlı kitabında, tüm detaylarıyla, CIA'in Taleban'ı ve El Kaide'yi nasıl kurduğu okuyabilirsiniz.
Bu kitap, bölge ile ilgilenenler ve bugün 'Afpak' coğrafyasında Amerika'nın nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduğunu kavramak isteyenler için mükemmel bir referans kitaptır. Amerika'nın, Afganistan'da süren Rus işgaline karşı, Pakistan ordu istihbaratı(ISI)'nı kullanarak, 'Bin Ladin' adlı Suudi işadamının 'çalışmalar'ına da yol (hatta destek) vererek, şimdiki AFPAK bölgesinde konuşlanmış binlerce 'Taliban'ın eğitimi için örtülü destekler verdiği kabul edilen bir tarihsel gerçek.

Amerika'nın bir 'Pearl
Harbour'a ihtiyacı vardı

11 Eylül saldırısı, tam vaktinde bir 'Pearl Harbour' dur... Yapanlar, Amerika'nın kendi elleriyle besleyip büyüttükleri El Kaide'dir.
Belgesi Steve Coll'un kitabında...
Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın, Afganistan ile ilgili 'Narko Devlet' tanımını da ıskalamamak gerek.
Gülüyorum bu ikiyüzlülüklerine...
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODOC) 2004 raporuna göre, Afganistan'da 130 bin hektarlık alan haşhaş üretimine ayrıldı. Afganistan'ın uyuşturucudan elde ettiği gelir 2004'te 2.8 milyar dolar olarak tahmin ediliyordu. Bu da ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 60'ına denk geliyordu. Şu anda bu rakam 4 milyar doları geçti... Yani katlanarak artıyor.
Peki soru şu... 2004'ten 2009'a yönetimde fiilen kim var?
Kukla ABD yönetimi...
Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin kardeşi Ahmed Veli ne işle meşgul sanıyorsunuz? Hele hele bazı önemli bakanlar?
Taleban Afganistan'da iktidara geldiğinde, 'Uyuşturucu günahtır' diye kelle alıyordu. Hatırlayın, üretim bıçak gibi kesilmişti...
SVAT VADİSİNDE NE OLUYOR?
Pakistan'da Svat vadisinde şu anda süren çatışmalar önemlidir. Hem de çok önemli...
Pakistan Talibanı'nın Peştunların çoğunlukta yaşadığı bölgelerde ve Pencab'ın bazı kesimlerindeki yükselişi hayatidir.
Elbette şunu atlamamak gerekir, bazı gözlemcilerin altını çizdiği gibi, 'Pakistanlıların yüzde 55'i Pencab”'dir. Çoğunluğu oluşturanlar gelenekçiler, sufiler, şiiler, sufi şiiler veya şehirli modernistlerdir. Bu sosyal yapı federal düzeyde, Şubat 2008 seçimlerinde oylarını Pakistan Halk Partisi'ne veya Müslüman Birliği'ne verdiler ve hiçbirisi köktenci değildir.' Bu kadar karmaşık görünen bilgiden sonra, okuyucuya basit bir vicdan sorusu...
'Küreselleşme kavramlarımızla oynamadı mı? Anlam kaymadı mı? Şık, modern ve sarışın bir kadın hakim medyaya çıkarak bir grup insanı terörist olarak niteliyor. Bu ehliyeti kendinde görerek ölüm ilanları yayınlıyor. Yerel düzeyde işbirlikçileri de, kontrol ettikleri vasıtalarla bu kolektife saldırıyor... Oysa, mesela bu üst siyasi kadrolarla (bir nevi çete) entegre olduğu bilinen küresel ilaç ve gıda devleri mi her yıl daha çok insanın ölmesine sebep oluyor yoksa bu 'terörist'ler mi?'
John Berger'in dediği gibi, 'daha gözüpek olanlar, bu dünyayı içine bulunduğu duruma iten güçlere karşı savaşmanın kendi hayatlarını feda etmek olduğunu keşfeder, topyekün bir uyanışa önayak olacak, umutsuzluktan aşkın yegane yoldu bu.'
Neden?
Üstat bu soruya bir şiirle yanıt vemiş:
'Bilmek uyandığında,
bu yasal çölde
hiçbir hakkın olmadığını.'
O nedenle, Türkiye'deki bazı 'Müslüman' yazarlara rağmen ben Taleban'ın savaşını, Amerika'ya karşı olduğu için, destekliyorum.
Evet, yanlış okumadınız. Teröristleri destekliyorum.
Peter Ustinov'un dediği gibi, 'Terör yoksulların savaşıdır, savaş ise zenginlerin terörü...'